Taraf'dan, TSK'ya sert 'dinleme' cevabı
Yaşar Nuri'den bir Ramazan incisi daha
İnterneti az daha yok edeceklerdi!
KPPS rezaletinde kör düğüm çözüldü
Yerel Seçim Sonuçları
Yurtiçi Hava durumu

719. Hafta
03 | 05 | 09 | 34 | 36 | 44
21 AĞUSTOS 2010

148. Hafta
05 | 06 | 13 | 18 | 25 | 44
19 AĞUSTOS 2010

479. Hafta
05 | 12 | 23 | 24 | 30 + 13
18 AĞUSTOS 2010
Şamil TAYYAR
ERDOĞAN, BAŞBUĞ'U NEDEN GÖREVDEN ALMIYOR?
09 Kasım 2009 08:20
Islak imzalı belgeden sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un pozisyonu, tartışma konusu oldu.

Özellikle liberal ve muhafazakar kesimde, Başbuğ’un görevden alınması konusunda giderek artan talep var.

Samimi olmak gerekirse, gönlümden geçen de budur.

Star Yazarı Berat Özipek’in Başbakan Erdoğan’ın da katıldığı bir toplantıda yüzüne baka baka, “Özal yaşasaydı, gereğini yapar, Genelkurmay Başkanı’nı görevden alırdı” demesi ve bu sözlerin uzun süre alkışlanması, tartışmaya farklı bir boyut kazandırdı.

Sözün sahibi bir akademisyendi, ancak söz akademik değildi. Toplantıya katılanların hissiyatına tercüman olduğu için karşılık buldu. O tablo, akademisyenlerle siyasetçiler arasındaki yaklaşım farklılığını ortaya koyması bakımından da önemlidir.

Akademisyen teorisyendir, siyasetçi uygulayıcıdır. İlkinde kimi zaman entelektüel fanteziler, ikincisinde realiteler ağır basar. Genellikle akademisyenlerin siyasette neden başarılı olamadığı sorusunun cevabı da kısmen yukarıdaki önermede gizlidir.

Evren patentliydi

Özal, gazeteci olarak yıllarca yakından izlediğim devlet adamı ve siyasetçidir. Ters düştüğüm anlar olsa da sevabını günahından fazla bulan, cumhuriyet tarihinin en önemli devrimcilerinden biri olarak gören biriyim.  

Şu anda çalışma odamda resmi bulunan Atatürk’ten sonraki tek siyasetçidir. Bu fikri yakınlık, sapla samanı birbirinden ayırmamıza engel olmamalıdır.

1983 yılında sandıktan tek başına iktidar çoğunluğunu elde eden Özal, ara rejim döneminden sıyrılıncaya kadar iktidarı Kenan Evren ve arkadaşlarıyla paylaştı. Bakanlar Kurulu listesini bile yıllarca birlikte yaptı. Mesut Yılmaz da Evren kontenjanından kabineye girmiş isimlerdendir.

O günlerde tıpkı Berat gibi sert tepki gösteren ve “darbecilere hesap soralım” diyenlere Özal’ın cevabı şöyle oldu: “Hükümet olmak ve iktidar olmak aynı değildir.”

Fantastik değil realist bir yaklaşımdı. Tümden kaybetmektense bir şekilde masanın kenarında oturmayı yeğledi.

Evren ve arkadaşlarının etkisiyle Demirel, Türkeş, Erbakan ve Ecevit’in siyasi yasaklarını referanduma götürecek kadar rotadan çıktığı dönemler oldu.

1988 yılı Temmuz ayında başına talih kuşu kondu. Genelkurmay Başkanlığı’na hazırlanan ve henüz kararnamesi imzalanmadan davetiye bastırıp sevenlerine dağıtan Orgeneral Necdet Öztorun, emekliye sevk edildi.

Berat’ın Erdoğan’a gönderme yaparken yaslandığı hadise de budur.

Oysa, operasyon Özal’a ait değildi, Evren patentliydi. Cumhurbaşkanı Evren, Öztorun’un Genelkurmay Başkanı olmasını istemiyordu. Özal’dan Necip Torumtay’ın Genelkurmay Başkanlığı kararnamesini kendisine getirmesini istedi.  

Öztorun, “Davetiye bastırdım, komutanlığıma engel olmayın, istiyorsanız bir gün sonra istifa ederim” dese de Evren’i ikna edemediler.  

