Parti kapatmak
Nazi Partisi vaktinde kapatılsaydı felaket önlenirdi. Avrupa'da bizimki kadar parti kapatılmıyorsa, laiklik ve demokrasi kökleştiği içindir, bizde ise laiklik ve demokrasi...
25 / 07 / 2008 07:34
TAHA AKYOL'un yazısı...
Parti kapatmak
NAZİ Partisi vaktinde kapatılsaydı felaket önlenirdi. Avrupa’da bizimki kadar parti kapatılmıyorsa, laiklik ve demokrasi kökleştiği içindir, bizde ise laiklik ve demokrasi hâlâ korunmaya muhtaçtır, rejimi korumak için parti kapatılmalıdır!
Bazı yüksek yargı bürokratları, “mücadeleci” veya “militan demokrasi, militan laiklik” gibi kavramlarla bu görüşlerin teorisini bile yapmışlardır! Halbuki:
- Bu soyut ‘benzetme mantığı’ yanlıştır: AK Parti, Nazi Partisi gibi askeri eğitimli milis örgütleri ve totaliter kitle hareketleri bulunan bir parti değildir ki rejimi devirsin! Üstelik krizler altında bütün kurumları çökmüş olan Almanya’da Nazi Partisi’ni kapatabilecek bir güç de yoktu!
Eğer akıl yürütme için örnek aranacaksa, Türkiye’deki parti kapatmaların neye yaradığına bakmak lazım! Parti kapatmalar Türkiye’de partilerin kurumlaşmasını engellemiş, kronik istikrarsızlıklara yol açarak ‘yönetemeyen demokrasi’ sorununu yaratmıştır.
- Bu kapatma yanlıları partilerin neye yaradığını görmezlikten geliyor: Demokrasilerde legal partilerin işlevi dağınık kitleleri ve görüşleri siyasi programlar etrafında toplayarak sisteme entegre etmektir. Nitekim, amacı resmen “proletarya diktatörlüğü” olan militan komünist partilerini bile Avrupa kapatmamış, zamanla bu partiler demokratik sisteme entegre olarak radikalizmi bırakmışlardır.
Partiler neye yarar?
Partilerin demokrasilerdeki işlevi konusunda son derece önemli bir tespit de, toplumu çatışmaya götürebilecek etnik, dinsel, bölgesel farklılıkları büyük kitle partilerinin bir çatı altında toplayarak bir siyasi program etrafında birleştirmeleridir.
Etnik, dinsel ve bölgesel kimlikleri siyasi programlar etrafında birleştiren merkez sağ ve merkez sol kitle partilerinin varlığı ve güçlü olması hem demokrasinin hem de ülke bütünlüğünün güçlenmesi için şarttır!
İtalyan siyaset bilimci LaPalombara, böyle büyük kitle partilerinin oluşmadığı veya engellendiği toplumlarda yerel etnik, dinsel kimliklerin siyasallaştığını, ideolojik çatışmaya yöneldiğini anlatmıştır!
Bizde “devrim” uğruna Demokrat Parti’nin, ondan sonra da “beyaz sayfa” diye ‘Ortanın Solu’ndaki CHP ile ‘Ortanın Sağı’ndaki AP’nin kapatılması, Türkiye’de istikrarsızlığı derinleştirmiş, kimliklerin militanlaşmasına yol açmıştır!
Merkez sağ ve sol
Bugün, AKP Türkiye’nin her bölgesinden dengeli oy alabilen bir kitle partisidir. Bu özelliğiyle, hem siyasi istikrar hem de siyasi entegrasyon bakımından pozitif bir role sahiptir. Bu partinin evrimi, sosyolojik zorunluluk olarak ancak Menderes-Özal çizgisinde olabilir, ‘Milli Görüş’ çizgisinde olamaz.
Hukuki tartışma bir tarafa, bu partiyi kapatmak siyaseten hem istikrara hem de ülkenin siyasi entegrasyonuna büyük zarar verir.
İstikrar ve milli entegrasyon bakımından solda da sosyal demokrat bir kitle partisinin oluşması ciddi bir ihtiyaçtır. CHP’nin gittikçe dar tabanlı bir ‘ulusalcı’ niteliğe yönelmesi, Türkiye’de sosyal demokrat bir partinin yapabileceği sosyal ve siyasi entegrasyonu zaafa uğratıyor.
AK Parti’nin kapatılmadan ve merkez sağ rengi güçlenerek devam etmesi, CHP’nin ise geniş kitlelere açılan gerçek bir sosyal demokrat partiye dönüşmesi hem demokrasimiz hem de siyasi bütünleşmemiz açısından son derece gereklidir.