DÜNYA
16 Mart 2026, Pazartesi, 19:57

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların durdurulmasının ve tarafların müzakere masasına oturmasının aciliyet taşıdığını vurguladı. Lavrov, Moskova’da düzenlediği basın toplantısında, tüm tarafların hem Arap ülkelerinde hem de İran’da sivil altyapıya zarar veren ve sivil kayıplara yol açan eylemlerden vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Lavrov’un açıklamaları, Rusya’yı ziyaret eden Musalia Mudavadi ile başkent Moskova’da gerçekleştirdiği resmi görüşmenin ardından geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Lavrov, Orta Doğu’daki gerilimin artmasının önüne geçilmesi gerektiğini ve diplomatik yolların öncelik kazanmasının önemini bir kez daha dile getirdi.

İran Konusundaki Görüşler

İran meselesine değinen Lavrov, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a karşı sürdürdüğü saldırgan tutumun tepkisiz kalmadığını söyledi. Lavrov’a göre, İran kendini savunmakta ve bazı durumlarda başka ülkelerdeki Amerikan askeri altyapılarına yönelik misillemelerde bulunmakta. Lavrov, bu noktada İran’ın savunma hakkının meşru olduğunu ve bölgedeki gerginliğin tek taraflı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) üyelerinin, İran’ın gerçekleştirdiği saldırılardan zarar gördüğünü belirten Lavrov, çatışmaların durdurulması gerektiğini tekrarladı. “Tüm taraflar, hem Arap ülkelerinde hem de İran’da sivil altyapıya zarar veren ve sivil kayıplara yol açan eylemlerden derhal vazgeçmelidir,” diyen Lavrov, bölgesel güvenliğin sağlanması için diplomatik çabaların hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Bununla birlikte Lavrov, İran’ın güvenlik garantilerine ihtiyacı olduğunu ve ABD’nin zenginleştirilmiş uranyuma el koymak istemesi nedeniyle müzakerelere hazır olmadığını belirtti. Lavrov, bu durumun uluslararası ilişkilerdeki hassas dengeleri zorladığını ve taraflar arasında güven inşasının kritik önemde olduğunu sözlerine ekledi.

Hürmüz Boğazı ve Diğer Denizlerde Durum

Herkesin özellikle Hürmüz Boğazı’na odaklandığını ifade eden Lavrov, Akdeniz ve Baltık Denizi’ndeki seyrüsefer özgürlüğü konusuna yeterince ilgi gösterilmediğini eleştirdi. Lavrov, “Bu denizlerdeki tankerlerin yasa dışı olarak el konulması vakaları giderek artıyor,” diyerek bölgedeki ekonomik ve stratejik risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Lavrov ayrıca, Ukrayna ordusunun Akdeniz ve Karadeniz’deki tankerlere ve önemli doğal gaz boru hatları olan TürkAkım ve Mavi Akım altyapılarına yönelik saldırılar düzenlediğini hatırlattı. Bu saldırıların, sadece bölge güvenliği açısından değil, enerji arz güvenliği ve uluslararası ticaret açısından da ciddi riskler oluşturduğunu belirtti.

Filistin Meselesi ve BM’nin Görevi

Lavrov, Filistin meselesinin İran’a yönelik saldırılar nedeniyle uluslararası gündemden büyük ölçüde düştüğünü ifade etti. “Bu konuda herhangi bir ilerleme kaydedilmiş değil,” diyen Lavrov, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) bu duruma dikkat çekmeye çağırdı.

Lavrov, bölgedeki ülkelerin ve özellikle komşu ülkelerin Filistin meselesindeki sorumluluklarını fark etmesi gerektiğini vurguladı. Rus Dışişleri Bakanı, BM’nin aldığı kararların uygulanmasında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, Moskova’nın bu yaklaşımı destekleyeceğini söyledi.

Ukrayna Krizi ve Avrupa’nın Tutumu

Ukrayna krizine dair değerlendirmelerde bulunan Lavrov, 2022’den bu yana sağlanan anlaşmaların Ukrayna tarafından sabote edildiğini söyledi. Lavrov, Moskova’ya gelen Fransa temsilcisinin kendilerine yeni bir bilgi sunmadığını ve Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna krizine yaklaşımının değişmediğini ifade etti. Lavrov, Avrupa’nın Kiev’i koruma niyetini sürdürdüğünü ve diplomatik sürecin bu nedenle sekteye uğradığını belirtti.

Lavrov, Ukrayna krizine ilişkin çözüm sürecinde Rusya’nın taahhütlerini yerine getirdiğini ancak karşı taraftan aynı tutumun gelmediğini vurguladı. Bu durumun, barış sürecinin gecikmesine ve bölgesel istikrarsızlığın devam etmesine yol açtığını ifade etti.

Kenya ile İkili Görüşmeler

Kenya’dan gelen heyetin, bazı vatandaşlarının Rus ordusunda gönüllü olarak savaşması konusundaki endişelerine de değinen Lavrov, Kenyalıların bu taleplerini anladıklarını söyledi. Lavrov, gelen taleplerin Rusya Savunma Bakanlığına iletildiğini ve bu konuda tüm sorunların iki ülkenin savunma bakanlıkları arasında çözülebileceğini belirtti.

Bu açıklama, Rusya ile Kenya arasındaki askeri ve diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik bir adım olarak değerlendirildi. Lavrov, karşılıklı iş birliğinin artmasının ve her iki ülkenin güvenlik endişelerinin diyalog yoluyla çözülmesinin önemine dikkat çekti.

Lavrov’un Mesajının Genel Yorumu

Genel olarak Lavrov’un açıklamaları, Rusya’nın Orta Doğu’daki ve küresel güvenlik meselelerindeki tutumunu açık şekilde ortaya koyuyor. Lavrov, diplomatik yolların önemini vurgularken, tarafların sivil altyapıya zarar vermemesi gerektiğini, bölgedeki enerji ve deniz güvenliğinin korunması gerektiğini ve BM’nin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini defalarca dile getirdi.

İran ve Körfez’deki çatışmaların, ABD ve İsrail’in saldırgan tutumuyla bağlantılı olarak değerlendirildiğini belirten Lavrov, Rusya’nın bu süreçte tarafsız bir arabulucu değil, aynı zamanda bölgedeki güvenlik dengelerini gözeten bir aktör görevi üstlendiğini söyledi. Lavrov, diplomatik çözüm ve müzakerelerin aciliyet taşıdığını belirterek, uluslararası toplumun çatışmaların durdurulmasına ve sivil kayıpların önlenmesine odaklanması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca, Akdeniz ve Baltık Denizi’ndeki seyrüsefer özgürlüğüne dikkat çeken Lavrov, bu alanlarda yaşanan sorunların Hürmüz Boğazı’ndaki durum kadar önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Bölgedeki enerji hatlarına ve tankerlere yönelik saldırıların artması, küresel enerji güvenliği açısından ciddi tehditler yaratıyor. Lavrov’un bu konudaki açıklamaları, Rusya’nın enerji güvenliği ve ticaret yollarının korunmasına verdiği önemi gösteriyor. Rusya’nın Orta Doğu’daki çatışmalar ve küresel krizler konusundaki duruşunu net bir şekilde ortaya koyarken, uluslararası toplumun sorumluluk alması ve diplomatik çözüme öncelik vermesi gerektiğini vurguluyor.