İşte Kenan Evren sağ, sorun kendine. O sürece tanık olmuş önemli isimlerden Vehbi Dinçerler Ankara’da, arayın, anlatsın size.

Özal’ı takdir ettiğim tarafı, durumdan vazife çıkarmasını iyi bilmesi ve sivil siyaset adına kullanım becerisidir. Şu bir gerçek, Evren istemeseydi, Öztorun gitmezdi.

Nitekim Başbakan Erdoğan’ın dün bir TV kanalında, Genelkurmay Başkanı’nın görevden alınma prosedürünü anlatırken Bakanlar Kurulu ve Çankaya’ya gönderme yapması, bu realitenin başka türlü ifadesidir.

Torumtay’ın istifası

Necip Torumtay’ın Genelkurmay Başkanlığı’ndan istifası ise başka bir hadisedir. Torumtay’ın neden istifa ettiğini daha iyi anlamak için “Pusu” isimli son kitabımda da yer verdiğim şu anekdotu aktarmak isterim.

Özal, 1990 yılı Ağustos başında ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden bir süre sonra Çankaya Köşkü’nde mini zirve yaptı. Özal, hükümetten yanına sadece ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner’i aldı. Masadaki diğer konuklar Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay, Kara Kuvvetleri Komutanı Doğan Güreş, Deniz Kuvvetleri Komutanı İrfan Tınaz, Hava Kuvvetleri Komutanı Siyami Taştan ve Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis idi.

Musul ve Kerkük’e girerek Kuzey Irak’la federasyon tezi geliştiren Özal, toplantıda komutanlara sordu: “Musul ve Kerkük’e girersek zayiatımız ne olur?”

Torumtay sessiz kalınca devreye giren Taner, “30-40 bin arasında asker zayiatımız olur” dedi. Torumtay şaşkındı, kinayeli bir üslupla cevap verdi: “Sayın bakan bilginiz karşısında şaşırdım.”

O toplantı, sonun başlangıcı oldu. Cumhurbaşkanı Özal’ın federasyon projesine tepki olarak görevinden ayrılmayı tercih etti. Koltuğunu Doğan Güreş’e bıraktı.  

Ehven-i şer 

Sorunun bir önemli boyutu ise operasyon sonrası durumdur. Torumtay sonrası Güreş dönemi, şiddet politikalarının demokratik açılımlara ağır bastığı bir dönem oldu.

Siyasetçi, operasyona karar vermeden önce, muhtemel sonuçlarını da değerlendirmek durumundadır. Sözgelimi, Başbuğ’u aldığınız zaman TSK üst yönetiminde oynayacak taşlar, büyük önem verdiğiniz sivilleşme ve demokratikleşme politikalarını nasıl etkiler, buna cevap bulmak zorundadır.

Örnekle devam edecek olursak, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız’ın Genelkurmay Başkanı olacağı bir dönemi, pek hayra yorumlamam. Eğer başbakan olsam ve yapacağım operasyonun Iğsız’a bu yolu açacağını görsem, Başbuğ’la çalışmayı tercih ederim.

Akademisyenlerin, biz gazetecilerin fantezi lüksü var ama siyasetçi o kadar şanslı değildir. Siyaset, sonuç alma sanatıdır, aksi halde sandıkta bedel öder, akademisyenler ve gazeteciler ise bedelsiz fantezilere devam ederler.

Erdoğan akademisyenlere uysaydı, bugün partisi yoktu, kendisi de siyasi yasaklıydı. Doğru zamanda doğru yerde olmayı bilmek gerekir.  

Erdoğan’ın dün dediği gibi, kilidi belgedeki ıslak imza çözecek. Belgenin gerçekliğine paralel olarak İlker Paşa’nın talimat verdiği iddiası kesinleşirse, artık siyasi hesabın bittiği yer orasıdır.  

O koltukta oturamaz. Oturmaya devam ederse, faturayı başbakan öder.

NOT: Sevgili gönül dostları, dinlenmek için mola verelim dedik, bronşite yenik düştük. Boş duracağımıza hasta yatağında yine de yazalım istedim. TÜYAP Fuarı’na da gidemedim. Herkesten

özür dilerim.


Bu haber cafesyaset.com'da 4144 kez okundu.

