02:01 - Taşlar yerinden oynadı  -  01:53 - Camiaya açılan Baykal'a 8 taktik  -  01:49 - "Baykal'ın rozet taktığı çarşaflılar"dan CHP'ye isyan!  -  01:46 - Demirel ve ötekiler...  -  01:40 - CHP değişiyor mu, seçimler yaklaşıyor ondan mı?  -  01:37 - Kara çarşaflı CHP'li olamaz mı?  -  01:34 - Başkan adayları; Karayalçın ve Aslan  -  01:28 - Erdoğan'ın Baykallaşması, Baykal'ın Tayyipleşmesi  -  01:27 - Gündüz Aktan için şok iddia  -  01:16 - Hani İmralı'da işkence görüyordu  -  00:38 - Çetin Altan 'darbesever' çıktı  -  00:28 - İşeri: AKP terör konusunda kararsız  -  00:09 - Veli Küçük hakkında yayın yasağı  -  22:51 - Lice'de çatışma: 2 şehit  -  17:34 - İşte 'Ya sev, ya terk et'in babası  -  17:14 - MİT Müsteşarlığına sürpriz aday!  -  17:09 - Zahid Akman'dan Vatan'a tekzip  -  17:00 - Soylu'nun mahalli seçimler sırrı!  -  16:41 - Ağrı'da çatışma: 1 binbaşı şehit  -  16:39 - Aleviler mitinglerde kullanıldı  -  





En Çok Okunanlar
Aldırma Baykal aldırma
İşte Erdoğan'a sunulan o belge
MİT Müsteşarlığına sürpriz aday!
Emin Çölaşan pislikten beslenir
Başbakan'ın karşısında sarhoş oldum mu?
Orgeneral İlker Başbuğ'a bravo!
Başbakan'a talimat veren sarhoş!
Sakala tükürmek bıyığa tükürmek
Bakan'dan tek kelimelik cevap!
Baykal'a kim 'dur' diyecek?
Hoş ama boş senaryolar
Baykal'la siyasal inandırıcılık çok zor
CHP'nin çarşafla imtihanı
AKP'nin rakibi CHP mi?
İyi ki Bay Baykal, benim avukatım değil!
Rasgele Videolar
Başbakan Erdoğan İl Başkanlarına sesleniyor
Siyaset meydanında kavga
Emre resmen Fenerbahçeli
Ali Dinçer
Kürsüden yeni toruna mesaj
Mesut Yılmaz'a ilham veren klip
Miting rağbet görmedi
Baghdatis
Baykal sözünü tumadı
"Battle at Kruger"
Baykal'dan hükümete gönderme
Tuncay Özkan programı berbat etti
Metin Yüksel
Bülent Ecevit - Türban tepkisi (Arşiv TBMM)
Erdoğan'dan Galatasaray esprisi
Foto Galeri
Topbaş ve Gökçek'in oy oranı ne
'Sizi polislere vurdururum' VİDEO
TBMM'de yumruklar konuştu..
Kenan Evren Paşa kime dua etti?
34 yıl sonra şehide karanfil
Genelkurmay afişlerindeki 'gizem'
Salonda 'Mücahit Erbakan' sesleri
Fehmi Koru'nun mutlu günü
Erdoğan sözünün arkasında durdu
Baykal, baktı baktı sonra götürdü
Ergenekon duruşmasından ilk resimler
Başkan adayları prezervatife girdi
Baykal'ı şoke edecek anket!
Kızıl duvarlar 'Estergon'la inledi
İşte duruşma salonu
TSK'dan beklenen
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yeni komuta kadrosunun belirlenmesi medyada çeşitli beklentilerin sergilenmesine sebep oldu.
  09 / 08 / 2008 09:06

