GÜNDEM
13 Mart 2026, Cuma, 21:18

İstanbul’da gerçekleştirilen 10. Milli İrade İftar Programı, Türkiye’nin iç ve dış politika gündeminin önemli başlıklarının ele alındığı bir buluşmaya sahne oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen programda, özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısındaki tutumu ön plana çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında hem bölgesel gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu hem de Türkiye’nin güvenliği ve toplumsal birlikteliği konusunda dikkat çekici mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başlangıcında, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak davetlilere hitap etti. Baharın kendisini yavaş yavaş hissettirdiği bu güzel İstanbul akşamında böyle anlamlı bir programda bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, Ramazan ayının yalnızca ibadet değil aynı zamanda barış, kardeşlik, yardımlaşma ve merhamet duygularının güçlendiği bir dönem olduğunu ifade etti. Ancak İslam dünyasının birçok bölgesinde yaşanan çatışmalar ve insani krizler nedeniyle bu mübarek günlerin bile acı ve gözyaşıyla anılmasının derin bir üzüntü yarattığını vurguladı.

Gazze’de Binlerce Masum Hayatını Kaybetti

Konuşmasında özellikle Gazze’de yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan insani dramın boyutlarına dikkat çekti. Gazze’de on binlerce insanın hayatını kaybettiğini belirten Erdoğan, resmi verilere göre yaklaşık 72 bin kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Çocukların Hayalleri Bombalarla Sönüyor

Ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen bölgede kalıcı bir huzurun sağlanamadığını söyleyen Erdoğan, 10 Ekim’den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 640’a ulaştığını dile getirdi. Bu kayıpların büyük çoğunluğunu ise kadınların, çocukların ve yaşlıların oluşturduğunu belirtti.

Denizler Mavi Olsa Ne Olur, Çocuklar Ölüyorsa?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın en ağır bedelini sivillerin ödediğini vurgulayarak özellikle çocukların yaşadığı olaylara dikkat çekti. Sabah anneleri tarafından sevgiyle okula gönderilen çocukların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın vicdan sahibi hiç kimse tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi. Küçücük çocukların füzelerin, bombaların ve kurşunların hedefi haline geldiği bir ortamın insanlığın ortak utancı olduğunu belirten Erdoğan, bu tablo karşısında dünyanın sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Batı’nın Sessizliği: Zulme Göz Yumuldu

Orta Doğu’nun yalnızca Gazze ile sınırlı olmayan bir kriz sarmalı içinde bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’dan Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye kadar geniş bir coğrafyada benzer acıların yaşandığını dile getirdi. Bu bölgelerde savaş, açlık, siyasi istikrarsızlık ve insani krizlerin milyonlarca insanın hayatını etkilediğini belirten Erdoğan, İslam dünyasının bu zor süreçten dayanışma ve birlik ruhuyla çıkması gerektiğini vurguladı.

Mazlumların Yanında Duracağız, Susmayacağız

Konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde Erdoğan, savaşların ortasında büyümek zorunda kalan çocukların dramına değinerek oldukça çarpıcı ifadeler kullandı. Çocukların korkutulduğu, hayallerinin yarım kaldığı ve geleceğe dair umutlarının ellerinden alındığı bir dünyada, diğer tüm güzelliklerin anlamını yitirdiğini söyledi. Bu noktada “Çocukların korkutulduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar?” sözleriyle insanlığın önceliklerini sorgulayan bir yaklaşım ortaya koydu.

Türkiye Tüm Tehditlere Hazır

Erdoğan, altı yaşındaki bir kız çocuğunun yüzlerce kurşunla hayatını kaybettiği örneğini vererek savaşın ne kadar acımasız boyutlara ulaştığını anlattı. Oyuncakların kana bulandığı, çocukların gülüşlerinin yarıda kesildiği bir dünyada hiçbir başarının ya da gelişmenin gerçek anlamda değer taşımayacağını ifade etti. Çocukların çocukluklarını yaşayamadığı ve henüz küçük yaşta sorumluluk almak zorunda kaldığı bir dünyanın insanlık için büyük bir kayıp olduğunu dile getirdi.

Hava Sahamız İhlale Kapalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca uluslararası toplumun Gazze’de yaşananlara karşı yeterli duyarlılığı göstermediğini söyledi. Bazı ülkelerin bu olayı görmezden geldiğini, bazı ülkelerin ise İsrail’e destek vererek yaşanan zulme dolaylı ya da doğrudan katkıda bulunduğunu ifade etti.

Mezhep ve Etnik Kışkırtmalara Dikkat

Özellikle sosyal medya ve küresel medya gündeminde yaşanan çarpıklıklara dikkat çeken Erdoğan, Gazze’de ailesini kaybeden binlerce çocuğun dramının, sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmediğini belirterek dünya kamuoyunun vicdanını sorguladı.

