GÜNDEM
24 Ocak 2023, Salı, 15:17

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçimler için 14 Mayıs'ı işaret ederek, 10 Mart'ta seçim kararı alacağını belirtti. Bu açıklamalardan sonra gözler seçim takvimine çevrildi.

14 Mayıs'ta yapılması beklenen seçimler için yol haritası netleşiyor. Seçim takvimi ile ilgili sürecin nasıl işleyeceğini anlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, 'Bir kere adı seçim yenileme kararı. Fesih değil. Feshettiğiniz yer artık görev yapamaz. Halbuki anayasanın 116. maddesinin ilgili fıkrası diyor ki, bir sonraki yani diğeri seçilene kadar görev devam eder.' ifadelerini kullandı. 'MHP ile ortak liste olacak mı?' sorusuna ilişkin Yavuz, 'Henüz tartışılan bir konu değil, masaya gelen mesele değil.' dedi.

AK Parti seçimde nasıl bir strateji izleyecek, slogan ve seçim beyannamesi ile ilgili hazırlıklar başladı mı? Seçim beyannamesi ne zaman açıklanacak? MHP ile ortak liste olacak mı?

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, tüm bu merak edilen soruları A Haber'de cevapladı.

İşte o açıklamalardan satır başları;

"HER ŞEY ÇOK NET"

Aslında hiçbir şey anlatıldığı kadar karışık değil. Ama piyasada konuşulanlara, söylenilenlere, tartışılanlara baktığınızda sanıyorsun ki mevzuatta da bir karışıklık var ya da bilinmeyen noktalar var. Aslında hiçbir şey karışık değil. Bilinmeyen hiçbir taraf yok. Aslında her şey çok net.

"FESİH DEĞİL SEÇİM YENİLEME KARARI"

Hem anayasadaki ilgili hükümler 116. maddeyi söylüyorum hem cumhurbaşkanı seçim kanunundaki hükümler hem de milletvekili seçim kanunundaki hükümler net ortada bu konuya ilişkin. Bir kere hem TBMM'nin seçim yenileme kararı alma hakkı var hem de cumhurbaşkanının. Bir kere adı seçim yenileme kararı. Fesih değil.

Fesih çünkü yine anayasanın 116. Maddesine dayalı olarak söylüyorum fesih ortadan kaldırmayı ifade eder. Yani o artık görev yapamaz. Feshettiğiniz yer artık görev yapamaz. Halbuki anayasanın 116. maddesinin ilgili fıkrası diyor ki bir sonraki yani diğeri seçilene kadar görevi devam eder. Dolayısıyla bu fesih değil. Birlikte seçime götürme meselesi yani seçimin yenilenmesi durumu.

SÜREÇ NASIL İŞLER?

Dolayısıyla bu seçimin yenilenmesi durumu iki şekilde ortaya çıkar. Bir TBMM 5'te 3 çoğunlukla karar alır ama TBMM karar aldığında otomatik olarak seçim takvimi işlemez. Seçim takviminin ne zaman başlayacağı, daha doğrusu seçimin ne zaman yapılacağına ilişkin tarihi de ortaya koyar. Bu konuda hüküm çok açık. Hem cumhurbaşkanı seçim kanununda hem de milletvekili seçim kanununda çok açık. TBMM 5'te 3 çoğunlukta karar alır. Bu kararda ne zaman seçime gidileceği hangi gün oy verileceğini de karara bağlar. Bu birinci yöntem.

İkinci yöntem cumhurbaşkanının karar alması. Yine 116. madde bunu öngörüyor. Cumhurbaşkanı seçim kararı seçimin yenilenmesine ilişkin karar aldığında otomatik olarak süreç başlar ve cumhurbaşkanı aldığı kararda seçimin nasıl ve ne zaman yapılacağına ilişkin bir hüküm ortaya koymaz. Sadece seçimin yenilenmesine karar verir. Ondan sonraki süreç kanunlarımızda otomatik olarak karara bağlanmıştır.

Mesela yine cumhurbaşkanlığı seçim kanunun 3. maddesinin 4. fıkrasına göre cumhurbaşkanı kararı alır almaz o kararı takip eden 60. gününden sonraki ilk Pazar seçim olur. Ve hemen kararı aldıktan sonraki 48 saat içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanır. Yayımlandıktan sonraki 1 hafta içinde de resmi istifa süreci işler. Gördüğünüz gibi aslında her şey çok açık ve net.

