17:01 - Gülerce'nin CHP'ye oy verme şartı  -  12:34 - İşte CHP'nin imam başkan adayı  -  12:23 - Yargıtay'dan müthiş rüşvet kararı  -  12:07 - Baykal'ın sessiz reformu  -  11:54 - İncetahtacı ölmedi, öldürüldü!..  -  11:31 - Evlerdeki Atatürk resimleri  -  11:11 - Gökçek iyice köşeye sıkıştı  -  11:09 - İşte Çölaşan'ın Baykal'a çağrısı  -  10:44 - Aysun Kayacı sizden daha bilinçli  -  10:39 - Hayret... Tek bir gazete bile  -  10:37 - Bu nasıl Başbakanlık müşaviri!..  -  09:27 - Dünyada 180 milyon şeker hastası var  -  09:22 - CHP'den tepkiler  -  09:19 - Memecanların suçu ne?  -  09:18 - Muammer Güler'in yerine kim?  -  01:31 - Sucukçu  -  01:02 - Clinton Dışişleri Bakanlığını kabul etti  -  00:55 - Çarşaflı CHP'liler  -  00:52 - Velev ki amacı TSK'yı yıpratmak olsun  -  00:42 - TSK yazıyor, AKP oynuyor söylemi  -  





En Çok Okunanlar
Muammer Güler'in yerine kim?
Hayret... Tek bir gazete bile
Komutanın cevabı, tüm Türkiye'yi tatmin etti mi?
Ben kimin adamıyım?
Gülerce'nin CHP'ye oy verme şartı
"Tombala vekil!"
Velev ki amacı TSK'yı yıpratmak olsun
Çarşaflıya rozet... Fotokopi, asla Asıl olamaz!
Çarşaflı CHP'liler
TSK yazıyor, AKP oynuyor söylemi
Sucukçu
Aysun Kayacı sizden daha bilinçli
"Basın bilgilendirme toplantısı" mı, "PİKNİK" mi?
Memecanların suçu ne?
İncetahtacı ölmedi, öldürüldü!..
Rasgele Videolar
Bush'a zor sorular
Metin Yüksel
Manisa'da tartışan vekiller
Enis Berberoğlu
Bombanın patladığı an
Sarkozy basın toplantısında sarhoş
"Gülüm benim" Gül için klipleşti
lost
İhsan Doğramacı
Yorum farkına bakın hele
Abdullah Gülüm benim
Koray Aydın'dan süper reklam
Mehmet Barlas'tan şarkılı veda
Prof.Dr.Muhammed Ikbal'in rüyasi
Zeytinburnu'nda çöken bina
Foto Galeri
Topbaş ve Gökçek'in oy oranı ne
'Sizi polislere vurdururum' VİDEO
TBMM'de yumruklar konuştu..
Kenan Evren Paşa kime dua etti?
34 yıl sonra şehide karanfil
Genelkurmay afişlerindeki 'gizem'
Salonda 'Mücahit Erbakan' sesleri
Fehmi Koru'nun mutlu günü
Erdoğan sözünün arkasında durdu
Baykal, baktı baktı sonra götürdü
Ergenekon duruşmasından ilk resimler
Başkan adayları prezervatife girdi
Baykal'ı şoke edecek anket!
Kızıl duvarlar 'Estergon'la inledi
İşte duruşma salonu
Yazık, Türkiye'nin morali yine bozulmaya başladı!
Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük. Böylesi günlerde yazı yazmanın dayanılmaz ağırlığı bir kez daha üstüme çöküyor.
  07 / 10 / 2008 07:35

HASAN CEMAL'in yazısı...

Yazık, Türkiye’nin morali yine bozulmaya başladı!

Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük. Böylesi günlerde yazı yazmanın dayanılmaz ağırlığı bir kez daha üstüme çöküyor.
Hep aynı şeyi yazmak...
İşkence gibi.
Şehitler, ölümler, acılar.
Kan ve gözyaşı...
Ne yazayım?
Ne yazabilirim ki? Yeni ne söyleyebilirim ki? Açacak yeni bir pencere kaldığını sanmıyorum.
Yıllardır kimbilir kaç yazı yazdım, televizyonlarda ne kadar çok ahkam kestim. Yetmedi, oturup bir de tuğla gibi kitap yazdım.
Ama film hâlâ değişmedi.
Yüreği yanan insanlar, her yanda infial, PKK’nın şiddet ve terör eylemlerine okunan haklı lanet...
Ne yapayım?
Ben de duygusal patlamalara boyun mu eğeyim? Benim işim bu değil. Doğru bildiğimi söylemeye devam etmek benim yolum...
PKK yangını büyütmek istiyor.
Bunun için tuzak kuruyor.
PKK, Türkiye açısından hedef büyütmek istiyor.
Türkiye’yi Irak Kürtleri ile savaştırmanın, mümkünse ABD ile karşı karşıya getirmenin peşinde PKK.
Türkiye’yi saldırgan, işgalci konumuna düşürerek Kürt sorununu daha çok uluslararası sahneye taşıyacağı görüşünde. Türkiye’nin böylece AB ile çatışacağını varsayıyor.
Şunun da farkında PKK:
Terör ve şiddet dalgası kabardıkça, bu ülkede Türk milliyetçiliği ile birlikte Kürt milliyetçiliği de kabaracak, böylece bazı kıvılcımlarla Türk-Kürt çatışması sahneye çıkabilecek.
Güneydoğu’da olağanüstü hal, sıkıyönetim senaryolarının kapıyı çalabileceği, terörle mücadele adına hak ve özgürlükleri budayıcı düşüncelerin yeniden su yüzüne vuracağının da çok iyi farkında PKK...
Ne yapalım?
Kuzey Irak’a tankla topla girelim, Barzani’yi de vuralım, ABD ile de gerekirse çatışalım, AB’nin canı cehenneme diyelim.
Öyle mi?
Ama bütün bunların PKK’yı güçsüzleştireceğine, Türkiye’yi şiddet ve terör belasından kurtaracağına, Kürt ayrılıkçılığını sona erdireceğini mi sanıyorsunuz?
Ben sanmıyorum.
Sayın Erdoğan;
‘Politika’yı yapacak olan, bütüncül bir ‘strateji’yi oluşturacak olan en başta siyasal iktidardır, seçilmiş hükümettir. En büyük tehlike ise duygusal patlamalara boyun eğmektir.”(Bir yıl önceki, 23 Ekim 2007 tarihli yazımdan)
* * *
Diyelim ki:
Tankla topla girdik ve bütün Kuzey Irak’ı işgal ettik.
Kürt sorunu biter mi?
Diyelim ki:
Bütün Kuzey Irak’ın işgaliyle PKK konusunda her şey yerle bir edildi.
Kürt sorunu biter mi?
Diyelim ki:
Kuzey Irak’a girmekle kalmadık, bölgede Barzani’yle Talabani’nin devletleşme sürecine de son noktayı koyduk.
Kürt sorunu biter mi?
Diyelim ki:
Sınırlarımız içinde PKK’ya teslim bayrağı çektirdik.
Kürt sorunu biter mi?
Diyelim ki:
PKK ve terörünü bitirdik.
Kürt sorunu biter mi?
Hayır bitmez!
Çünkü temel sorun Kürt sorunudur. Kürt sorunu olduğu içindir ki PKK vardır, şiddet ve terör vardır.
Onun için de PKK’yı bitirebilirsiniz, ama Kürt sorunu varlığını devam ettirdiği sürece, bir başka PKK çıkabilir; içeride ve dışarıda Türkiye’yi ciddi biçimde istikrarsızlaştıracak yeni sorunlar başınıza sarılır.
Devletin şiddet ve terörle haklı ve meşru mücadelesi hiç kuşkusuz sürmelidir. Ama bu bize sorunun sihirli reçetelere yer bırakmayan çok boyutluluğunu kesinlikle unutturmamalı. Tankla topla büyük bedeller ödeyerek, kan ve gözyaşı dökerek şiddet ve terörü geriletebilirsiniz.
Geçmişte bu bir ölçüde yaşandı.
Ancak ‘Kürt sorunu‘nu unutur, göz ardı ederseniz fazla değişen bir şey olmaz. Katlanılan büyük fedakarlıklar ne yazık ki fazla bir işe yaramamış olur. Onca kan ve gözyaşından sonra bir kez daha başladığınız yere dönersiniz.
Yıllardır bu yaşanmıyor mu?
Kısır döngü eğer kırılmak isteniyorsa, sorunun Kürt sorunu diye adını da koyarak, kapsamlı bir strateji geliştirmek şarttır.
Sayın Erdoğan;
Bu da vizyon, siyasal irade, kararlılık ve cesaret gerektirir. Yoksa, ‘eskiler’den farkınız kalmaz.
“Kalkın ey ehli vatan!” avazeleri ve savaş tamtamları arasında tezkere çıkarmak, belki işin kolayına kaçmaktır.
Stratejistlerin en ünlüsü Çin’li general Sun Tsu bundan yirmi yüzyıl önce demiş ki:
Stratejiden yoksun taktikler sadece kuru gürültüdür.(Bir yıl önceki, 18 Ekim 2007 tarihli yazımdan)
* * *
Daha ne yazayım ki?
Geçen yılki Dağlıca baskınından sonra yazdıklarıma Aktütün acısından sonra daha ne ekleyebilirim ki?
Belki şöyle bir soruyla noktalanabilir yazı:
PKK ve Kürt sorunu konusunda Başbakan Erdoğan da ‘eskiler’ gibi eskinin inkar ve sopa siyasetine teslim mi olacak?
Gidiş öyle gibi...
Yazık, Türkiye’nin morali yine bozulmaya başladı.