Sivil Toplum Gücünü Samimiyetle Gösteriyor

Erdoğan konuşmasının bu bölümünde Türkiye’nin mazlumların yanında durma konusundaki kararlılığını yineledi. Türkiye’nin zulme rıza göstermeyeceğini, baskılar karşısında susmayacağını ve haksızlık karşısında her zaman sesini yükseltmeye devam edeceğini söyledi.

Yeni Dönem: Tempo Artırma Zamanı

Bu tavrın Türkiye’nin tarihi sorumluluğunun bir gereği olduğunu vurgulayan Erdoğan, millet olarak birlik ve beraberlik içinde hareket edildiği sürece Türkiye’nin bağımsızlığına ve geleceğine yönelik tehditlerin bertaraf edilebileceğini ifade etti.

Konuşmanın bir diğer önemli başlığı ise bölgesel güvenlik ve Türkiye’nin savunma hazırlıkları oldu. Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edildiğini belirten Erdoğan, hükümetin Türkiye’yi savaşın içine çekmek isteyen provokasyonlara karşı son derece temkinli bir politika izlediğini söyledi. Yaşanan olayların yalnızca görünen yüzüne değil, perde arkasında olabilecek gelişmelere de dikkatle bakıldığını belirten Erdoğan, tüm senaryoların titizlikle değerlendirildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenliği konusunda hiçbir riskin göz ardı edilmediğini belirterek, hava sahasının korunmasına yönelik gerekli tüm önlemlerin alındığını dile getirdi. Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide karşı gerekli müdahalelerin yapıldığını söyleyen Erdoğan, ülkenin güvenliğini koruma konusunda kararlı olduklarını vurguladı. Türkiye’nin savaşın içine sürüklenmesine izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan, ülkeyi “ateş çukurundan uzak tutma” hedefi doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi.

Erdoğan ayrıca son dönemde özellikle İran’a yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak bazı çevreler tarafından mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmaların artırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Bu tür provokasyonların toplumsal barışı hedef aldığını belirten Cumhurbaşkanı, vatandaşlardan bu tür manipülasyonlara karşı son derece dikkatli olmalarını istedi. Türkiye’nin farklı etnik kökenlerden ve mezheplerden insanların bir arada yaşadığı güçlü bir toplum yapısına sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu birlikteliğin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Konuşmasının ilerleyen bölümünde Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının görevine de değinen Erdoğan, yeni dönemde sivil toplumun daha aktif ve güçlü olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı, bu süreçte yalnızca devlet kurumlarının değil toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

Sivil toplum kuruluşlarının yalnızca maddi imkanlarla değil, samimiyet ve gayretle güç kazandığını dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin ilerlemesinde en büyük gücün milletin inancı ve kararlılığı olduğunu belirtti. Yüksek binaların, büyük bütçelerin veya görkemli imkanların tek başına bir anlam ifade etmediğini vurgulayan Erdoğan, asıl gücün idealler uğruna verilen kararlı mücadeleden geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde daha hızlı, daha dinamik ve daha atılgan bir çalışma temposuna ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Türkiye’nin hedeflerine ulaşabilmesi için sivil toplumun daha görünür, daha organize ve daha güçlü bir şekilde faaliyet göstermesi gerektiğini belirtti. Maddi imkanların samimi bir çabayla birleştiğinde önemli başarılara ulaşılabileceğini vurguladı.

İlber Ortaylı’ya Rahmet, Milletimize Başsağlığı

Konuşmasının sonunda ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk akademi dünyasının önemli isimlerinden biri olan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendiğini ifade etti. Ortaylı’nın Türkiye’nin yetiştirdiği önemli entelektüellerden biri olduğunu belirten Erdoğan, bilgi birikimi, akademik çalışmaları ve eserleriyle geniş bir kesimin saygısını kazandığını dile getirdi. Türk tarihine ve akademi dünyasına önemli katkılar sunduğunu belirterek kendisine Allah’tan rahmet diledi. Ortaylı’nın ailesine, öğrencilerine ve sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti.

10. Milli İrade İftar Programı’nda yapılan bu konuşma, hem Ramazan ayının manevi atmosferine yapılan vurgu hem de Türkiye’nin bölgesel gelişmelere bakışını ortaya koyması açısından dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajları, Türkiye’nin bir yandan mazlumların yanında durmaya devam edeceğini, diğer yandan ise ülkenin güvenliği ve toplumsal birliği konusunda kararlı bir duruş sergileyeceğini bir kez daha ortaya koydu.