SAĞLIK
11 Mart 2024, Pazartesi, 07:30

20'li, 30'lu veya 40'lı yaşlarda kolorektal kanser görülmediğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Gerçek şu ki kolorektal kanser genellikle yaşlıların hastalığı olarak görülüyor ancak genç yetişkinlerde artıyor ve yıllardır da bu yükselişte.

Gençlerde kolorektal kanser sayısının neden arttığını kesin olarak bilinmemekle birlikte hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kilo ve obezite, sigara, aşırı alkol kullanımı, düşük lifli, yüksek yağlı diyetler veya işlenmiş etlerin yüksek olduğu diyetler ve diğer çevresel faktörlerin tümü hastalıkla ilişkilendirilmiş durumda. Ailede kolorektal kanser veya polip öyküsü ve inflamatuar barsak hastalığı gibi durumlar da risk faktörleri arasında.

İyi haber şu ki, kolorektal kanseri erken ve hatta kanser öncesi teşhisi mümkün kılan tarama testleri mevcut. Uzmanlar 1-31 Mart Kolorektal Kanser farkındalık ayı kapsamında 45 yaşın üzerindeki tüm yetişkinleri kolorektal kanser taraması için hekime başvurmaya davet ediyor. Ayrıca tüm yetişkinlerin tekrarlayan kabızlık, rektal kanama veya bağırsak hareketlerinde ani değişiklikler gibi şüpheli belirtiler konusunda bir hekime başvurması gerekiyor.

Erken tanı için “Tara Beni”

1-31 Mart Kolorektal Kanser farkındalık ayı kapsamında düzenlenen basın toplantısında bir araya gelen Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ve Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, kolorektal kanseri gelişmeden önleyebilmek için tarama programlarına vurgu yaptı.

Toplantıda, kolorektal kanser veya kolon kanseri olarak da bilinen kolorektal kanserin şu anda dünyada en sık görülen 3. en ölümcül ise 2. kanser türü olduğunu belirten Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kolorektal kanserin en erken evrelerinde yakalandığında tedavi edilebilir olmasına rağmen, tüm vakaların yalnızca %35'ine en erken evrede teşhis konduğunu belirtti. Prof. Dr. Nuri Karadurmuş şöyle devam etti: “Günümüzde özellikle genç yetişkinlerde de görülmeye başlayan kolorektal kanser ile ilgili bilim, tıp ve teknoloji sayesinde daha etkili tedavi yöntemleri, erken teşhis olanakları ve hastaların yaşam kalitesini artırmak için yeni çözümler geliştirilmektedir. Ancak, bu süreçte toplum olarak daha fazla farkındalık yaratmak kanser oluşumunu önleme ve erken teşhis oranlarını arttırmak önem arz etmektedir. Erken teşhis ve tedavi ile kanserli hastalarda önemli oranda iyileşme mümkün olabilmektedir. Bu sebeple 45 yaşından sonra kadın erkek ayırmaksızın kolon kanserinde erken tanı ve önlemeye yönelik kolonoskopi periyodik olarak yapılmalıdır.”

Kötü yaşam tarzı alışkanlıklarından kurtulun

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş’un açıklamalarının ardından sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin önemini vurgulayan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, doğrudan olmasa da potansiyel riskler olarak hastalıkla ilişkili olduğu gösterilen çeşitli yaşam tarzı faktörlerine işaret etti. Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur şunları söyledi: “Hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kilo ve obezite, sigara, aşırı alkol kullanımı, düşük lifli, yüksek yağlı diyetler veya işlenmiş etlerin yüksek olduğu diyetler ve diğer çevresel faktörlerin tümü hastalıkla ilişkilendirilmiştir. Ailede kolorektal kanser veya polip öyküsü ve inflamatuar barsak hastalığı gibi durumlar da risk faktörlerindendir. Yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesindeki ilerlemeye rağmen, kolorektal kanser dünya çapında kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenidir.”

“Bu sebeple erken tanıdan da erkeni tarama testleri bu hastalığın önlenmesinde büyük önem taşıyor. Burada toplumda farkındalık yaratmak istediğimiz konu 20'li veya 30'lu yaşlarda olsalar bile, rektal kanamalarının olup olmadığı, bağırsak alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik olup olmadığı, iştahlarında herhangi bir değişiklik (“tok” hissetmek gibi) olup olmadığını kontrol etmeleri. Bu kontrol sırasında yukarıda bahsettiğim belirtilerden herhangi bir mevcutsa uzman bir hekime gitmelerini bekliyoruz. Bazı kişilerde hiçbir belirti görülmez, bu nedenle ailesinde kolorektal kanser varsa doktoruyla konuşması önemlidir. 45 yaşından önce kolonoskopi yapılmasını önerebilir. Ayrıca, eğer hasta doktora başvurmuşsa ve belirtileri hala düzelmiyorsa, kolonoskopi yapılmasını öneriyoruz.”

“Testlerden de korkmayın. Birçok kişi, bağırsakları temizlemek için bir gün önce güçlü bir müshil almayı da içeren kolonoskopi hazırlığı nedeniyle ertelenir. Ancak kolonoskopi kolorektal kanserlerin teşhisinde altın standart olarak kabul ediliyor ve hayat kurtarıyor.”

Yeni nesil tedavi seçenekleri ile başarı oranları artıyor

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise, Her vakanın farklı olmasına rağmen yeni nesil tedavi seçenekleri ve cerrahi işlemler ile hem kolon hem de rektum ileri evre hastalığı olan birçok hasta için bile oldukça başarılı sonuçlara ulaştıklarını söyledi. Doç. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, “iyi haber şu ki, tedavi kanserin yaygınlığına bağlı olsa da çoğu hastanın bireysel riskleri sınıflandırılarak kişiselleştirilmiş tedavi ile başarıya ulaşma oranı çok yüksek. Kolorektal kanserin biyolojisi ve genetiğinin anlaşılmasında temel ilerlemeler kaydedildi. Bu da bize yeni nesil tedavi seçenekleri sunuyor. İhtiyaçlarınıza en uygun kararı vermenize yardımcı olması için, hedefleri ve olası yan etkileri de dahil olmak üzere tüm tedavi seçeneklerinizi doktorlarınızla görüşmeniz önemlidir. Emin olmadığınız bir konu varsa soru sormanız da çok önemlidir” dedi.

Toplumda kolorektal kanserlere ilişkin farkındalığın artırılmasının çok önemli olduğuna işaret eden Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, kalın bağırsak kanseri olarak da bilinen kolon kanserinin önlenebilir, teşhis edilebilir ve tedavi edilebilir bir kanser türü olduğunu vurguladı. Gürkan, “Hep birlikte erken tanı konusunda farkındalık yaratarak, birçok hayatın kurtulmasına yardımcı olabiliriz. Bu sebeple saygıdeğer hocalarımız ile bugün burada bir araya gelerek yaptığımız çalışmaların, bilgi eksikliğini ortadan kaldırmanın ötesinde, erken tanıya vurgu yapmak açısından çok anlamlı olduğunu düşünüyorum."