Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile yapılan toplantıda konuştu.

Türkiye’nin maruz kaldığı onca adaletsizliğe rağmen Avrupa Birliği’nin stratejik önceliği olmayı sürdürdüğünü dile getiren Erdoğan, “Bu yönde gayret göstermeye devam ediyoruz.” dedi. Göç krizinde Avrupa’dan beklenen desteği alamadıklarını söyleyen Erdoğan, tam üyelik için AB’nin stratejik miyopluktan kurtulması gerektiğini belirtti. Kıbrıs sorunu için ise Erdoğan Avrupa’ya “Samimi bir muhasebe yapma zamanı geldi” çağrısı yaptı.

ÇİFTE STANDARDA MARUZ KALDIK

Türkiye’nin yarım asırdan fazla bir süredir Avrupa Birliği’ne üyelik için çaba harcadığını ve kendisinin 20 yıla varan Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde üyelik sürecinin tüm ve veçhelerine ayrıntılarıyla vakıf olduğunu söyleyen Erdoğan, “Tam üyelik yolunda attığımız adımların nasıl engellendiğini, ülkemizin nasıl bir çifte standarda maruz bırakıldığını bizzat gördüm, yaşadım. Bu tecrübeler ışığında şu gerçekleri samimiyetle ifade etmek isterim; coğrafi, tarihi ve beşeri olarak Avrupa kıtasının bir parçası olan Türkiye elbette Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır. Maruz kaldığımız onca adaletsizliğe rağmen Avrupa Birliği bizim stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor.” diye konuştu.

BEKLEDİĞİMİZ KARŞILIĞI GÖREMEDİK

Türkiye’nin, müzakere sürecini yürüten aday ülke olarak tedarik zincirleri, terörizm, göç, güvenlik, savunma, İslam ve yabancı düşmanlığı, sağlık ve enerji arz güvenliği gibi temel konularda sorun çözücü role sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Attığımız tüm bu adımlara, üzülerek ifade etmek isterim ki Avrupa Birliği tarafından beklediğimiz karşılığı göremedik. Gümrük Birliğinin güncellenmesi başta olmak üzere, bu olumlu gündemi hayata geçirmemek için bize karşı oyalama taktikleri uygulandı.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE ANAHTAR ÜLKE

Elçilere Kıbrıs ve müzakere sürecinin yanı sıra İslam düşmanlığı ve göç ile ilgili de eleştirilerde bulunan Erdoğan, ortak göç politikası oluşturulması, yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığı başta olmak üzere birçok kemikleşmiş sorun karşısında Avrupa Birliği maalesef kayda değer hiçbir adım atamadı. Konuya objektif bakabilen herkes, birliğin karşı karşıya olduğu bu tehditlerin aşılmasında anahtar ülkenin Türkiye olduğunu görmekte, ikrar ve itiraf etmektedir" dedi.

AVRUPA FARKLI BİR MANZARA GÖREBİLİRDİ

Türkiye’nin, bir taraftan düzensiz göçe kaynaklık eden ülkelere yardımlarını artırırken, diğer taraftan meseleyi asıl boyutlarıyla da değerlendirdiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki şayet Türkiye’nin olağanüstü çabaları olmasaydı, bugün hem Suriye hem de Avrupa çok farklı bir manzarayla karşı karşıya kalacaktı. Bizim gayretlerimiz olmasaydı, göç krizi daha fazla derinleşecek, can kayıpları daha çok artacak, terör daha fazla azacak, istikrarsızlık çok daha geniş bir coğrafyaya yayılacaktı.”

KIBRIS İÇİN MUHASEBE ZAMANI

Erdoğan, Kıbrıs sorunu için Avrupa’ya “Samimi bir muhasebe yapma zamanı geldi” diye seslendi. Erdoğan şöyle devam etti: “Kıbrıs meselesinin adadaki gerçekler temelinde tüm tarafların yararına olacak şekilde çözümü için KKTC ile çaba harcamaya devam ediyoruz. AB açısından samimi bir muhasebe yapma zamanı gelmiştir. AB çözüme katkı için 2004’teki taahhütlerini yerine getirmeli. Maalesef AB, körü körüne Rum tarafının sözcülüğünü yaparken, aynı coğrafyanın ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türklerinin haklarını hukukunu görmezden geldi.” (YeniŞafak)