Terfi alamayınca istifa ederek askerlik hayatını bitiren komutanlar arasına Aydın Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Kadir Ali Esener de katıldı.
Kadir Ali Esener, 2000 yılında tuğgeneralliğe yükselen dört jandarma subayı içinde birinci sıradaydı. Orgeneral Aytaç Yalman ve Orgeneral Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanı oldukları 2004 yılına kadar Esener, Ankara’da jandarma karargahının gözde ve aktif komutanlarından biriydi. Örneğin Yalman ve Eruygur’un Milli Güvenlik Kurulu’na götürdüğü raporları, Jandarma Genel Komutanlığı Genel Plan ve Prensipler Başkanı olarak onun hazırladığı belirtilmekteydi.
Ama 2004 yılında Orgeneral Fevzi Türkeri Jandarma Genel Komutanı olunca, görevden alıp Ankara dışına gönderdiği komutanlardan biri de Tuğgeneral Esener oldu. Üstelik Türkeri’nin Aydın Jandarma Bölge Komutanlığı görevine tayin ettiği Esener, o yıl terfi sırası geldiği halde tümgeneral yapılmayıp görev süresi bir yıl uzatıldı. O tümgeneral yapılmadı; ama 2000 yılında onun altında tuğgeneral olan komutan arkadaşları Osman Eker ve Tayfun Yıldız tümgeneral oldu. Geçtiğimiz yıl yapılan Yüksek Askeri Şûra’da da tümgeneral yapılmayan Esener için bunun anlamı, önümüzdeki ağustos ayında yapılacak Yüksek Askeri Şûra’da (YAŞ) emekli edileceğiydi. İşte Esener, bu emekliliği beklemeden Aydın’dan Ankara’ya istifasını gönderdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde her YAŞ sonrasında terfi edemediği için emekliliğini isteyen komutanlar olabiliyor. Özellikle de tümgeneral olmayı bekleyip hayal kırıklığı yaşayan tuğgeneraller ve korgeneral olmayı beklerken terfi alamayan tümgeneraller arasında bu durum yaşanabiliyor. Tuğgeneral Esener ve benzeri istifaları farklı kılan ise istifalarda başka bazı faktörlerin de rol oynaması. Son yıllarda isimleri çeşitli flaş olaylarla gündeme gelen ve istifa ederek askerlik hayatlarını noktalayan şu komutanların durumu bu sebeple dikkat çekici: Orgeneral Köksal Karabay, Tümgeneral Osman Özbek, Tümgeneral Alaettin Parmaksız, Tümgeneral Oktay Tezsezen, Tuğgeneral Kadir Ali Esener.
Turgut Özal döneminden beri Başbakanlıkta danışman olarak çalışan Cumali Ünaldı, 1996’da Milli Güvenlik Akademisi’nde Tuğgeneral Esener’in sınıf arkadaşıydı. Esener ile birlikte Akademi’nin 42. dönem sivil mezunlarından olan Ünaldı, “Akademi Komutanı Korgeneral Metin Sağlam Paşa’ydı. Kadir Ali Esener o zaman albaydı. Sınıfımızda Osman Pamukoğlu, Bahtiyar Türker, Oktay Tezsezen paşalar da vardı.” diyor.
İstifa ile ordudan ayrılan komutanlardan biri de Esener ve Ünaldı’nın Akademi’den sınıf arkadaşı olan havacı tümgeneral Oktay Tezsezen. 1996’da tümgeneralliğe terfi eden Tezsezen, o yıl Milli Güvenlik Akademisi’ni bitirdikten sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı istihbarat başkanı oldu. 2000 yılında beklentisi korgeneral olmaktı. Ama korgeneral yapılmadı. Bunun üzerine istifa etmek suretiyle ordudan ayrıldı. Akademi’den arkadaşı Ünaldı, “O sene Oktay Paşa’nın görev süresi uzatıldı. O da dedi ki, eğer layıksam beni ‘kor’ (korgeneral) yapın; layık değilsem ayrılıyorum. Kadir Ali Esener de Oktay Paşa da haklarını çok arayan insanlar. Mesela Esener, annesi yanlış müdahale neticesi hastanede ölünce doktor hakkında dava açtı.” Ünaldı’nın Tümgeneral Tezsezen için anlattığı anekdot ise onun uçuş tutkusu ile ilgili. Tezsezen’in Türkiye’nin en iyi uçuş pilotlarından biri olduğunu belirten Ünaldı, “Akademi’de iken arkadaş grubu içinde geriye dönme imkânı olsa yine üsteğmen pilot olmak isterim demişti.” diyor.
