Gürlek, konuşmasında özellikle gecikmeyen, hak arama yolları güçlenen ve vatandaşın yargıya güven duyduğu bir adalet sistemi oluşturma hedefini öne çıkardı.
Geçmişten günümüze uzanan adalet geleneğinin önemine de dikkat çeken Gürlek, Türkiye’nin hukuk ve adalet birikiminin korunması ve güçlendirilmesinin önemine işaret etti.
Programın açılışında Ramazan ayının rahmet, bereket ve kardeşlik ruhuna değinen Gürlek, iftar sofrasının bu özel ayın paylaşım ve dayanışma iklimini yansıttığını ifade ederek, orada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Adliyesi: Hukukun ve İnsan Hikayelerinin Merkezi
Konuşmasında kendi adli geçmişine de değinen Gürlek, İstanbul Adliyesi’nde görev yaptığı yılları hatırlatarak, “Bu koridorlarda sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar süren mesaiye, dosyaların ardındaki insan hikayelerine yakından tanık oldum” dedi.
İstanbul’un sadece Avrupa ve Türkiye’nin en büyük adliyelerine ev sahipliği yapmakla kalmadığını, aynı zamanda ülkemizin hukuk hafızasının en güçlü merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.
Bu çatı altında alınan her kararın, milletin adalete olan güveninin teminatı olduğunu sözlerine ekledi. Gürlek, gece gündüz demeden görev yapan tüm hakim ve savcılara, adalet personeline ve yargı teşkilatının tüm mensuplarına teşekkür ederek, onların fedakârlıklarının toplumsal güvenin sağlanmasında oynadığı kritik role dikkat çekti.
Adalet: Devletin Temeli ve Toplumun Sigortası
Bakan Gürlek, konuşmasında adaletin devletin en sağlam dayanağı olduğunu ve topluma güven verdiğini belirtti. Bu bağlamda, devletin temeli olarak adaleti öne çıkaran medeniyet anlayışını hatırlattı: "Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir.
Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında hakkaniyet, vicdan ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim biçimi değil, toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin teminatıdır."
Gürlek, toplumun adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymadığını, sürecin de adil olduğuna inanıldığında adalet duygusunun gerçek anlamını kazandığını vurguladı. Bu nedenle milletin adalete olan güveninin artırılmasının, yargı sisteminin en öncelikli hedeflerinden biri olduğunu ifade etti.
Hedef: Gecikmeyen, Güven Veren ve Hızlı İşleyen Adalet
Adalet Bakanı, Türkiye’de daha hızlı, öngörülebilir ve güven veren bir adalet sistemini inşa etme hedeflerini de paylaştı. Gürlek, adaletin sadece dava dosyalarını değil, aynı zamanda toplumun umutlarını da kapsadığını ifade ederek şunları söyledi: "Hedefimiz, adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği ve yargıya duyulan güvenin her geçen gün arttığı bir sistemi kurmaktır. Adalet yalnızca hukuki süreçlerin tamamlanması değildir; adalet aynı zamanda toplumsal huzur ve güvenin temelidir." Bu çerçevede, vatandaşın adalete güven duyması için sürecin şeffaf, hızlı ve adil olmasının önemine dikkat çekti. Gürlek, yargı sisteminde alınan her kararın, bireylerin ve toplumun hayatına doğrudan etki ettiğini belirtti.
Mehmet Akif ve Adaletin Evrensel Değeri
Gürlek, konuşmasında bir başka önemli vurguyu da İstiklal Marşı'nın kabul yıldönümüne ayırdı. Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde hayat bulan ruhun, milletin zorluklar karşısında dimdik duran vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun simgesi olduğunu söyledi.
