İngiltere ‘bir’ ‘exit’ yapamadı bir türlü

Avrupa Birliği’nin (AB) dağılacağı sinyalini ilk olarak İngiltere vermişti. Hakkında pek çok senaryo yazılan AB ile ilgili teorilerden biri de birliğin yolun sonuna geldiği, hem ekonomik hem de toplumsal olarak artık birlik halinde hareket edemeyeceği ve dağılacağı yolundaydı. Bununla ilgili bir referandum süreci başlatan İngiltere’de David Cameron başkanlığında hükümet AB’den çıkma referandumu yapmış, Cameron çıkmama yönünde çağrı yapmış ancak hüsran yaşamıştı. Halk İngiltere’nin AB’den çıkmasını istemiş  ve sancılı süreç de başlamıştı. Brexit kararını uygulamak ise yeni Başbakan Theresa May’e kalmıştı.

İngiltere halkının Avrupa Birliği’nden çıkma kararı tam bir krize dönüştü. Daha önce parlamentonun alt kanadı olan Avam Kamerası’nda Theresa May hükümetinin AB ile yaptığı Brexit anlaşması 202’ye karşı 432 oyla kabul edilmezken; bu kez yapılan anlaşma 242’ye karşı 391 oyla yine kabul edilmedi. İkinci ret ile birlikte İngiltere’de Brexit krizi zirveye çıktı.

FATURA THERESA MAY’E

İngiltere’nin AB’den bir türlü ayrılamamasının faturası Theresa May’e kesiliyor. Başından beri May’in süreci iyi yönetemediği ve bir türlü sonuç vermeyen anlaşmaların da May’in beceriksizliği yüzünden oluduğu fikri hakim. İngiltere’nin her durumda 29 Mart’ta AB’den ayrılması gerekirken, May’in “anlaşmasız ayrlığı” oylatması bekleniyor. Ancak bu durumda da AB ile 600 milyar dolarlık bir ticareti olan İngiltere’nin yaşaması muhtemel felaket senaryoları devreye geriyor.

TOPLUMSAL OLAYLAR KAPIDA MI?

İngiltere’nin AB’den anlaşmasız ayrılması durumunda, ilaç gibi pek çok insani ürünü AB’den ithal eden İngiltere’de gümrük kapılarında oluşacak kuyruklar, acil ihtiyaç maddelerine erişimde yaşanacak aksaklıklar ve toplumsal bir başkaldırının tetiklenmesi gibi ürkütücü senaryolar İngiliz siyasetçileri kara kara düşündürüyor.

İNGİLTERE İÇİN BÖLÜNME KORKUSU

İngiltere’nin Brexit ile AB’den ayrılması ve AB’nin parçalanma sürecine girmesi kadar İngiltere’yi bekleyen bölünme ve parçalanma korkusu da ihtimaller arasında güçlü bir şekilde duruyor. Brexit oylamasında İngiliz halkının aksine yüzde 65’in üstünde “ayrılmama” oyu kullanan İskoçya defalarca AB’de kalınması gerektiğini ve bunun için gerekirse İngiltere’den ayrılmayı bile istediklerini ortaya koydu. İskoç hükümeti Brexit kararından duyduğu rahatsızlığı her platformda ve her fırsatta dile getirmekten çekinmiyor. İngiltere için birinci kabus İskoçya’nın ayrılmak için hamle yapması.

Diğer bir sorun ise Kuzey İrlanda ile ilgili. İngiltere’ye bağlı olan Kuzey İrlanda’nın Brexit ile AB’den kopması durumunda, İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda arasında bir sınır çizilmesi zorunluluğunun doğması. Hayırlı Cuma anlaşması ile çözülen meselenin yeniden gündeme gelecek olması ile Kuzey İrlanda’daki ayrılıkçı grupların yeniden terörize olmasından korkuluyor.

BREXİT ERTELENEBİLİR Mİ?

AB’den anlaşmasız ayrılık ihtimali çok güçlü görünmüyor. Zira daha önce oylanmış ve reddedilmişti. Bu yüzden yarın yapılacak oylamada da anlaşmasız ayrılığın kabul görmeyeceği düşünülüyor. Ancak bu kez de ne olacağı sorusu havada kalıyor. Brexit’in ertelenmesi de bir ihtimal. Fakat erteleme durumunda hükümetteki radikal Brexit yanlılarının istifaları söz konusu. Daha önce Brexit krizi yaşandığında hem hükümetten hem de muhalefet partilerinden istifalar olmuş ve bunlar bağımsız bir grup kurmuştu. Brexit Partisi olarak anılan bu grubun üyelerinin artması da güçlü bir senaryo olarak Theresa May’in önünde duruyor.

May için erteleme kararı alınsa bilme AB üyesi 27 ülkeden alınması gereken onay da bir zorluk olarak masada duruyor. May’in bu ülkelerden onay alması ise vereceği tavizlere bağlı. AB son anlaşmanın onaylanmaması durumunda yeniden müzakere yapılmayacağını ilan etmişti. Şimdi İngilizlerin yeniden görüşmeleri başlatması için taviz vermesi gerekecek.

Theresa May İngiltere için Brexit konusunda attığı başarısız adımlarla hem itibarını hem de güvenilirliğini yitirirken, önceki Başbakan David Cameron’un yerine seçimsiz olarak gelmesi de elini zayıflatıyor. May 2017’deki seçimde zaten tek başına hükümet gücünü de kaybetmiş, ancak Kuzey İrlandalı Demokratik Birlik Partisi desteği ile hükümet kurabilmiş, fakat bu küçük partinin de eline bakar hale düşmüştü. Yaptığı her iki anlaşmanın parlamento üst kanadı tarafından reddedilmesi de May’a vurulan çok ağır darbeler oldu. Ülkede üst üste gelen terör saldırıları da May’in döneminde yaşanmıştı.

 

Tagged with

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No posts where found