90 GÜN MÜ 60 GÜN MÜ?

Bu konuda aslında kanunlar hiyerarşisiyle konuyu çözmeniz mümkün. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki kadar seçim kanunu yok açıkçası. 5 tane seçim kanunu var.

Siyasi partiler yasasını ayrı tutuyorum onun dışında 5 ayrı seçim kanunu var. Bu 5 ayrı seçim kanununda nelerin yazdığını iyi bilmeniz gerekir. İkincisi bu seçim kanunlarının hangisine öncelikle uyulması gerektiğine de bir karar vermeniz gerekiyor. Bunu aslında hukuk sistemimiz karara bağlamış. Keşke 5 tane olmasaydı 1 tane seçim kanunumuz olsaydı ya da esasa ilişkin 1 tane usule ilişkin 1 tane toplam 2 tane olsaydı ama böyle değil. Biz bunu da değiştirmek istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle çalışmamızı da yaptık. Ama bu Meclis tablosunda bu biraz zor ama imkan bulduğumuzda açıkçası bu kadar seçim kanunlarıyla değil de tek bir seçim kanununa bu işi indirgemeyi en azından 2 seçim kanunundan daha fazla olmayacak şekilde esas ve usule ayırmak suretiyle bir sistem kurgulamayı öngörüyoruz ve istiyoruz.

Ama bugün için elimizde bu 5 seçim kanunu var. Öncelikli hangisine uyulacağı konusunu da aslında sistemimiz hukuk karara bağlamış. Mesela bir üst mevzuat varken bir alttaki baz alınmaz. Örneğin anayasa varken kanuna göre davranılmaz. Kanunla yönetmelik çelişiyorsa yönetmelik değil de kanun esas alınır.

MUHALEFETİN "ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI" İDDİASI

Bu da çok garip gerçekten anlaşılır gibi değil. Ben piyasada kim ne kadar ne söylemişse hepsini taradım açıkçası. Bir kere bu fikri ileri sürenler hep CHP'li ya da o zihniyete katkı sağlamak isteyen hukukçular. Halbuki sosyal demokrat sayacağımız AK Partili olmayan bir takım kesimler bile bunun doğru olmadığını söylüyor. Orada daha büyük bir oranda ittifak var. Mesela Ersan Şen gibi bir takım hukukçular. Yani AK Partili olmadığı ve AK Parti'ye yoğun ve şiddetli eleştiriler getirdiğini düşündüğümüz bir takım hukukçular bile o görüşe katılmıyor. Zaten katılmak imkansız.

Neden? Bunu ileri sürenler iki gerekçe ortaya koyuyor. Diyorlar ki cumhurbaşkanı anayasa değişikliğinde önceki kanuna değil de yeni kanuna tabii olduğunu yazması gerekirdi diyor. Bu yazılması onun için olamaz diyorlar. İki 101. Maddenin değişmiş olması gerekirdi halbuki değişmedi çünkü önceden de 5+5 vardı şimdi de 5+5 var değişmedi bu iki sebeple cumhurbaşkanının bu ikinci dönemi olur birinci dönemi olmaz diyorlar ikisinin de yeri yok.

101. maddenin değişip değişmediğini nereden anlayacağız bütün kelimeleri değişmek mümkün mü? Hangi hükmü değişseniz hangi kanunu değişseniz bütün kelimeleri ortadan kaldırma şansınız yok aynı kelimeleri kullanıyorsunuz. Ama değişip değişmediğini nereden anlayacaksınız çerçeve kanundan anlayacaksınız. 2017'deki ilgili çerçeve kanun 7'nci maddesi diyor ki anayasanın 101. maddesi başlığıyla birlikte tamamen aşağıdaki şekilde değişmiştir. Bakın çürüdü. Neye dayandıracağınız belli. Bu rastgele söylemlerle olmaz.

Anayasa mahkemesine 2012'de cumhurbaşkanlığı seçim kanunu düzenlendi ve önceki seçilmiş olan cumhurbaşkanları o seçildiği rejime tabii olacak denmişti CHP 115 milletvekiliyle AYM'ye taşıdı. 5 maddeyle geçici maddenin 1. Fıkrası ittifakla ret olundu ama bir fıkrası ittifakla kabul edildi. O da şuydu siz bundan önceki cumhurbaşkanlarının yeni sisteme göre değil de eski rejime göre davranılacağını düşünüyorduysanız anayasaya hüküm koymanız gerekirdi.

