Arınç, Güldal Mumcu'dan özür dileyecek
Oy kullanma yaşı 12'ye düşsün...
Arınç, Güldal Mumcu'dan özür dileyecek
Deniz Kuvvetleri'nde bir intihar daha
Yerel Seçim Sonuçları
Yurtiçi Hava durumu

691. Hafta
06 | 12 | 15 | 17 | 36 | 41
6 ŞUBAT 2010

120. Hafta
25 | 26 | 32 | 35 | 40 | 51
4 ŞUBAT 2010

451. Hafta
03 | 09 | 17 | 19 | 25 + 13
3 ŞUBAT 2010
Necati Doğru
BİZİM ÇİFTÇİYİ PAVYONA DÜŞMEKTEN KİM KORUYACAK?
09 Kasım 2009 08:18
Övünmek için söylemiyorum, ilk yazıyı ben yazmadım. İlk haberi VATAN Gazetesi muhabiri Kenan Butakın yazdı; “Frankeştayn ürün GDO’ya geçit verecek yönetmenlik çıktı” diye yayınladı.

Ben 3 gün sonra uyandım!

Kenan’ın haberinde bir satır olarak geçen bilginin peşine düştüm, bilgiyi geliştirip bir yazı yazdım. Yazının başlığını; “Milletvekilleri ABD’ye avanta geziye gitti ardından GDO geldi” diye koydum. Amerikan Tarım Bakanlığı ile dünya genetiği değiştirilmiş tohum üretiminin yüzde 71’ini elinde tutan ABD şirketinin yemeli-içmeli davetine giden TBMM Tarım Komisyonu üyesi 5 milletvekilinin ismini de yazıya yerleştirdim.

Avanta gezi vurgusu ateş oldu.

Toplumun dikkatini tutuşturdu.

Bir hafta içinde ne kadar çok yazı, TV programı, haber, söyleşi, tartışma, suçlama, karalama, savunma yazıldı!

Ne kadar çok kâğıt tüketildi!

Ne kadar çok mürekkep harcandı!

Ne kadar çok laf üretildi!

Asıl önemli nokta kayboldu.

Boğaz, gırtlak, yemek öne geçti.

GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) içeren ürünü yiyenlerin; organ hasarı, karaciğer yetmezliği, böbrek kifayetsizliği, kısırlık, erken doğum, düşük hastalıklarına yakalanacağı konuşulup yazılmaya başladı.

Oysa asıl olan pavyonluk olmaktı.

Öncelikli olarak önlem alınması gereken aslı bela; Türk çiftçisinin GDO pavyonuna düşmesi tehlikesiydi. Türk çiftçiliği; kolaylık, rahatlık, az çalışma, çok kazanma şişkin egosu ile GDO arasına sıkışma sürecine doğru sürükleniyordu.

Asıl ölümcül tehlike buydu!

Milletvekillerini davet etmişlerdi.

TÜBİTAK’tan da bir profesör!

Onu da konuk etmişlerdi.

Onlar ABD şirketiydiler, öncelik almışlardı, bilimsel çalışıyorlardı. Toprağa sadece tohum ekmiyorlardı, toprağa bilgi de ekiyorlardı; genetiği ile oynanmış tohumu toprağın bereketiyle buluşturuyorlardı..

Daha az su veriyorlar.

Daha az gübre atıyorlar.

Daha az ilaç kullanıyorlar.

Daha az çapa yapıyorlar.

Daha az emek veriyorlar.

Fakat daha fazla verim.

Çok daha fazla ürün!

Yüksek kazanç elde ediyorlardı.

GDO dediğimiz aslında buydu. Türkiye çiftçisi buna alıştığı zaman; bizim Adana’da pavyona düşmüş kızlar nasıl dümbüklerin esiri haline geliyorlar, bizim çiftçiler de GDO’lu tohum üreten Amerikan şirketlerinin bağımlısı haline gelecekti.

Gelecekti değil, geliyor.

Süreç başladı, işliyor.

Çünkü bu tohum, bir yıl ürün veriyor. İkinci yıl aynı üründen tohumluk olmuyordu.

GDO’lu tohum verimliydi.

Daha az masraflıydı.

Daha az emek istiyordu.

Fakat ikinci yıl kısırlaşıyor.

İkinci yıl yine o Amerikan şirketine gidecek, yine ondan GDO tohumu alacak, ekeceksin. Türk tarımı ve çiftçisi GDO’ya hâkim olanlara bağımlı hale gelecek, onlar istedikleri fiyatı dayatacaklar, istedikleri zaman da “sana bu yıl tohum yok” diyebilecekler. Adana’da pavyona düşmüş kızlar, nasıl, mamalarla pezevenklerin bağımlısı oluyorsa bizim Türkiye tarımı da GDO pavyonuna tam gaz koşuyor.

Yönetmenlik gidişi legalleştiriyor.

Asıl tehlike bu!

Oya Anadolu’nun tarlaları, toprakları, bağları, bostanları, yaylaları, meraları, ovaları GDO pavyonuna ihtiyaç duymayacak derecede zengin bitki çeşidine sahip. Türkiye üniversiteleri, araştırma laboratuvarları, Tarım Bakanlığı’nın araştırma enstitüleri, Orman Bakanlığı’nın yetişmiş insan kaynakları; Anadolu’da toplam 12 bin çeşit olan (bunun 3 bin 905’i endemik yani dünyada sadece bizim topraklarımızda var) bitki türünü geliştirecek çabayı gösterseler; Orta Doğu’da gıda arzı ve pazara hâkimiyet Türkiye çiftçilerinin yönetimine girecek.

Bizimki pavyona düşünce!

Yönetim GDO’cunun oluyor.

GDO’cu dünyaya hâkim oluyor.

Asıl tehlike budur.

 


Bu haber cafesyaset.com'da 426 kez okundu.

Yorumlar Toplam 1 Yorum Yapılmış
  • Ziyaretçi / 2009-11-09 16:36:29 gdo lu tohumlar
    lütfen G.D.O lu tohumları bilgisiz yorumlarla komik duruma düşmeyin.yazınızdaki tohum örnegi hibritler için geçerlidir.G.D.O.lu toh.lar ırk gibidir.açılım yapmaz.monsanto firması aptalmıki patent yasasındaki boşlukları bildigi için türkiyeye tohum vermesi firmanın intiharı olur. Ancak işlenmiş GDO lu mamülleri getirip pazarlaya bilir.buda monsanto fimasını ilgilendirmez.Bu fima üretimle ilgili çiftçiler bulmaya çalışır.monsanto firması hibrit tohum çalışması pek azdır.hibrit tohum bir sefere mahsus ekilir.İ
1
GAZETE 1. SAYFALARI
YEREL SİYASET
Ümraniye'de dehşet saatleri
Ümraniye'de dehşet saatleri
Maliye'nin canı asılsız ihbarlardan yandı
Maliye'nin canı asılsız ihbarlardan yandı
Kayseri-Malatya yolu ulaşıma açıldı
Kayseri-Malatya yolu ulaşıma açıldı
İstanbul'da kar geri döndü!
İstanbul'da kar geri döndü!
Palandöken Almanlar'a tanıtıldı
Palandöken Almanlar'a tanıtıldı
Bandırma'da okullara 5 gün tatil
Bandırma'da okullara 5 gün tatil
Beykoz Belediyesi'nden köpek zehirlemelerine kınama
Beykoz Belediyesi'nden köpek zehirlemelerine kınama
Kocaeli'de tarihi eser operasyonu
Kocaeli'de tarihi eser operasyonu