Böylece Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan ismini açıkça telaffuz ederek, yeni bir iktidar-medya savaşı başlatıyordu.
07 / 09 / 2008 08:12
MAHMUT ÖVÜR'ün yazısı
Başbakan Erdoğan'ın 'Hilton' isyanı!
İstanbul Güngören'de AK Parti ilçe kongresindeyiz...
Başbakan Erdoğan, Güngören'deki AK Partilileri de yalnız bırakmıyor.
Ama sadece Başbakan Erdoğan değil, genel başkan yardımcıları DengirMirMehmetFırat, Halukİpek, Devlet Bakanı NimetÇubukçu, eski İçişleri Bakanı AbdülkadirAksu ve çok sayıda AK Parti milletvekili kongreyi izliyor.
Başbakan Erdoğan'ın kongre salonuna girişi coşkuya yol açıyor. Herkes merakla başbakanın konuşmasını bekliyor. Ve Erdoğan kürsüye çıkıyor.
Konuşmasına, önce AK Parti'nin Türkiye'de nasıl bir değişim yarattığını anlatarak başlıyor. Sonra salonun sıcaklığına dayanamayarak katılanlardan izin istiyor ve ceketini çıkartıyor.
Yanımda oturan bir AK Partili sanki olacakları öngörmüş gibi şöyle diyor: "Başbakanceketiçıkardıysakonuşmasısertleşecek..."
Bir süre sonra Başbakan Erdoğan, kürsüdeki mikrofonu bırakıyor ve serbest mikrofonu eline alıyor.
Anlaşılan bundan sonra yazılı metne bağlı kalmadan konuşacak. Öyle de yapıyor.
Doğan Medya grubu gazetelerindeki kampanyaları kastederek şöyle diyor: "AleyhimdekikampanyalarınteksebebiHilton'dur.Hilton'dakigereklitadilatlarıyapmadığımıziçinbanavepartimesaldırıyorlar..."
Böylece Başbakan Erdoğan, AydınDoğan ismini açıkça telaffuz ederek, yeni bir iktidar-medya savaşı başlatıyordu.
Acaba salondakiler, AK Parti tabanı başbakanın konuşmasını nasıl izliyordu?
Konuşma sürerken, ben de çevremde oturanları, salondan pür dikkat başbakanı izleyenleri gözledim. Kalabalık, başbakanı inanılmaz bir ilgi ve dikkatle dinliyordu. Ve her sert çıkışı coşkuyla alkışlanıyor, hatta yer yer, "Bravo,sonunakadarbuişlerinüzerinegit" sesleri duyuluyordu. Hatta biri şöyle bir benzetme yapıyordu: "İkinciUzanbunlar..."
"Pazarlığaoturmadık"
O an basında yaşanan eski kavgaları; 1988'de Rahmetli Özal'la Hürriyet'in o dönemki patronu Erol Simavi arasında, sonra 1999'da o zaman Milliyet gazetesinin sahibi Aydın Doğan'la Çiller arasındaki sert kavgaları düşünüyorum.
Şimdi 10 yıl sonra bu kez Erdoğan'la Aydın Doğan kavgası başlıyor. İlk kez bir başbakanı bu kadar iddialı görüyorum. Çünkü daha önceki kavgalarda farklı iddialar söz konusuydu. Ama şimdi, hem de bir başbakanın ağzından bir "rant" iddiası var; "HiltonOlayı" tam da bu işte...
Biraz ayrıntı verelim. Hilton Oteli'ni AydınDoğan aldıktan sonra otelin arsasına "rezidansveişmerkezi" yapma talebi vardı. Hatta 1/1000'liklerinin Şişli Belediyesi'nce yapılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne gönderildiği biliniyor. Bu yol hukuken doğru olmadığı gibi inşaat talebinin de 200-250 bin metrekare gibi çok yüksek olduğu iddia ediliyor. Erdoğan, Hilton arsası konusunda "pazarlığaoturmadığı" gibi çok çarpıcı bir gerçeği dile getirerek sözlerini şöyle noktalıyordu:
"Tayyip Erdoğan'ı bu pazarlığa oturtamadığın için bu çılgınlıkları yapıyorsun. Şimdi açık söylüyorum, Hilton Oteli'nde istediğin plan tadilatını bana ve belediye başkanıma yaptıramadığı için bu adımları atmaktadır... Bizzat bana bunu teklif etmiştir, bizzat belediye başkanıma bunu teklif etmiştir."
Güngören'deki parti kongre salonunda bu sözleri duyunca bu kavganın pek de ötekilere benzemeyeceği anlaşılıyordu.
Çünkü ilk kez bir başbakan somut bir olaydan söz ediyor ve bunu kamuoyuna açıklıyordu.
Bir medya patronu böylesine ağır bir suçlamanın altından nasıl kalkacak ve bu tartışma İstanbul'daki rant gerçeğine nasıl yansıyacak doğrusu merak ediyorum.
"Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir." Atatürk
GÜNÜN FOTOGRAFI
Hava Durumu
Şans Oynları
634. Hafta 10 | 30 | 34 | 35 | 39 | 44 3 OCAK 2009
394. Hafta 01 | 02 | 11 | 12 | 31 + 12 31 ARALıK 2008