Dolayısıyla olamaz olduğuna ilişkin bir hüküm olmadığına göre o zaman AYM'nin o günkü kararına baktığımızda da hiçbir beis yok. Ama bunun dışında o günden farklı olarak sistem de değişti.

SEÇİM BEYANNAMESİ NE ZAMAN AÇIKLANIR?

Bir süredir Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında strateji toplantıları yapıyoruz hatta seçim beyannamesine ilişkin de toplantılar yapıyoruz. Biraz erken başladık gibi görünüyor açıkçası. Elbette 14 Mayıs'a işaret etti Sayın Cumhurbaşkanımız epey bir süre var ama biz çok önceden bütün bu süreçlere hazırlanmayı iyi bilen bir partiyiz. Mesela bize hazır mısınız diyorlar biz de her seferinde şunu diyoruz AK Parti öyle bildiğiniz gibi bir parti değil, AK Parti seçim olur sonraki gün diğer seçimin hazırlıklarına başlar.

Erken mi açıklanacak? Onun kararını Sayın Cumhurbaşkanımız verir. Biz hazırlığımızı yaparız ortaya koyarız Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ara ara onun başkanlığında ara ara farklı şekillerde toplantılarımızı devam ettiriyoruz.

Benim şimdiden hangi tarihte açıklanacağını ilişkin bir şey söylemem mümkün değil partiden hiç kimse de bir şey söyleyemez. Beyanname çalışmalarında bir noktaya geldik. Çok önemli bir mesafe katettiğimizi ve çalışmaları çok sıkı bir şekilde devam ettirdiğimizi söyleyebilirim.

SEÇİMDE GENÇLERE YÖNELİK HANGİ ÇALIŞMA VAR?

Biz gençlere ilişkin AK Parti kurulduğundan bugüne kadar çok şey yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımız da özellikle gençlerin siyasette var olması istikametinde her seferinde teşvik eden oldu her seferinde bu noktaya ilişkin önünü açtı Sayın Cumhurbaşkanımız.

Bu sefer gençlerle bir başka iklim yakaladık. Mesela 'İlk oyum AK Parti'ye, İlk oyum Erdoğan'a' adı altında Türkiye'nin her yerinde gençlerle buluşturduk Sayın Cumhurbaşkanımızı. Cumhurbaşkanımız gençlerle 36 ayrı yerde bir araya geldi. Seçim beyannamesinde gençlere özel çok önemli bir bölümün olmasını istiyoruz.

MHP İLE ORTAK LİSTE OLACAK MI?

Birçok şeye aynı noktadan bakıyoruz, karar vermemiz kolay.

Henüz tartışılan bir konu değil, masaya gelen mesele değil.

6'LI MASANIN ADAYI KİM OLACAK?

Benim bir kanaatim var. Ben diyorum ki ne Mansur Yavaş ne Ekrem İmamoğlu ne de Kemal Kılıçdaroğlu olmayacak diye bir tahminim var. Hatta Meral Akşener'i de katıyorum. Bu dördünden başka bir isim olacağı şeklinde benim bir kanaatim var.

Bu sorunun cevabını değil ben 6'lı masadan herhangi birisi bile şu anda size veremez.

HDP konusunda HDP bu masanın çok net bir şekilde ortağıdır. Bu 6'lı masa artı HDP diye düşüneceksiniz. Ayağı mıdır direği midir sütunu mudur nedir ben onu bilmem. Ama ortağıdır HDP. Bugün HDP eğer ben başka bir aday çıkartacağım diyorsa 6'lı masanın işine geldiğini düşündükleri içindir. Ya da bu işe daha yukarılardan organize etmeye çalışan belirlemeye çalışan bir takım yerlerin kararıdır diye düşünmem mümkün.

KHK ile çıkartılan herkesin yeniden göreve döndürüleceğini dile getirmek nasıl bir anlam ifade ediyor. FETÖ ve unsurlarına dönük böyle mülayim yumuşak sempatik mesajlar vermek durup dururken ne anlama geliyor onu düşünmemiz gerekiyor.