Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 17 Mayıs haftasında kur korumalı mevduatlar (KKM) 20.3 milyar TL geriledi. Böylece, sene başında 2.5 trilyon TL olan kur korumalı mevduat toplamı 17 Mayıs itibarıyla 2.1 trilyon TL’ye gerilemiş oldu.

Kur korumalı mevduatlarla birlikte döviz mevduatlarında da gerileme de dikkat çekiyor. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aynı dönemde döviz mevduatları 1.2 milyar dolar azaldı. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki gerileme ise 1.1 milyar dolar seviyesinde oldu. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 10 Mayıs haftasında da 3.2 milyar dolar azalışla 172.6 milyar dolara gerilemişti. Parite etkisinden arındırıldığında bu düşüşün 4.3 milyar dolar olduğu görülmüştü. Peki, son dönemde TL’ye olan rağbetin nedeni ne?

Uzmanlara göre, bu durumun ilk nedenlerinden biri son aylarda dolar/TL kurunun yatay seyrini koruması. Kur stabil gidince reel getiri göremeyen yatırımcı, TL mevduat faizlerindeki yüksek seyrin de etkisiyle TL’ye geçiyor.

Hürriyet’e konuşan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, TL’ye geçişin enflasyon beklentileriyle de ilgili olduğunu söylüyor. “Şu anda Merkez Bankası’nın kredibilitesi bütün alt kalemlere etki ediyor. Bunlardan bir tanesi de enflasyon beklentisi” diyen Aydın, “Sıkı para politikasının da etkisiyle Merkez’in enflasyonu kontrol altına alabileceğine yönelik inanç artıyor. Böyle olunca, TL’deki stabil seyir ister istemez TL ve dövizde olan yatırımcıları etkiliyor” ifadelerini kullandı.

“Dövizde beklenilen süre uzadıkça ve reel getiri görülmeyince, TL mevduat faizlerinin de cazibesiyle TL mevduata geçiş hızlanabiliyor” diyen Aydın, “Bütün bunlar TL lehine gelişiyor. Bunun da etkilerini hem piyasada yani TL varlıkların üzerindeki fiyatlamalarda hem de tahvil ve hisse piyasasına girişlerde net olarak görüyoruz. Böyle olunca da özellikle önceki dönemlerde yaşanan sıkıntıların etkisiyle dövizde kalan, bankadaki parasını döviz olarak tutan kesim TL’ye geçmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bankaların döviz mevduata verdiği faiz oldukça düşük iken, TL mevduat faizlerindeki yüksek seyir TL’ye geçişi destekleyen nedenlerden biri.

TCMB verilerine göre, geçen ay itibarıyla  22 yılın zirvesine ulaşan mevduat faizi, son bir haftada 4.4 puan birden gerilemiş; banka şubesine gidip bire bir görüşmelerde ‘müşteri bazlı’ sunulan mevduat faizi de, bir ay içinde yüzde 60’tan yüzde 47’ye inmişti. Bu düşüşün ana nedeni piyasada oluşan TL likidite fazlası olmuştu. Ancak son haftalarda hızlı gerileyen mevduat faizi oranlarının TCMB’nin aldığı son önlemlerle yeniden yükselişe geçmesi bekleniyor. Aydın da, TL mevduat faizlerinin yüksek kalmaya devam etmesinin TL’ye geçişi desteklemeye devam edeceğini aktardı ve tüm bunların uygulanan ekonomi politikalarının olumlu sonuçları olduğunu ifade etti.

Hürriyet’e konuşan İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros da, bu durumun aslında mevcut ekonomi politikalarının sonuçları dışında ek bir nedeni olmadığına dikkat çekiyor. Yani zaten ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalardaki ana hikayenin ‘TL’nin değer kazanıp, dövize olan talebin azalması’ olduğunu anımsatan Toros, şimdi de bunun sonuçlarının alındığını söylüyor.

Gedik Yatırım Başekonomisti Serkan Gönençler de Aydın gibi stabil dolar kurunun etkilerine işaret etti. “Atmosfer değişti. Döviz kurunun iki aydır yükselmeyip stabil seyretmesi yerli yatırımcıyı da etkiledi” diyen Gönençler, “Bu durum yatırımcıyı döviz mevduattan TL mevduata kaydırdı” diye konuştu.

Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, “Asıl zorlanacağımız dönem eylül, ekim ve kasım dönemi. Bizlerin ve Merkez Bankası’nın sınav vereceği bir dönem. Çünkü faiz indirim beklentisi oluşacak” diyor. “TCMB o dönem erken bir faiz indirim sinyali vermezse TL’ye geçiş hızlanır diye düşünüyorum” diyen Aydın, “Bu hem TCMB’nin tavrına hem de yurt dışı piyasaların seyrine bağlı tabii. Yaz aylarından sonra dövizde bir miktar yükseliş bekliyorum. Ancak ana gidişatı ve uygulanan kur-faiz denkleminin sonucunu net bir şekilde yılın son çeyreğinde göreceğiz” diye konuştu.

 

KAYNAK: HÜRRİYET