"Bugün İstanbul'un kadim sokaklarında ve Boğaz'ın eşsiz maviliğinde, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde bu ruhu bir kez daha hissediyoruz. Mehmet Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık değil, aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi de yer almaktadır." Gürlek, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğinde adaletin her zaman devletin temel ilkesi olduğunu belirterek, yargı mensuplarının görevini bu tarihsel sorumlulukla yerine getirdiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda, İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’a, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’a ve görevleri sırasında hak ve adalet uğruna şehit düşen tüm yargı mensuplarına Allah’tan rahmet diledi. Onların aziz hatıralarının ve fedakârlıklarının, adaleti koruma ve güçlendirme sorumluluğunu her zaman hatırlattığını vurguladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez’in Mesajı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, programda yaptığı konuşmada, İstanbul’un tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir olduğunu ve köklü devlet ile adalet geleneklerinin merkezi olarak büyük sorumluluk taşıdığını ifade etti. Dönmez, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeden, tarafsız ve bağımsız bir anlayışla görevlerini sürdürmeye gayret ettiklerini belirtti.
Başsavcı Dönmez, yargı mensuplarının insan onurunu esas alan temel hak ve özgürlüklere saygılı bir anlayışla hizmet verdiğini hatırlatarak, Ramazan ayının bizlere hatırlattığı en önemli değerlerden birinin birlik ve beraberlik olduğunu söyledi. Farklı düşünce ve hayat tarzlarına sahip olunabileceğini ancak adalet paydasında birleşildiğinde toplumun güçlendiğini vurguladı. "Bizlere düşen görev, hukuka olan güveni pekiştirmek, adalet hizmetlerini daha etkin, hızlı ve erişilebilir kılmaktır. Adalet paydasında buluştuğumuzda toplum olarak daha güçlü ve dirençli oluruz."
Katılımcılar ve İftar Programının Önemi
İftar programına Adalet Bakan Yardımcıları Can Tuncay ve Burak Ceyhan, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Beşir Güven, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, şehit cumhuriyet savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, diğer adliyelerin başsavcıları, başsavcıvekilleri ve çok sayıda hakim ile savcı katıldı. Programın, adalet teşkilatının bir araya geldiği ve Ramazan ruhunun paylaşıldığı bir buluşma olarak önemine değinen katılımcılar, yargının toplumun temel direği olarak önemini bir kez daha hatırladılar.
Tarih ve Geleneğin Gücü
Bakan Gürlek’in konuşmasında öne çıkan bir diğer vurgu da tarih ve geleneğin gücü oldu. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, devlet geleneğinin adaletle şekillendiğini ve toplumun güveninin bu adalet anlayışıyla pekiştiğini belirtti. Adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlarla sınırlı olmadığını, toplumsal huzur ve güvenin de bu kararlarla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Gürlek, tarih boyunca kurulan devletlerin temellerinde adaletin yattığını, vatandaşın güven duygusunun sadece yasal süreçlere değil, sürecin adil ve şeffaf yürütülmesine de bağlı olduğunu belirtti. Bu nedenle, yargının sadece hukuki bir işlev görmediğini, aynı zamanda toplumun temel değerlerini koruma ve güçlendirme sorumluluğu taşıdığını vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iftar programında yaptığı konuşmada, adaletin sadece bir dava veya hukuki süreç olmadığını, aynı zamanda toplumun huzur ve güveninin temelini oluşturduğunu ifade etti. Geçmişten günümüze uzanan adalet geleneğinin korunması ve güçlendirilmesinin, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirdiğini belirtti.
Gürlek ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez’in mesajları, yargının tarafsız, hızlı, etkili ve erişilebilir olması gerektiği ve adalet paydasında birleşmenin toplumun en büyük gücü olduğu teması etrafında birleşti. Program, adalet teşkilatının mensupları için hem bir dayanışma hem de görevlerinin önemini hatırlatma vesilesi oldu. Böylece, İstanbul gibi tarihî ve kültürel bir mirasa sahip şehirde, adaletin yalnızca hukuki bir kavram değil, aynı zamanda toplumun güvenini ve birliğini sağlayan temel bir değer olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.





