Hakkında çıkan transfer haberleriyle ilgili konuşan Ferdi, "Hakkımda çıkan transfer haberlerinin bu kadar pozitif olması güzel ama ben transferle değil esas olarak Fenerbahçe ve bu sezonla ilgileniyorum. Ligde şampiyon olmak, kupayı kazanmak ve Avrupa'da performans göstermek istiyoruz. Ondan sonra da Avrupa Şampiyonası geliyor" dedi.

Spora çocuk yaşlarda başladığını ve futbol ile tenis arasında seçim yapmak zorunda kaldığını aktaran Kadıoğlu, "Spor küçük yaşlardan beri içimdeydi. Spor için yaşama disiplinini annemden, futbol sevgisini de babamdan aldım. Çocukken tenise karşı da büyük bir yeteneğim vardı ve onu da üst düzeyde oynadım. Ülkenin her yerinde turnuvalara katıldım. Küçük bir çocuktum ve omzumda o büyük tenis çantalarından biriyle spor merkezine giderdim. Sonunda futbol ve tenis arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım." şeklinde konuştu.

Fenerbahçe'ye geliş sürecinden bahseden Ferdi Kadıoğlı, "Fenerbahçe transfer teklifi yaptığında aslında hemen fark ettim; 'Bu eşsiz bir fırsat, bunu değerlendirmeliyim' dedim. Phillip Cocu Fenerbahçe'de teknik direktördü ve bu doğal olarak bana ekstra cazip geldi. Ne yazık ki bu durum uzun sürmedi çünkü birkaç ay sonra kulüp onunla vedalaştı. Henüz ergenlik çağındaydım ve birden kendinizi Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birinde, İstanbul gibi bir metropolde buluyorsunuz. İlk sezonumda tek bir maça çıktım, o da kupadaydı. Sadece bir maç. Bu benim futbola girişim hakkında yeterince şey söylüyor." ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe'de şans bulamadığı dönemde pes etmeyerek sürekli çalıştığını ifade eden başarılı futbolcu, "Forma şansı için zamana ihtiyacım vardı ama aynı zamanda gidişatı sadece kendimin değiştirebileceğini de çok iyi biliyordum. Kendime yatırım yapmaya başlamalıydım. Çok daha güçlü olmalıydım. Teknik ve taktik olarak temelim iyiydi, bunu her gün antrenman sahasında görüyordum. Sadece hala bir çocuğun vücuduna sahiptim. Daha da güçlenmem gerekiyordu ve bunun için çalışmaya başladım. Spor salonunda çok fazla antrenman yaptım ve güçlendiğimi hissettim. Zamanımın geleceğine ikna olmuştum ve sonra ailemden aldığım zihniyetime geri döndüm. Eğer bir şeyi başarmak istiyorsanız onun için yaşamalı ve pes etmemelisiniz. Ben de öyle yaptım ve sonuçta Fenerbahçe'de şans yakalamayı başardım" dedi.

Oynadığı mevkinin dönüşümünde Vitor Pereira'nın etkili olduğunu vurgulayan Ferdi Kadıoğlu, "Portekizli bir teknik direktörümüz vardı; Vitor Pereira. Üç savunma oyuncusu ve iki kanat bekiyle oynamaya başladı. Beni kanat bek pozisyonunda denedi ve aslında işler bir anda oldukça iyi gitti. Elbette buna gerçekten alışmam gerekti ama gittikçe daha iyi olduğumu hissettim. Bu rolde defansif olarak var olmanız gerekiyor ama topa sahip olduğunuzda hücum etmek için ileri de çıkabiliyorsunuz. Bu kombinasyonu hemen sevdim." sözlerini sarf etti.

Vitor Pereira sonrasındaki teknik direktörlerin de kendisine aynı rolü verdiğini aktaran Kadıoğlu, "Pereira'dan sonraki teknik direktörler benim 4-3-3 sisteminde kanat savunucusu olarak da takım için önemli olabileceğimi gördüler. Bu gerçekten de büyük bir değişimdi çünkü birkaç yıl öncesine kadar bunun mümkün olduğunu düşünmüyordum. Ancak bu sadece futbolda işlerin garipleşebileceğini gösteriyor. Ayrıca topu alıp hemen ardından hücumda faydalı olup olamayacağımı görmek bana gerçek bir heyecan veriyor." ifadelerini kullandı.