CHP hareketli bir döneme giriyor. İstanbul ve İzmir il kongrelerinin bu ay içinde, Ankara kongresi de en geç mart başında yapılacak.
Kurultayın ise mayısın üçüncü haftasında yapılması bekleniyor. Genel Sekreter Önder Sav’ın yine delegasyona hâkim olduğu görünüyor. Genel Merkez’in Sav tarafından temsil edilen yapısının kurultaydan ‘tulum çıkaracağı’ görüşünü öne çıkıyor.
İl Başkanlığı için Baykal’ın, İstanbul’a gelip Gürsel Tekin’i işaret etmesi üzerine bu makam için ‘yoklama’ yapmak isteyenler kenara çekildiler.
Ancak son anda bir Alevi adayın çıkarılabileceği uzak ihtimal değil...
Bu konudaki ‘muhalefet’ eski il başkanı ve İstanbul Milletvekili Şinasi Öktem tarafından yürütülüyor.
Gürsel Tekin, il başkanlığı için “Sıkıntı yok” diyor. 14 Şubat’taki İstanbul İl Başkanlığı seçiminde Divan Başkanlığı’nın Mustafa Özyürek tarafından yapılacağı öğrenildi. Oysa, İstanbul yönetimi Kemal Kılıçdaroğlu’na Divan Başkanlığı’nı önermeyi planlıyordu.
Delege yapısında Mehmet Sevigen’in bazı belediye başkanları ile ilçe kongrelerine müdahale ettiği ve “Genel başkan beni yeniden MYK’ya alacak” propagandası ile delegasyon üzerinde etki sağlamaya çalıştığı öğrenildi.
Sevigen’in 2009 Mart öncesinde hakkındaki iddialar nedeniyle “Aklandım” diyerek kurultayda MYK’ya girmek için yoğun bir gayret gösterdiği açık... Ancak karşısında Genel Merkez’de bir ‘kutsal ittifak’ın olduğu biliniyor. Bu isimlerin başını Mustafa Özyürek ile Yılmaz Ateş çekiyor. Yerel seçimler öncesinde Genel Sekreter Yardımcılığı’ndan istifa ettirilen Sevigen’in yerine Baykal’a yurt gezilerinde bu iki isim eşlik ediyor. Bu programlar bizzat Yılmaz Ateş tarafından gerçekleştiriliyor. Genel Merkez’e yakın bir PM üyesi “Sevigen, kurultayda çizik yiyebileceğinden İstanbul’da inanılmaz bir performans göstermeye çalıştı ama başarı sağlayamadı” diyor. Sevigen’in partiden istifa etmesine neden olan gerçek nedeni saklamaya çalışıyor. Hatırlanırsa, Sevigen lehine sonuçlanan son mahkeme kararı nedeniyle görevinden istifa etmedi. Sevigen’in görevinden istifa etmesinin esas nedeni satışına aracılık yaptığı bir araziye yapılacak işmerkezine ortak olma girişimi... Sevigen kendisini ‘az etik, çok etik’ sözleriyle savunmuştu kendisini...
Bu nedenle muhalifleri yeniden yönetime girmesini mümkün görmüyor.
MYK’DA NE OLABİLİR
Genel Sekreter Önder Sav ‘partinin sahibi’ olarak her zamanki ağırlığını sürdürüyor. Sav’a mesafeli olan Özyürek ve Ateş’in, Sevigen’in iyice bastırması karşısında Genel Sekreter’e daha yakın durdukları gözlerden kaçmıyor.
Mayıstaki kurultaydan sonra, daha önce yapılan tüzük ve program değişikliği partiye ‘şekilsel’ bir yapı kazandıracak. Son tüzük kurultayında Genel Sekreterlik makamı kaldırılan Önder Sav, tüzük değişikliğinin uygulanacağı mayıs kurultayı sonrasında Genel Başkan Yardımcısı olarak yönetimde yer alacak. Ancak Önder Sav, eşitler arasında birinci pozisyonu ile Baykal’dan sonraki en güçlü konumunu sürdürecek.
Çevresine “Deniz Bey beni yönetimde istiyor” diyen Mehmet Sevigen gibi Nesrin Baytok da MGK’ya girmek için kulis yapıyor. Ancak Baytok’un yeni MYK’ya girmesinin zor olduğu belirtiliyor.
YENİ İSİM YOK
İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in, İstanbul delegasyonunda ‘tümüyle’ ağırlık sağlamaması nedeniyle, Önder Sav’a yakın durmaya başladığı da kulislerin ayrı bir haberi...
CHP’de 20 olan MYK üyesi sayısı 14’e inecek. Buraya alınması beklenen ‘garanti’ isimler Önder Sav, Yılmaz Ateş, Murat Karayalçın, Mustafa Özyürek, Faik Öztrak, Bihlun Tamayligil ve Kemal Kılıçdaroğlu olarak görünüyor. İlhan Kesici’nin adı da MYK için geçiyor. Gürsel Tekin’in de MYK’ya girmesi şaşırtıcı olmayacak.
Önceki günkü Parti Meclisi toplantısına da bir yenilenme işareti yansımadı. Türkiye’nin birçok bölgesinden gelen PM üyesi CHP’liler, “Biz köklü bir değişim işareti almadık” yargısında birleşti.
Bir partili geçenlerde bize şöyle bir şey söyledi: “Kurultayda Baykal’ın bir sürprizi olabilir.” Sürpriz için kurultayı görmek gerekiyormuş...
İZMİR’E DİKKAT
TÜRKİYE’de CHP’nin en hareketli olduğu bölge Ege... Genel Merkez’in desteğini almış olan İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu için bir sorun görünmüyor.
Ancak, eski Belediye Başkanı Yüksel Çakmur’un bir ‘vefa’ borcu olarak yeniden partiye alınması ve ardından adının hemen il başkanlığı için kulislere yayılması, Genel Merkez yanlılarının tepkisine yol açıyor. İzmir’i ayrıca değerlendirmek gerekiyor.
‘Güç bizde ulan!’
yazının devamı için bu linki kullanabilirsiniz
Yalçın BAYER / Hürriyet