ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, röportaj sırasında sınırları zorlayan ifadeler kullandı.
Huckabee, Nil'den Fırat'a kadar uzanan bölgenin İsrail'in hakkı olduğunu ileri sürdü.
Gazeteci Tucker Carlson'ın "Bu tüm Orta Doğu'yu almak demek" çıkışına; küstahça bir yanıt verdi.
Huckabee, “Tanrı onu onlara o bölgeyi verdi. Siyonizm, İsrail'in güvenlik içinde var olma hakkıdır. Bu kadar basit ve nettir.” sözlerini sarf etti.
"DÜMDÜZ EDİN"
Washington’daki tek skandal bu değildi.
Senatör Lindsey Graham, Gazze’deki katliamı 2. Dünya Savaşı’ndaki atom bombası saldırılarına benzeterek, Filistinlilerin öldürülmesini "zafer için gerekli" diyerek savundu.
Graham “Japonya'ya atom bombası atarken yanlış mıydık? Gazze'yi dümdüz edin. İsrail'in yerinde olsam aynı şeyi yapardım.” açıklamasında bulundu.
14 ÜLKEDEN ORTAK KINAMA
Bu sözler İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 14 ülke ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ortak bir bildiri yayınladı.
Açıklamada, Huckabee'nin sözlerinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin yanı sıra Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı.
Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Türkiye, Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve BAE dışişleri bakanları ile İİT, Arap Ligi ve KİK sekreterliklerinin, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’nin, İsrail’in Orta Doğu’nun tamamı üzerinde kontrol kurmasının "kabul edilebilir" olacağı yönündeki ifadelerini kınadığı belirtildi.
Açıklamada, Huckabee'nin ifadelerinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın açık ihlali olduğu, bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği bildirildi.
Huckabee'nin ifadelerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın ortaya koyduğu vizyonla ve İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sona erdirmek için kapsamlı planla doğrudan çeliştiği vurgulanan açıklamada, bu vizyon ve planın gerginliğin tırmanmasını önlemek ve Filistin halkının kendi bağımsız devletine kavuşmasını sağlayacak kapsamlı bir çözüm için siyasi bir ufuk yaratmak üzerine kurulu olduğunun altı çizildi.
Açıklamada, "Planın hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama ilkelerine dayandığını vurgulayan bakanlıklar, başkalarının toprakları üzerinde kontrolü meşrulaştırmaya yönelik açıklamaların bu hedefleri baltaladığını, gerilimleri körüklediğini ve barışı ilerletmekten ziyade kışkırtma niteliğinde olduğunu belirttiler." ifadelerine yer verildi.
İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığına dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"(Bakanlar ve genel sekreterler) Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimlerini kesin olarak reddettiklerini, işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine şiddetle karşı olduklarını ve Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi kategorik olarak reddettiklerini yinelediler."
İsrail'in yayılmacı politikalarının ve hukuka aykırı önlemlerinin devam etmesinin bölgedeki şiddeti ve çatışmayı daha da alevlendireceği ve barış umutlarını zedeleyeceği ifade edilen açıklamada, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkına bağlılıkları yinelenerek, bu kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu.
AK PARTİ'DEN SERT YANIT: İNSANLIK DIŞI VE KORKUNÇ BİR YAKLAŞIM
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten de Mike Huckabee ve Lindsey Graham'ın alçak sözlerine yanıt geldi.
Çelik, "İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkı ve egemenliği yoktur. İsrail’in, dost ve kardeş Arap Devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi gayrı meşrudur." dedi.
Sosyal medyadan paylaşımda bulunan Ömer Çelik şunları söyledi:
"İsrail’in Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimleri “mekansal soykırım” faaliyetidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ise açık saldırıdır.
ABD'nin İsrail Büyükelçisinin Netanyahu hükümeti tarafından Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşımdır. Bu Büyükelçinin teo-politik bir yaklaşımla bazı Arap devletlerinin topraklarını gaspetmeyi hedefleyen “Büyük İsrail” projesini savunması, en temel hukuk ilkelerine ve insanlık değerlerine karşıdır. Teolojik-fanatik iddiaların uluslararası hukukun yerine konulmaya çalışılmasının tüm bölgede çok vahim sonuçları olur. İsrail’in Ortadoğu’da egemenlik kurmasını savunarak kardeş devletleri tehdit eden bu yaklaşımı kökten reddediyoruz ve en güçlü şekilde kınıyoruz.
Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca “İsrail’in sınırları neresidir?” diye sorarak bu saldırgan ve işgalci zihniyetin sinsi planlarına karşı tüm dünyayı yıllardır uyarmaktadır. Yaşanan her gelişme Cumhurbaşkanımızın yıllardır BM kürsüsünden tüm dünyanın gözü önünde yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
“SOYKIRIM SİYASETİNİN PARÇASI”
Çocukların öldürülmesini savunmak cinayettir ve soykırımdır. Gazze ve Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerini ve yurtlarını işgal etmek soykırım siyasetinin parçasıdır. Bunlar tüm insanlık değerlerine saldırıdır. Bu zihniyetle mücadelenin insanlık mücadelesi olduğunu biliyoruz. Bu barbarlığa direnmek, insani ve siyasi olarak yapılması gerekenlerin ilk maddesidir. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve birleşik Filistin Devleti’ni savunmaya ve soykırımcı insanlık düşmanlarıyla mücadele etmeye devam edeceğiz.
“İSRAİL’İN SINIRLARI NERESİDİR?"
“Soykırım örgütü”ne karşı mücadele, insanlığı ve medeniyeti savunma mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Türkiye bu soykırım örgütüne karşı insanlık ittifakının en önünde yer alarak tarihin doğru ve haklı tarafında durmaktadır. Bugün herkesin barış, hukuk, adalet ve insanlık adına sorması gereken soru, Cumhurbaşkanımızın BM kürsüsünden defalarca sorduğu sorudur: İsrail’in sınırları neresidir?"
ABD'den İslam dünyasını ayağa kaldıran açıklama
ABD’li yetkililerden skandal açıklamalar peş peşe geldi. İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, "Nil'den Fırat'a her yeri alsalar iyi olurdu" dedi. Senatör Lindsey Graham ise Gazze'nin atom bombasıyla dümdüz edilmesi gerektiğini savundu. Türkiye başta olmak üzere İslam dünyası haddini aşan açıklamalar üzerine ayağa kalktı.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, röportaj sırasında sınırları zorlayan ifadeler kullandı.
Huckabee, Nil'den Fırat'a kadar uzanan bölgenin İsrail'in hakkı olduğunu ileri sürdü.
Gazeteci Tucker Carlson'ın "Bu tüm Orta Doğu'yu almak demek" çıkışına; küstahça bir yanıt verdi.
Huckabee, “Tanrı onu onlara o bölgeyi verdi. Siyonizm, İsrail'in güvenlik içinde var olma hakkıdır. Bu kadar basit ve nettir.” sözlerini sarf etti.
"DÜMDÜZ EDİN"
Washington’daki tek skandal bu değildi.
Senatör Lindsey Graham, Gazze’deki katliamı 2. Dünya Savaşı’ndaki atom bombası saldırılarına benzeterek, Filistinlilerin öldürülmesini "zafer için gerekli" diyerek savundu.
Graham “Japonya'ya atom bombası atarken yanlış mıydık? Gazze'yi dümdüz edin. İsrail'in yerinde olsam aynı şeyi yapardım.” açıklamasında bulundu.
14 ÜLKEDEN ORTAK KINAMA
Bu sözler İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 14 ülke ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ortak bir bildiri yayınladı.
Açıklamada, Huckabee'nin sözlerinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin yanı sıra Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı.
Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Türkiye, Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve BAE dışişleri bakanları ile İİT, Arap Ligi ve KİK sekreterliklerinin, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’nin, İsrail’in Orta Doğu’nun tamamı üzerinde kontrol kurmasının "kabul edilebilir" olacağı yönündeki ifadelerini kınadığı belirtildi.
Açıklamada, Huckabee'nin ifadelerinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın açık ihlali olduğu, bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği bildirildi.
Huckabee'nin ifadelerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın ortaya koyduğu vizyonla ve İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sona erdirmek için kapsamlı planla doğrudan çeliştiği vurgulanan açıklamada, bu vizyon ve planın gerginliğin tırmanmasını önlemek ve Filistin halkının kendi bağımsız devletine kavuşmasını sağlayacak kapsamlı bir çözüm için siyasi bir ufuk yaratmak üzerine kurulu olduğunun altı çizildi.
