Taraf'dan, TSK'ya sert 'dinleme' cevabı
Yaşar Nuri'den bir Ramazan incisi daha
İnterneti az daha yok edeceklerdi!
KPPS rezaletinde kör düğüm çözüldü
Yerel Seçim Sonuçları
Yurtiçi Hava durumu

719. Hafta
03 | 05 | 09 | 34 | 36 | 44
21 AĞUSTOS 2010

148. Hafta
05 | 06 | 13 | 18 | 25 | 44
19 AĞUSTOS 2010

479. Hafta
05 | 12 | 23 | 24 | 30 + 13
18 AĞUSTOS 2010
Mehmet Altan
BU REFERANDUM BİZDE YAPILSAYDI
02 Aralık 2009 05:21
Dün baş döndürücü bir haber trafiği vardı. Ergenekon kapsamında 2004’ün kuvvet komutanlarının ifade verecek olması bile, İsviçre’deki “minare referandumunun” kabarttığı suları geriletemedi.

Referandum sonucu başta İsviçre kamuoyu olmak üzere, tüm dünyayı ayağa kaldırdı.

Görmek isteyenler demokratik ülkelerin yekpare olmadığını, oralardaki sığ bir bağnazlığa en büyük tepkinin gene o diyarların demokratik güçlerinden geldiğini gördüler. “Herkes bize düşman” edebiyatının yersiz olduğunu bir kez daha anladılar.

***

Bizim siyasiler de “minare yasağını” son derece “demokratik” bir anlayışla eleştirdiler.

Örneğin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grubunda yaptığı konuşmada şöyle diyordu:

“İnanç, düşünce ve bu tür özgürlükler insanın doğuşla birlikte kendisinin en doğal haklarıdır. Bunlar sonradan verilmez, bunlar doğuşla birlikte var olan haklarıdır, özgürlüğüdür. Şimdi dünyadaki bu yeni gelişme, maalesef sizin niçin şu ırktan doğduğunuzu veya şu inançla, şu düşünceyle doğduğunuzu sorgulayacak çağdışı, ilkel bir anlayışın tezahürüdür. Temenni ediyorum ki başta AB üyesi ülkeler, AİHM, ilgili merciler, hep birlikte duyarlılıklarını ortaya koysunlar ve dünyayı başta Avrupa olmak üzere böyle bir gerilime sevk etmesinler.”

Başbakan’ın bu haklı tespiti acaba toplum, devlet ve bireyler açısından ne kadar geçerli?

Biz “öteki”ne ne kadar saygılıyız?

Daha da ötesi, ortaya çıkan ırkçı tutuma biz çok haklı olarak kızarken, acaba bizim ülkemizde benzer bir referandum gayrimüslimler için yapılsa nasıl sonuçlanırdı? Başkalarının yaptığı çirkinlikler acaba bizim de temel hak ve özgürlükler konusundaki hassasiyetimizi artırıyor mu, yoksa “çifte standart” burada da padişah mı?

***

Zaman zaman yapılan anketler, devletin ve toplumun “ötekine” temel hak ve özgürlükler üzerinden bakmadığını, “benzeşmeyeni” dışladığını ortaya koyuyor. Düşünün ki Cumhuriyet’in 86. yılında Ermeni kökenli bir vatandaşımızın üniversite dışında “memurluğa” kabulü, hala manşetlik haber niteliği taşımakta...

Doğrusu bu da beni İsviçre’nin “minare” kararı kadar garipsetiyor.

***

Gene bu yılın başında...

Konda tarafından yapılan bir anket, “toplumun yüzde 73’ünün yabancıların mülk almasına karşı çıktığını” ortaya koymuştu.

Hâlbuki sadece Almanya’da Türk vatandaşlarına ait iki yüz bin gayrimenkul var.

Kısaca yurt dışında “özgürlük” ararken, yurt içinde bize “benzemeyenlere” fazla yaşam hakkı vermek istemiyorduk.

Başörtüsü yasağına karşı olan bir siyasetin, işlettiği belediyelerde kendi inancına ters düşenlere koyduğu yasaklar başka nasıl izah edilebilir ki?

***

Tabii...

2004-2005 yıllarında Türkiye’de başlatılan “misyoner” avına...

Rahip Santoro cinayetine...

Malatya’da Zirve Yayınevi’ndeki misyoner katliamına...

Hrant Dink cinayetine...

Yığınsal ve olağanüstü sert tepkiler verdiğimizi söylemek de çok zor.

Hâlbuki...

Almanya’da yaşayan 3,5 milyon Müslüman için 2 bin 500 ibadethane bulunuyor. Bunlardan 150 tanesi camii, diğerleri büyük mescit niteliğinde...

Minare tartışması acaba bize bir “özeleştiri” yaptırtabilecek mi?

***

Yaptırabilirse çok sevineceğim.

Eğer böyle bir mucize olur ise...

İsviçre’nin, yargıdan döneceğine emin olduğum bu garip kararı büyük bir iş başarmış ve başkasında çok “çirkin” bulduğumuz bir tavrın, artık bundan böyle bizler tarafından da yapılmayacağını, yapılırsa da el birliğiyle kınanacağını ortaya koymuş olacak.

Bu ne demek?

Türk’ün Kürt’ü...

Laik’in Müslüman’ı...

Müslüman’ın gayrimüslimi...

Sünni’nin Alevi’yi dışlamadığı ya da tersinin olmadığı bir Türkiye demek.

Yani...

Kimsenin kimseyi “ötekileştirmediği”, herkesin “temel hak ve özgürlüklere” son derece saygılı olduğu, çoğulcu, demokratik bir toplum demek...

Yoksa başkasına kızdığımız şeyleri kendimiz yapıyor isek bu tam bir “iki yüzlülük” ...

Yok, eğer başkasında eleştirdiğimizi kendimiz de yapmıyorsak, bu da demokratik bir olgunluk anlamına geliyor.

***

Kısacası... Samimiyetle sorup... Samimiyetle cevap verirsek... Benzeri bir konu buralarda referandum konusu edilse, sizce sonuç nasıl çıkardı?


Bu haber cafesyaset.com'da 801 kez okundu.

Yorumlar Toplam 1 Yorum Yapılmış
  • Ziyaretçi / 2009-12-02 11:47:52 Referandum
    Bizde İstanbulda AYASOFYAYI ibadete açalmmı diye soralım. Gücümüz varsa tabii. R.T.E VE AVENESİNE GÖRE DEV BİR ÜLKEYİZ. hADİ GÖRELİM.
1
GAZETE 1. SAYFALARI
YEREL SİYASET
Beykoz’da okullara boya desteği
Beykoz’da okullara boya desteği
Başbakan'ın hediyesi çöp toplama aracı Zile'de
Başbakan'ın hediyesi çöp toplama aracı Zile'de
Atatürk'ün Sivas'a gelişi canlandırıldı
Atatürk'ün Sivas'a gelişi canlandırıldı
Akgöl'de toplu balık ölümleri yaşanıyor
Akgöl'de toplu balık ölümleri yaşanıyor
Edremit İtfaiyesi ani müdahale aracı aldı
Edremit İtfaiyesi ani müdahale aracı aldı
Eceabat'ta yüzlerce ölü karabatak
Eceabat'ta yüzlerce ölü karabatak
İstanbul'da elektrik kesintisi uygulanacak
İstanbul'da elektrik kesintisi uygulanacak
Engelliler yarı olimpik havuzunun yapımı bitti
Engelliler yarı olimpik havuzunun yapımı bitti