M. ALİ KIŞLALI'nın yazısı

TSK'dan beklenen

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni komuta kadrosunun belirlenmesi medyada çeşitli beklentilerin sergilenmesine sebep oldu. Bunların bir kısmının TSK’nın işlevinin tam bilinmemesinden ileri geldiğini düşünüyorum. Belki bir kısmı da, bu ülkenin en önemli kurumlarından birinin kendini topluma iyi anlatamamasının neticesi.
Oysa TSK’nın iki görevi var: Bunlar Cumhuriyet’in ve anayasal rejimin korunmasıyla ilgili.
27 Mayıs öncesi durum ve bu kurum ile ilgili uygulamalar bir yana, daha sonraki dönemde, bu konulara ilgi duyan bir basın mensubu olarak gördüğüm değişmeyen bir şey var.
O da TSK’nın başına hangi komutan ve heyeti gelirse gelsin temel yaklaşımın kırmızı çizgilerinin muhafaza edilmesidir. Çünkü tüm TSK bu prensiplere göre yetişiyor.
Bu çizgileri deneyimli politikacı Mesut Yılmaz veciz şekilde Avrupalılara ifade etti, “Türkiye’de askerin kaygısı ülkenin bölünme ve dini yönetime dönüşme olasılığından gelir. Siyasi iktidarlar onları bu konularda temin ettikleri takdirde asker ile sivil arasında sorun olmaz” dedi.
İşte, kendisine aydın denen birçok kişinin bu gerçeği anlaması için hâlâ bir çaba göstermediği görülüyor. Böylece doğru olmayan ‘Türkiye’de asker siyasete karışıyor’ görüntüsü yaratılıyor. Her komuta kademesi değişikliği sırasında da, yeni gelen başkomutanın ortama damgasını nasıl vuracağı hakkında beklentiler oluşuyor. Bu yanılgılara biraz da göreve gelen Genelkurmay Başkanlarının kişiliklerinden ileri gelen üslup farklılıkları sebep oluyor.
Birbiri peşi sıra bu makamı üstlenen üç orgeneralin yaklaşımının farklılıklarının ardındaki değişmeyen temel prensipler dikkatten kaçıyor.
Bunda biraz Hilmi Özkök’ün, kimi meslektaşlarım ve kimi silah arkadaşları tarafından tanımlanmasındaki vurgulama da rol oynadı. Medyaya zaman zaman ‘demokrat’ olarak sunuldu. Dönemi sonunda da kimi silah arkadaşınca yaklaşımı ‘TSK’ya ağırlık kaybettirdi’ olarak değerlendirildi. Oysa Hilmi Paşa esasta TSK’nın yasal misyonu ile ilgili ‘kırmızı çizgiler’in ne olduğunu hem hareketleri, hem de söylemiyle gerekli zeminde hep açıkça ortaya koymuştu.
Yaşar Büyükanıt ise, Özkök’e göre daha sert görünüm kazanmıştı. Çünkü camiada onun bıraktığı eksiklik görüntüsünün farkındaydı. Bunu üslup farklılığını giderici yaklaşımla telafi etmek istedi. Ancak görevi sırasında karşılaştığı olaylar kendisine bu olanağı sunmadı.
Şimdi farklı kişiliği ve üslubuyla İlker Başbuğ bu önemli görevi üstlenmiş bulunuyor. O da TSK’nın bilinen ana çizgilerini, ancak kendi üslubuna göre izleyecek.
Özkök ve Büyükanıt dönemlerinin içinde yaşadığından, onların üslup kaynaklı zayıf ve kuvvetli yanlarını biliyor.
Bu deneyimlerine göre davranacağını düşünüyorum.
Bu kişisel gözlemlerime dayanarak yaptığım değerlendirmenin sebebi; kimi çevrede ve medyada ifade edilen ‘TSK’dan beklentiler’deki farklılıklar ve kaygılar oluşması.
Türkiye’nin bir bunalım, hatta kaos döneminden geçtiği bugünlerde TSK’nın yeni komuta heyetinin, hem AKP siyasi iktidarı ile olabildiğince uyum içinde olmasına hem de bilinen temel sebeplerden dolayı kendisinden büyük beklenti içinde olan kitleleri umutsuzluğa sevk edici hareketlerden kaçınmasına gereksinim var.
Bunu onlara ‘darbe’ ya da ‘müdahale’ umudu vererek değil, meşru zeminlerde uygun görüş ve kararlılık açıklayarak yapması gerekiyor.
Bu hassas konuda, son Yüksek Askeri Şûra toplantısından, siyasi iktidarı tedirgin ettiği bilinen ‘ihraç’ kararlarının çıkmamış olmasının tartışmalara ve tereddütlere sebep olduğu görülüyor.
Bu durumun CHP tarafından gündeme getirilen, Büyükanıt’a sağlanan zırhlı araç konusuyla gerginleştirilmesi de rahatsızlık yaratıyor.
TSK’nın her şeyden önce, günün kendine özgü koşulları içinde, kendini ve topluma anlatması gereken sorunları iyi izah etmesi gerekiyor.

Radikal

Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorum Yaz
Yorumlar - 0/0

Henüz yorum yapılmamış.

Camiaya açılan Baykal'a 8 taktik
Ahmet Hakan Coşkun
Hürriyet
Taşlar yerinden oynadı
Cüneyt Ülsever
Hürriyet
Erdoğan'ın Baykallaşması, Baykal'ın Tayyipleşmesi
Nuh Gönültaş
Bugün
Demirel ve ötekiler...
Abdurrahman Dilipak
Vakit
Başkan adayları; Karayalçın ve Aslan
Toktamış Ateş
Bugün
Kara çarşaflı CHP'li olamaz mı?
Hakan Aygün
Bugün
CHP değişiyor mu, seçimler yaklaşıyor ondan mı?
Abdülkadir Özkan
Milli Gazete
"Baykal'ın rozet taktığı çarşaflılar"dan CHP'ye isyan!
Serdar Arseven
Vakit
İşte 'Ya sev, ya terk et'in babası
Ünal Tanık
Cafesiyaset
Çarşaf CHP'yi gündeme taşıdı
Celal Kazdağlı
Cafesiyaset
Ufuk Güldemir beni böyle fişledi
Ersoy Dede
Cafesiyaset
"Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez." La Fontaine
RSS