 

h.cemal@milliyet.com.tr

 

MİLLİYET

Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorum Yaz
Yorumlar - 0/0

Henüz yorum yapılmamış.

CHP'den tepkiler
Taha Akyol
Milliyet
Çarşaflıya rozet... Fotokopi, asla Asıl olamaz!
Hasan Karakaya
Vakit
Ben kimin adamıyım?
Sabahattin Önkibar
Yeniçağ
Komutanın cevabı, tüm Türkiye'yi tatmin etti mi?
A. İhsan Karahasanoğlu
Vakit
Sucukçu
Bekir Coşkun
Hürriyet
Memecanların suçu ne?
Mehmet Ali Birand
Posta
Velev ki amacı TSK'yı yıpratmak olsun
Nuh Gönültaş
Bugün
Hayret... Tek bir gazete bile
Mehmet Altan
Star
Aysun Kayacı sizden daha bilinçli
Ahmet Kekeç
Star
"Tombala vekil!"
Abdurrahman Dilipak
Vakit
Çarşaflı CHP'liler
Toktamış Ateş
Bugün
Baykal'ın sessiz reformu
Erdal Şafak
Sabah
TSK yazıyor, AKP oynuyor söylemi
Ahmet Taşgetiren
Bugün
"Basın bilgilendirme toplantısı" mı, "PİKNİK" mi?
Serdar Arseven
Vakit
İşte 'Ya sev, ya terk et'in babası
Ünal Tanık
Cafesiyaset
Yeni Kırılmalar
Celal Kazdağlı
Cafesiyaset
Evlerdeki Atatürk resimleri
Ersoy Dede
Cafesiyaset
"Bütün dünyayı verseler ve buna karşılık bir karıncanın ağzındaki daneyi almamı isteseler, bu zulmü yapmam." Hazret-i Ali
RSS