Yorumlar Toplam 7 Yorum Yapılmış
  • ADNAN SANDIKÇI / 2009-11-09 21:32:16 GECMİŞ OLSUN
    SN Şamil ben elinize kaleminize sağlık sizi büyük bir şevkle okuyor ve takdir ediyoruz bu arada cok geçmiş olsun önce sağlı iyice dinlenin zinde ve sağlıkla karşımıza gelirsiniz inşallah allaha emanet olunuz
  • Halil Çelik / 2009-11-09 18:20:24 Şamil Efendi
    Bak gerçek ismimle yazıyorum. Polisiye işleri çok seviyorsun, savcılarla sevişiyorsun ya kimliğimi öğrenmende hiç zor değil. Bu can bu tende olduğu sürece, elime fırsat geçince sana hesap sormazsam, bana da namerd desinler. Ama bu hesap adalatin hesabı olacak, Senin Sn. Bahçeli yi Mit ajanı gösterdiğin seçimden önceki son günün hesabı olacak. Ben bu hesabı almadan uyumayacağım. Şimdilik cemaat desteği ile iyisin. Ama göreceğiz bakalım komplo nasıl kurulurmuş.
  • resif kesif / 2009-11-09 18:06:41 Ne zamandan beri cuntanın varlık sebebi olanlar cuntayı yargılabiliyorlar?
    Ne zamandan beri cuntanın varlık sebebi olanlar, açık kayıtlarda ve gizli eylemlerinde bu belli olanlar, hatta bu yüzden hapise girenler. cuntayı yargılabiliyorlar? Varmı başka bir yerde böyle demokratikşeme örneği? Söyleyinden bilelim
  • Ziyaretçi / 2009-11-09 14:50:25 Zaman ve Zemin
    Org.Başbuğu görevden alması değil mesele esas ondan sonrası önemli.12 Eylül öncesi demirel ve ekibi kenan evrene çok müsbet baktılar da noldua?Önemli olan başbuğdan sonra kim nereye gelecek ve o kişilerin zihniyeti ne?Bu çok iyi araştırılıp analiz edilmeli.Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak olmasın.
  • Turgut Acer / 2009-11-09 11:12:13 elbet'de,ama her isin bir zamani
    olsa gerek diye bakiyorum. Ben zannetmiyorumki sn. Erdogan geregini yapmasin. Neden sn. Basbakan Erdoganin Darbe planinda adi gecenleri görevden almiyor olmasi, sn. Tayyar Özal'la ilgili yazinizin bir bölümünde cevap olacak nitelik'de geciyor bence. AKP, Hükümet oldu,ama daha tam iktidar olamadi,zaten bütün bu entrika ve oyunlar'da onun icin olmuyor ve yasanmiyormu. Ama her seye ragmen yinede elbet'deki sn.Basbakan geregini bir an evvel yapmalidir, yapmak zorundadir. Dogru olani yapacagina'da inaniyorum.
  • Ziyaretçi / 2009-11-09 10:43:01 arkadaşa katılıyorum
    askerlikle ilgili biraz bilgisi olan herkes 0 belgelerin, andıçların ,fişlemelerin meşru hükümeti devirmenin gülen cematinin karalamanın hangi emir komuta zincirnde yapıldığını sağır sultan bile bilir
  • Ziyaretçi / 2009-11-09 09:47:44 Akıl
    Sayın Tayyar;bir subayın tek başına böyle bir planı hazırlayacağına inanabiliyor mu?Açıkça söylüyorum inanıyorsa SAFTIR.
1
GAZETE 1. SAYFALARI
YEREL SİYASET
Beykoz’da okullara boya desteği
Beykoz’da okullara boya desteği
Başbakan'ın hediyesi çöp toplama aracı Zile'de
Başbakan'ın hediyesi çöp toplama aracı Zile'de
Atatürk'ün Sivas'a gelişi canlandırıldı
Atatürk'ün Sivas'a gelişi canlandırıldı
Akgöl'de toplu balık ölümleri yaşanıyor
Akgöl'de toplu balık ölümleri yaşanıyor
Edremit İtfaiyesi ani müdahale aracı aldı
Edremit İtfaiyesi ani müdahale aracı aldı
Eceabat'ta yüzlerce ölü karabatak
Eceabat'ta yüzlerce ölü karabatak
İstanbul'da elektrik kesintisi uygulanacak
İstanbul'da elektrik kesintisi uygulanacak
Engelliler yarı olimpik havuzunun yapımı bitti
Engelliler yarı olimpik havuzunun yapımı bitti