SİYASET
24 Ekim 2021, Pazar, 14:32

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hakkari’den CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenerek, “Kılıçdaroğlu, buradan size söylüyorum. 2023’te Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki AK Parti ve Cumhur İttifakı sizi öyle bir hezimete uğratacağız ki, sokağa çıkacak yüzünüz kalmayacak” dedi.

AK Parti Genel Merkez AR-GE ve Eğitim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Teşkilat Akademisi Hakkari Eğitim Programı', AK Parti Hakkari İl Başkanı Abdulmuttalip Özbek tarafından yapılan açılış konuşmasıyla başladı.

Daha sonra kürsüye çıkan Bakan Soylu, akşam geldiği Hakkari'de geceyi Göllerbaşı Üs Bölgesinde geçirdiğini belirterek, “Sabahleyin kahramanlarımızla birlikte kahvaltı yaptık. Sat Göllerinin olduğu alanın içerisine indik ve oradan da buraya, evimize geldik. Allah'a hamd olsun bugün Hakkari, Yüksekova, Çukurca, Şemdinli ve Derecik'e baktığımızda bambaşka bir tablo görüyoruz. Geçen hafta Tunceli'deydim. Ovacık'ta bir üs bölgesine uğramıştık. Bundan 5 yıl önce 573 teröristin bulunduğu vadide şimdi 19 terörist var ve 2'si de hareket edemez durumdadır. Güvenlik toplantımızı yaptık, cemevindeki dedelerimizle bir araya geldik, esnafı ziyaret ettik” dedi.

Hakkari'de yapılan yatırımlara değinen Bakan Soylu, “Göllerbaşı'nda festival, Çukurca'nın foto safarisi, kar festivalleri var. Hakkari festival şehri oldu. Hakikaten çağı değiştiriyoruz. Demokrasinin gücüyle, irademizle milletimizin bize olan inancıyla bu çağı değiştiriyoruz. İşimiz bitmedi. 72 milletten turist Hakkari'nin sokaklarında, dağlarında cıvıl cıvıl dolaşana kadar yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'NİN AYAKTA DURMASINI İSTEMİYORLAR'

AK Parti'nin 21. yüzyıla çok büyük bir anlayışla başladığını ve ayakları üzerinde duran bir Türkiye'nin olduğunu dile getiren Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Tayyip Erdoğan diye birisi gelecek, Türkiye'nin gelecek hikayesini değiştirecek. Türkiye'yi milletimizin hayalleriyle buluşturacaklar. Türkiye'de bir taraftan şehir hastaneleri, bir taraftan üniversiteler, havalimanı, Çanakkale Köprüsü, Marmaray, Avrasya gibi hizmetler yapılacak, dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'da gerçekleştirecek. Şaşırmış durumdalar. Avrupa'nın kayyumlara karşı demokrasi şudur budur bakmayın dertleri kayyum ve demokrasi değil, belediyeler değil. Onların demokrasi ile bir ilgisi olsaydı, demokrasi getirdikleri yerleri savaş cenderesine çevirmezlerdi. Demokrasiyi bahane edip Irak'a, Suriye'ye, Afganistan'a girdiklerinde Müslüman kanı içmezlerdi. Demokrasi yok, demokrasi onlar için bahane. En önemli meseleleri, o belediyeler teröre destek veriyorlardı. Avrupa ülkeleri binlerce tır silah gönderiyorlar. Türkiye'yi diz çökertmeye çalışıyorlar. 10 büyükelçi ile bize ayar vermeye çalışıyorlar. Neymiş, hukukun üstünlüğü, hukukun üstünlüğünün hangi noktasına sığar. Bunu nasıl ifade edersin. Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sığmaz. Bir tek dertleri var, Türkiye'nin ayakta durmasını istemiyorlar. Türkiye'nin güçlenmesini istemiyorlar. Türkiye'nin zenginleşmesini istemiyorlar. Türkiye'nin etrafındaki coğrafyaya adaleti, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü, şefkatini, onların getirdiği huzursuzluğu ortadan kaldırmasına tahammül edemiyorlar. Hep beraber bir araya gelseler, Recep Tayyip Erdoğan'ın da, AK Parti'nin de, Cumhur İttifakı'nın da, Türkiye'nin de yürüyüşünü engelleyemeyecekler.”

