Esrarlı işaretler, terfilerini zora soktu
Kurtulmuş, parti için muhalefete yüklendi.
Erbakan, TV5'ten itaat çağrısı yaptı
CHP'nin yaman çelişkisi böyle şaşırttı
Yerel Seçim Sonuçları
Yurtiçi Hava durumu

714. Hafta
01 | 08 | 11 | 21 | 24 | 45
17 TEMMUZ 2010

143. Hafta
01 | 02 | 14 | 18 | 36 | 38
15 TEMMUZ 2010

474. Hafta
01 | 05 | 07 | 16 | 29 + 11
14 TEMMUZ 2010
Güncel
ORG. İLKER BAŞBUĞ'DAN NE SAKLANIYOR?
Org. İlker Başbuğ'dan ne saklanıyor?





04 Temmuz 2009 13:08

Genelkurmay askerî istihbaratı, Ogreneral İlker Başbuğ'dan bilgi ve belge mi saklıyor? Alper Görmüş'ün Taraf'taki dünkü yazısının ilgili bölümü...

Genelkurmay Başkanı’na rağmen?

Önceki gün telefonla katıldığım Kanal 24’teki “manşet” programında, Ergun Babahan bu tutuklamayı hatırlatarak sordu bana: “Sence Genelkurmay askerî istihbaratının bu türden faaliyetleri istihbar edememiş olması mümkün mü?”

Ona “bana pek mümkün görünmüyor” dedim ve neden böyle düşündüğümü de anlattım. Babahan, bana, “Askerî istihbaratın istihbar ettiği fakat Genelkurmay Başkanı’na bildirilmeyen bilgi ve belgelerden söz edebilir miyiz” gibi bir soru sormadı.

Ben, Ergenekon’un 10. dalgasında tutuklanan muvazzaf subaylar olayından yola çıkarak her iki soruyu da kendime sormuş, birinciye “mümkün değil”, ikinciye de “söz edebiliriz” cevabını vermiştim... Yani şöyle bir tabl Askerî istihbarat aslında her şeyi biliyor fakat bildiklerinin tamamını Genelkurmay Başkanı’na iletmiyor...

Ben 13 Ocak 2009 tarihli yazımda bunun mümkün olabileceğini, Nokta’nın yayımladığı ve sonradan yalanlanmayan, tekzip edilmeyen “Genelkurmay-STK’lar işbirliği raporu” örneğini vererek izah etmeye çalışmıştım. Şöyle demiştim:

“Mart 2004 tarihli sivil toplum örgütleriyle işbirliği belgesinin, ‘Sarıkız’ ve ‘Ayışığı’ darbelerini engellediğini bildiğimiz zamanın genelkurmay başkanı Hilmi Özkök döneminde hazırlanmış olması, dikkat çekici bir nokta olarak not edilmeli. Soru şu: Hilmi Özkök bu belgeden haberdar mıydı, değil miydi? Meşruiyet konusunda o kadar hassas olan bir genelkurmay başkanının, başında bulunduğu ordunun balıklama siyasete dalması anlamına gelecek böyle bir ‘işbirliği’ne cevaz vermesi pek mantıklı görünmüyor. İkinci ihtimal, bu yeni konseptin onun bilgisinin dışında geliştirilmiş olmasıdır, ki bu bana çok daha güçlü bir ihtimal olarak görülüyor.

“Nereye gelmek istediğimi anlamışsınızdır: Acaba ordu içinde emir-komuta zinciri dışında bir istihbarat mümkün müdür? Soruyu şöyle de sorabiliriz: askerî istihbaratın, Genelkurmay’ın inisiyatifi dışında bir irade ortaya koyması ve bazı görev alanlarında o kadar da ‘sıkı’ çalışmaması mümkün müdür? Polisin dışardan gördüğünü askerî istihbaratın içerden görmemesini ben başka türlü izah edemiyorum doğrusu.”

Başbuğ’un cuntayı bilmeme ihtimali?

Ergenekon savcılarının “Karargâhtan Ergenekon çıkarma” faaliyeti derinleşerek sürerse, İlker Başbuğ ne yapacak? Doğrusu, karargâhtaki bu “unsur”lardan haberinin olmadığını kamuoyuna inandırması hayli zor olacak. Çünkü bu “unsur”ların oralarda bir yerlerde barınıyor olmaları öyle akla hayale gelmeyecek bir ihtimal değildi. Dolayısıyla da “demokrasi dışı unsurları TSK’da barındırmamaya” ant içmiş bir komutanın, emri altındaki istihbaratı her an uyanık tutmasını beklemekten daha normal bir şey olamazdı. Çünkü:

Birincisi: 2003-2004’teki darbe girişimlerinin başındaki komutanlar emekli olmuş ya da tutuklanmıştı ama “genç subaylar”a dokunulmamıştı.

İkincisi: O girişimlerde başı çeken komutanların İlker Başbuğ’u “kariyerist” olmakla, “Genelkurmay Başkanlığı yolu açık” olduğu için kendilerine katılmamakla suçladıklarını Darbe Günlükleri’nden biliyorduk.

Üçüncüsü: En önemlisi bu... 15 haziran tarihli Taraf’ı hatırlayalım... Üç gün önceki “AKP’yi ve Gülen’i Bitirme Planı”nın hemen ardından Mehmet Baransu bir emekli orgeneralle konuşmuş, o orgeneralin “o ekip” konusunda İlker Başbuğ’u uyardığını öğrenmiştik. O haberi hep birlikte tepeledik; oysa ne kadar önemliydi. Unutmayın, İlker Başbuğ o haberi yalanlamadı, “Hayır, beni kimse uyarmadı” falan demedi... Yalnız bu bile “ekip”in mevcudiyetini kanıtlamaya yeter, fakat her nedense Başbuğ’a bu hiç sorulmadı. Ben Ankara’daki son basın toplantısında olsaydım tek soru hakkımı kesinlikle bu çerçevede kullanırdım.

Şimdi bütün bunlar ortadayken, İlker Başbuğ’un hiçbir şeyden haberinin olmaması çok mantıklı gelmiyor bana... Fakat bir yandan da bütün kamuoyunun önünde verilmiş “ba-rı-na-maz” sözleri var.

Siz ne diyorsunuz?

TARAF



Bu haber cafesyaset.com'da 206 kez okundu.
GAZETE 1. SAYFALARI
YEREL SİYASET
Statta koşarak form tutuyorlar
Statta koşarak form tutuyorlar
2. Anamur Muz Festivali başladı
2. Anamur Muz Festivali başladı
Ankara'da elektrik kesintisi uygulanacak
Ankara'da elektrik kesintisi uygulanacak
Erzurum Polisan’la renkleniyor
Erzurum Polisan’la renkleniyor
Furkan'ın kabrini ziyaret etti Müslüman oldu
Furkan'ın kabrini ziyaret etti Müslüman oldu
Anamurlular muz festivali için koştu
Anamurlular muz festivali için koştu
1,20'lik çaycı evlenmek için para biriktiriyor
1,20'lik çaycı evlenmek için para biriktiriyor
'Sanatçıların Gözüyle Merzifon' resim sergisi
'Sanatçıların Gözüyle Merzifon' resim sergisi