Açıklamada, "Planın hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama ilkelerine dayandığını vurgulayan bakanlıklar, başkalarının toprakları üzerinde kontrolü meşrulaştırmaya yönelik açıklamaların bu hedefleri baltaladığını, gerilimleri körüklediğini ve barışı ilerletmekten ziyade kışkırtma niteliğinde olduğunu belirttiler." ifadelerine yer verildi.
İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığına dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"(Bakanlar ve genel sekreterler) Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimlerini kesin olarak reddettiklerini, işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine şiddetle karşı olduklarını ve Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi kategorik olarak reddettiklerini yinelediler."
İsrail'in yayılmacı politikalarının ve hukuka aykırı önlemlerinin devam etmesinin bölgedeki şiddeti ve çatışmayı daha da alevlendireceği ve barış umutlarını zedeleyeceği ifade edilen açıklamada, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkına bağlılıkları yinelenerek, bu kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu.
AK PARTİ'DEN SERT YANIT: İNSANLIK DIŞI VE KORKUNÇ BİR YAKLAŞIM
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten de Mike Huckabee ve Lindsey Graham'ın alçak sözlerine yanıt geldi.
Çelik, "İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkı ve egemenliği yoktur. İsrail’in, dost ve kardeş Arap Devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi gayrı meşrudur." dedi.
Sosyal medyadan paylaşımda bulunan Ömer Çelik şunları söyledi:
"İsrail’in Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimleri “mekansal soykırım” faaliyetidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ise açık saldırıdır.
ABD'nin İsrail Büyükelçisinin Netanyahu hükümeti tarafından Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşımdır. Bu Büyükelçinin teo-politik bir yaklaşımla bazı Arap devletlerinin topraklarını gaspetmeyi hedefleyen “Büyük İsrail” projesini savunması, en temel hukuk ilkelerine ve insanlık değerlerine karşıdır. Teolojik-fanatik iddiaların uluslararası hukukun yerine konulmaya çalışılmasının tüm bölgede çok vahim sonuçları olur. İsrail’in Ortadoğu’da egemenlik kurmasını savunarak kardeş devletleri tehdit eden bu yaklaşımı kökten reddediyoruz ve en güçlü şekilde kınıyoruz.
Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca “İsrail’in sınırları neresidir?” diye sorarak bu saldırgan ve işgalci zihniyetin sinsi planlarına karşı tüm dünyayı yıllardır uyarmaktadır. Yaşanan her gelişme Cumhurbaşkanımızın yıllardır BM kürsüsünden tüm dünyanın gözü önünde yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
“SOYKIRIM SİYASETİNİN PARÇASI”
Çocukların öldürülmesini savunmak cinayettir ve soykırımdır. Gazze ve Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerini ve yurtlarını işgal etmek soykırım siyasetinin parçasıdır. Bunlar tüm insanlık değerlerine saldırıdır. Bu zihniyetle mücadelenin insanlık mücadelesi olduğunu biliyoruz. Bu barbarlığa direnmek, insani ve siyasi olarak yapılması gerekenlerin ilk maddesidir. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve birleşik Filistin Devleti’ni savunmaya ve soykırımcı insanlık düşmanlarıyla mücadele etmeye devam edeceğiz.
“İSRAİL’İN SINIRLARI NERESİDİR?"
“Soykırım örgütü”ne karşı mücadele, insanlığı ve medeniyeti savunma mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Türkiye bu soykırım örgütüne karşı insanlık ittifakının en önünde yer alarak tarihin doğru ve haklı tarafında durmaktadır. Bugün herkesin barış, hukuk, adalet ve insanlık adına sorması gereken soru, Cumhurbaşkanımızın BM kürsüsünden defalarca sorduğu sorudur: İsrail’in sınırları neresidir?"
DÜNYA Haberleri
23.02.2026 - 12:39
23.02.2026 - 12:32
02.02.2026 - 12:10
23.12.2025 - 15:51
10.12.2025 - 12:47
19.11.2025 - 16:12
19.11.2025 - 14:45
28.10.2025 - 15:37
13.10.2025 - 16:40
13.10.2025 - 15:56