'BÜTÜN FOYALARI MEYDANA ÇIKTI'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösteren Bakan Soylu, “Hep birlikte pandemi dönemini geçirdik, birçok insanımızı kaybettik. Dünya bir virüse mağlup oldu, dünya hala çırpınıyor. Biz buna nasıl bir çare bulacağız diye. O büyük büyük devletler, o büyükelçilerin mensup oldukları devletler hastalarına bakamadılar, rezil oldular. Koridorlar da yetmedi, hastane dışında, morglara insanları paket paket sıkıştırdılar. Her şeyi sakladılar ve gizlediler. Birbirlerinin maskelerine havaalanında korsanlık yaptılar. Medeniyetleri alt üst oldu. Bütün foyaları meydana çıktı. Peki Türkiye, Kılıçdaroğlu denilen birisi var, çıkıp dedi ki, ‘bu şehir hastanelerinin hesabını soracağım.' Hesap sormayı iyi bilir. Şimdi pankart asmış ‘kaybettiğimiz zamanı geri kazanalım.' İnsanda biraz yüz olur. Yıllardan beri seçim kaybediyorsun. Sen CHP'ye kaybettirdin. Sen bir kere oradan git, onlar kaybettiği zamanı geri kazansın. Kaybetmekten bahsedene bakar mısın, Kılıçdaroğlu. ‘Şehir hastanelerinin hesabını soracağım' dedi. Şimdi size soruyorum. Pandemi olamasaydı onun bu teranesi devam edecek miydi etmeyecek miydi. Hadi sorsana şimdi hesabını. Bize hesap soracaktı. Hadi şehir hastanelerinin hesabını sor. Şimdi hesap soracağım diyor. Kimlerle birlikte. Organize suç örgütü çeviriyorlar. Avrupa'yla, büyükelçilerle, ABD ile bize hesap soracaklarmış. Neyin hesabını soracaklar. Türkiye'de Tayyip Erdoğan iktidara geldikten beri ortaya koyduğu politikalarla bu ülkeyi kalkındırdı, bunun mu hesabını soracak. Bize insansız hava aracı vermiyor musunuz, hücum helikopteri vermiyordunuz, kendimizi savunmamıza imkan vermiyordunuz, kendimize üretmemize imkan vermiyordunuz.

Bugün insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı yaptık, atak helikopteri yaptık, dünyanın en güçlü mühimmatlarını yaptık. Bunun mu hesabını soracaksınız. Ama bizim size soracağımız hesap var. Bu hesabı milletle birlikte sandıkta soracağız. Terör örgütünü tekrar bu milletin başına musallat etmeye çalışmanızın hesabını bu millet size sandıkta soracak. Avrupa'yla, Amerika'yla bir olup, tekrar vesayeti bu ülkenin etrafına, bu ülkeyi kafes gibi bir vesayetin içerisine alma anlayışınızı ve iştahınızın hesabını millet size sandıkta soracak. Bu milletin üniversitelerini karıştırmak, bu milletin gençlerinin zihinlerini bulandırma konusunda ortaya koyduğunuz iradenizin hesabını bu millet size sandıkta soracak. Kılıçdaroğlu, buradan size söylüyorum. 2023'te Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AK Parti ve Cumhur İttifakı sizi öyle bir hezimete uğratacağız ki, sokağa çıkacak yüzünüz kalmayacak. Biz işimize gücümüze dalmışız, bir taraftan kaçak göçle uğraşıyoruz, bir taraftan ülkemiz huzur ve güven içerisinde olsun diye onunla uğraşıyoruz, Libya'dan Azerbaycan'a kadar etrafımızdaki coğrafyanın huzur içerisinde olması için uğraşıyoruz. Biz bunlarla uğraşırken, Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti ve onun yanındaki bize arkadan kumpas kurmaya çalıştılar. Şimdi yüzümüzü döndük. Hem işimizi yapacağız hem sizinle uğraşacağız. Bakalım kim bundan kazançlı çıkacak. Siz Tayyip Erdoğan'ı tanımıyorsunuz, siz Tayyip Erdoğan'ın yeteneklerini bilmiyorsunuz, siz Tayyip Erdoğan'ın millet sevgisini bilmiyorsunuz, siz Tayyip Erdoğan'ın dünya siyasetine hakimiyetini bilmiyorsunuz. Bak çırak çıkaracaksınız gene. Tayyip Erdoğan sizi yine çırak çıkartacak. Bunu göreceksiniz” diye konuştu.

