Bakan Pakdemirli'nin açıklamalarından satır başları:

Memleketimizin yağış alması, kar da en verimlilerinden bir tanesi. Hızlı yağıp geçen yağmur gibi değil toprağı yavaş yavaş işliyor, kar.

Gübrede biz ithalatçı konumundayız. Doğalgaz fiyatlarında artış olunca gübre fiyatlarına da yansıdı. Pandeminin getirdiği bir belirsizlikle tüm dünyada yaşandığı gibi ülkemizde de fiyat artışı yaşandı. Hammaddesinin yüzde 90'ı ithal bir ürün. Dünyanın getirdiği, belirsizliklerin getirdiği çok ciddi bir fatura var. Biz çalışmalarımızı yapıyoruz. Biz çiftçiye ayırdığımız kaynağı yüzde yüz artışla çıkardık. Çiftçimizin üretimde kalması için onlara nasıl bir girdi sağlayabilirizin çalışması yapılıyor. Biterse önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanımız açıklar. 

"ÇİFTÇİMİZİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Hepimizin gururlanması gereken rakamlar var. Tarımda çiftçi toprağı terk etti nasıl denilebilir. Tarımsal üretim olarak biz dünyada ilk 10'dayız. Arazilerimiz küçük mü? Elbette fakat buna rağmen Türk çiftçisi harikalar yaratıyor. Bizim gençleri buraya alma gibi bir sorumluluğumuz var. Geçen sene 2 milyon dekar alanı üretime kazandırdık. Bunun manası şu, çiftçi tohuma küsmüş değil. Çiftçimiz ürünlerinden para kazandı. 2022 için girdi maliyetlerini düşünüyor ama biz diyoruz ki sizi hiçbir zaman alnınızın terini yere döktürmeyeceğiz. Fiyat oluşumlarına müsaade edeceğiz. Çiftçimiz üretmeye devam etsin. Biz de imkanlar çerçevesinde ek imkanlar ortaya çıkarma konusunda gayretimiz var. İnşallah bunu da neticelendiririz. 

"ÇİFTÇİMİZE PARA KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Çiftçi borç batağındaysa nasıl üretim devam ediyor. Yüzde 70,80'ler civarında üretim artarken borçlar yüzde 40'lar düzeyinde artmış. Hasılaya oranla borcu görmek gerekiyor. Çiftçimize para kazandırmaya devam edeceğiz. Gerek Ziraat Bankası, gerek Tarım kredi olarak destek vereceğiz. 

"MASKELERİMİZİ ÇIKARDIĞIMIZDA FİYATLARIN DÜŞECEĞİNİ GÖRECEĞİZ"

Bu varyantların sayılarının artması, pandemiyle ilgili beklenen sonuçların olmaması nedeniyle tüm fiyatlardaki artışlar bize de yansıdı. Bu ağzımızdaki maskeler ne zaman çıkarsa hemen geriye dönüş yaşayacağız ve fiyatlar normale dönmeye başlayacak.

Bazı ülkelerde kuraklık oldu, bazı ülkelerde pandemi nedeniyle stokçuluk oldu. Dediğim gibi en belirgin sebeplerden bir tanesi pandemi. Fonların emtialara girip, gıda emtiaları üzerinde daha çok alım satım yapması bu sonucu doğurdu. Asıl geriye gidiş bu hasat dönemi değil, önümüzdeki hasat döneminde yaşayacağız. 

Biz çiftçilerin fiyatlardan memnun olduğu 2 yıl geçirdik. Bitkisel üretimde kuraklıktan etkilenme olmuştur. İç Anadolu'da yağışlar güzel, Güney Doğu Anadolu da biraz sıkıntımız var ama kar yağdı o sevindirici, ilkbahar yağışlarıyla beraber toparlarsa inşallah biz kayıp vermeden hasat sezonunu kapatırız. Kar toprağın üzerinde kalır ve yavaş yavaş işler. O nedenle kar yağışı bizi sevindiriyor. 

FİYAT ARTIŞLARININ SEBEPLERİ

Perakande zincirlere dedik ki gıda üreticilerinizle konuşun, stok miktarlarını yükseltin. O zamana daha pandemi yoktu fakat gelecek dedik. Türk insanı çok pratik ve pragmatik. Büyük bir zincir mağazamıza günde 200 kamyon geliyor. İlk pandemi patladığı dönemde günde 800 kamyon geldi. Bunu Avrupa insanı yapamaz. Onların bir formatı var ve bunun dışına çıkamaz. Biz kriz döneminde çok pratiğiz. Bizim ülkemizde böyle bir şey olmayacak. Çin ve Hindistan'ın ileriye dönük risk algıları farklı olduğu için fazla alım yaptılar. Çin, Rusya ve Ukrayna pazarına girdi. Birçok yerde fiyatlarda kaldıraç etkisi yarattı. Ülkelerin bazı ihracat tedbirleri alması da fiyatları yükseltti. Böyle büyük bir krizde aslında birlikte hareket etmenin büyük bir önemi vardır. Fakat ülkeler malesef hep kendi tedbirlerini almaya gitti. Herkes birbirinden gıdaları alıp durmaya başladı. Bunlar yine pandeminin bitişiyle çözülecek. Burada sürü psikolojisi çok önemli. 

Türkiye istisnai durumlar hariç hububatta kendi kendine yeterli. Un ihracatında bir numarayız. Sulama alanları artıkça üretim artabilir. Bunun haricinde Türkiye bölgesinin ve etrafındaki ülkelerden de yararlanabilir. 

YASAKLI HAYVAN IRKLARI

Öncelikle hayvanlar bizim başımızın tacı. Benim de köpeğim var. Eşimle evlendiğimiz günden beri hep köpeğimiz oldu. Onlarla da vakit geçirmekten çok zevk alıyorum. Fakat şunu unutmamamız lazım. İnsanlar için tehlike oluşturan durumlarda dur dememiz lazım. 

Yasaklı ırk hayvanların Türkiye'ye girişi ve satışı yasak. Tehlike oluşturan ırkları kayıt altına alıyoruz. Barınak sayımız yetersiz ancak yoğun çalışma yapıyoruz.  (Haber 7)