Türkiye'nin yarınlarına yönelik yapacak çok işleri olduğunu dile getiren Bakan Soylu, şöyle dedi:
“Kıymetli arkadaşlar, şu Suriye ve Irak'a bir göz gezdirin. 2000 yılı başlarken Suriye'nin, Irak'ın durumu neydi? Afganistan'da, Pakistan'da neler oluyordu. Şu an onlar 2000 yılından çok gerideler. Ya biz, 2000 yılından fersah fersah ilerideyiz. Tahammül edemedikleri nokta bu. Biz etraftaki bütün ülkeleri bu duruma düşürürken, Türkiye'yi bu duruma nasıl düşüremedikleri için büyük bir endişenin içerisindeler. Bizim yolumuz doğrudur. Bizim yolumuz iyilik medeniyetinin yolculuğudur. Hakikaten işin başından beri güçlü adımlar atıyoruz. Biz bu dünyanın öteki dünyasının hesabını yapan bir anlayışın sahipleriyiz. Birilerine fırsat vermeyelim, yaptıklarımızı milletimizle paylaşalım. 2023 seçimlerine kadar hep birlikte gayret gösterelim. Türkiye çok zor şartlardan geçti. Akşam saat 18.00'de emekli maaşını almak için insanlar kuyruğa girerdi. Kar, kış, yağmur demeden o insanlar orada beklerdi. Bir ülkenin emeklisine gördüğü reva buydu. Bu ülkede uçağa binmek lükstü. İnsanlar cenazelerine yetişmek için yollarda heder olurdu. ABD bize parmak sallardı, etrafımızda terör örgütü vardı müdahale edemezdik. Büyükelçiler sivil toplum kuruluşlarına fırça atarlardı. Her gün 30-40 şehidimiz gelirdi. Gelişmemizi engellemek için bütün bunlarla birlikte bu ülkede kimliğimize, inancımıza, birliğimize saldırdılar.”

'ESKİ TÜRKİYE'Yİ GETİRMEK İSTİYORLAR'

Gelecek nesle güçlü bir Türkiye bırakmak için çalıştıklarını söyleyen Bakan Soylu, “Eski Türkiye'yi getirmek istiyorlar. Türkiye'yi eski Türkiye'ye teslim etmek istiyorlar. Koro halinde Avrupa'nın, Amerika'nın onlara söylediği parlamenter sistemi Türkiye'ye getireceğiz diye bir anlayış ortaya koymaya çalışıyorlar. Ben iki dönemi de biliyorum. Hem parlamenter sisteminde hem de cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bakanlık yaptım. En üst seviyede çalıştığımız ve çabaladığımız, bir taraftan pandemi olacak bir tarafta etrafındaki coğrafya ateş çemberi olacak, parlamenter sistemde olsaydık 50 defa hükümetin canını okumuşlardı. 50 tane hükümet kurup parlamentodaki aritmetikle fitne fesat üzerinde 50 tane kumpas kurmuşlardı. Basın üzerinden tehdit etmek bunları defalarca yaşadık. Hepimizin bir sorumluluğu var. Hep beraber Türkiye'yi eski Türkiye'ye döndürmeyeceğiz. Hep beraber büyük ve güçlü Türkiye olacağız. Gelecek nesillerimize hiçbir tırtığı olmayan, çok güzel bir zemin bırakacağız. Onlar bizim yaşadıklarımızı bir daha yaşamayacaklar. Çok güçlü bir Türkiye ile birlikte bütün dünyaya medeniyetimizi nakşedecekler. Bunu hep beraber sağlayacağız. Bunu demokrasinin gücüyle sağlayacağız. Türkiye'de iktidar olamasalar bile vesayet üzerinden yürüttükleri iktidar anlayışının nasıl Tayyip Erdoğan ve arkadaşları tarafından mağlup edildiğini ve bugün de Cumhur İttifakı'yla onlara nasıl geçit verilmediğini, hesaplarımızın sadece 2023 olmadığını, 2053 ve 2071'le beraber bölgemizde ve dünyada güçlü bir Türkiye ile dünyaya sözü geçen bir Türkiye olduğunu hep birlikte anlatmak zorundayız. İşimiz çok kıymetli, onun için çok çalışacağız. Bakanlık eskiden konforlu işlerdi. İnanın yattığımız yeri bilmiyoruz. Eskiden parlamenter sistemde taşradan istenilirdi o kafası yetmeyenlere söylüyorum. Belki biraz kafaları basar. Kılıçdaroğlu'nun bürokrat olduğu zamanlar, SGK'yı batırdığı zamanlar öyleydi. Eskiden taşradan istenilirdi, Ankara işinize bakın derdi. Şimdi iş tersine döndü, şunları yapalım, şunları takip edelim, şunları daha fazla gerçekleştirelim diyoruz. Bu cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirdiği bir anlayışın kendisidir” şeklinde konuştu.

'SANATIN TERÖRİZMİ MEŞRULAŞTIRDIĞINA İLK DEFA ŞAHİDİZ'

PKK terör örgütünün meşrulaştırılmasına da tepki gösteren Süleyman Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Avrupa'da, Amerika'da pandeminin getirdiği o kadar büyük zorluklar var ki, bir tarafta marketler yağmalanıyor, benzin kuyrukları almış başını gidiyor. Bir tarafta hükümetler teker teker savruluyor. Oysa Türkiye olarak dimdik ayaktayız. Sağlıkta başarısız oldular, ekonomide başarısız oldular. Yetmedi afetle karşı karşıya kaldılar, 4 ayda vatandaşlarına ulaşamadılar. Ne yapacaklarını bilemediler. Şimdi Türkiye'de de onlardan medet umanlar var. Onlara da üzülüyor ve acıyoruz. Bunların cereyanları bitmez. Şimdi Diyarbakır'daydı geçen hafta, hep beraber bir araya gelmişler HDP'nin eş başkanlarıyla. Bir tane işi gücü sadece dolaşmak, gezmek isteyen yerel yöneticiler, belediye başkanları, hep beraber bir araya gelmişler. Kendisini sanatçı olarak nitelendiren bir kişi de ‘Hafıza Odası' diye bir şey yapmış. Terör örgütünün ne kadar mensubu varsa oraya yerleştirmiş. Suçu da bizim üzerimize atmış. Bizim üzerimize atacak ki terör örgütünün, PKK'nın siyasi koluyla nasıl açılış gerçekleştirecek. ‘Hafıza Odası'ymış. Bedirhan bebek burada ölmedi mi? Hafıza odanda Bedirhan Bebek var mı? Sen Diyarbakırlısın, bütün Diyarbakır'ın sevdiği Gaffar Okan hafıza odanda var mı? Dürümlü köyünün katliamı var mı? Tanışık köyünün katliamı var mı? Henüz 3-4 aylık kundaktaki bebeklerin katliamı var mı? Gücün yetmez, tırsarsın, korkarsın. Neden? PKK ile beraber işbirliği yaptıkların, aynı zamanda seni pişpişleyen Avrupa, sana sırtını dönerde onun için. Sanatın ticarete alet olduğunu defalarca şahit olmuştuk. Sanatın siyasete alet olduğuna şahit olmuştuk, ama sanatın terörizmi meşrulaştırdığına ilk defa şahidiz. Yazıklar olsun. Sanat ötekileştirmez. Sanat vicdansız bir resim ve fotoğraf ortaya koymaz. Sanat, terörizmin aleti olmaz. Hafıza odasında hep beraber bir araya gelmişsiniz, PKK terör örgütünü meşru bir zemine çekmek istiyorsunuz. Sözde sanatçılar PKK terör örgütünü meşru bir zemine çekmeye çalışır, bir siyasi partinin genel başkanı HDP'yi meşru bir zemine çekmeye çalışır, Avrupa ve Amerika PYD'yi meşru bir zemine çekmeye çalışır, dertlerini görüyorsunuz. Peki bunlar nasıl mağlup edilebilir. Cumhurbaşkanımızın bir tek sözü var, buradan çıkmayın ve sakın caymayın. Ben sadece Allah'ın ve milletimin önünde eğilirim diyor. Allah'a teslimiyetimiz ve millete hizmetkarlığımız bunları mağlup etmeye yeter de artar bile. Buna hep birlikte hazır olmalıyız. Hep birlikte bunu sağlamalıyız ve gerçekleştirmeliyiz.”
Bakan Soylu, buradaki programının ardından kentten ayrıldı.