GENERAL KOLTUĞA YAPIŞMAZ
Jandarma’da Kadir Ali Esener’den önce meydana gelen iki önemli istifa olayı daha var. Korgeneral İsmail Selen, 1989’da atandığı Güneydoğu Asayiş Kolordu Komutanlığı görevinden üç ay sonra alınıp Ankara’ya atanınca buna tepki göstererek istifa etti. Jandarma’daki ikinci istifa olayı, Tümgeneral Osman Özbek’in ayrılmasıydı. Tümgeneral Özbek, 2001 yılında hükümet ortağı Anavatan Partili Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ve bakanlığın üst düzey bürokratlarını hedef alan ‘Beyaz Enerji Operasyonu’nu dönemin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Talat Şalk ile birlikte yaptı. 8 Ocak 2001 günü Hürriyet gazetesinin manşetinde “Düğmeye biz bastık. Ersümer’in üstünü çizin” diyen üst düzey komutan oydu. Tümgeneral Özbek, bu tarihte Jandarma Genel Komutanlığı Harekât Başkanı idi. Ama Beyaz enerji operasyonu Özbek’e yaramadı. O yılın YAŞ toplantısından sonra Ankara’daki görevinden alındı. Üstelik daha önce tuğgeneral rütbesi ile yaptığı bir görev için Kayseri’ye tayin edildi.
O günlerde olup bitenler hakkında Aksiyon’un sorularını cevaplandıran Özbek, “Gerekçesiz görevden alınan onurlu bir general istifa eder.” diyor ve şöyle devam ediyor: “Benim istifa nedenlerimden birincisi, Harekât Başkanı iken Kayseri Bölge Komutanlığı’na alındım. Harekât Başkanlığı görev süresi iki yıldı, bir yılım daha vardı. İkincisi, Kayseri’de daha önce tuğgeneral iken görev yapmıştım, tümgeneral olarak aynı görevi yapmayı kendime yediremedim. Açık ve seçik bir kural var. Daha evvel görev yapılan yere tümgeneralken dönülmez. Bu kurala uyulmamıştı. Üçüncüsü, savcı ile beraber çok önemli bir operasyonun (Beyaz enerji) başında iseniz görevden alınmanız doğru değil. Yani üç tane istifa nedenim oluşmuştu.”
Özbek, istifaya zorlanmak için bu görev değişikliğinin yapıldığı yolundaki değerlendirmelere katılıyor: “Olabilir, ama ben onlar zorlamak için yaptı diye düşünmeden daha evvel, oraya veriliyorsam ben kendim bunu böyle değerlendirdim. Onurlu bir general olarak ayrılmamın gerekli olduğuna inandım. Zaten siyasiler bizim görevden alınacağımızı söylüyordu, iki yardımcım (Albay Aziz Ergen ve Yarbay Cemal Temizöz) görevden alınmıştı. İstifa ile demokratik ve hukuksal hakkımı kullandım. Silahlı kuvvetlere hiç çatmadım. Komutanlar bir değerlendirme yapıyor, siz de kendi değerlendirmenizi yaparsınız. Görevden almanın şartları oluşmamışsa, etik kurallara uyulmamışsa, bir general koltuğa yapışmaz.”
KARABAY’IN İSTİFASI
Kara Kuvvetleri’nde son yıllarda yaşanan en önemli istifa olayı, şüphesiz Korgeneral Köksal Karabay’ınki. 1999’da birinci sıradan korgeneral olduğunda, Karabay’a geleceğin Genelkurmay Başkanı gözüyle bakanlar vardı. 2003 yılında ilk hayal kırıklığını yaşadı, çünkü terfi ettirilmedi. Kimilerine göre, terfi edememesinde 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde ABD askerlerinin Türk Özel Kuvvetleri mensubu 11 subayın başına çuval geçirmesi olayının da etkisi vardı. Çünkü bu tarihte Karabay Genelkurmay karargâhında Harekât Başkanıydı ve Özel Kuvvetler Komutanlığıyla birinci dereceden ilgili olan komutan oydu. 2003 şûrasında orgeneral olamayınca İstanbul’daki 3. Kolordu Komutanlığı’na atanan Karabay için asıl istifa gerekçesi 2004 yılı Yüksek Askeri Şûrası’ndan sonra oluştu. Çünkü Karabay bu görevden alınıp Harp Akademileri Komutan Yardımcılığı’na atandı. Bu tarihte Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert’ti ve Cömert Karabay’ın devre arkadaşıydı. Karabay yeni görev yerine gitse bir devre arkadaşının emrine girmiş olacaktı. İşte bunu kabul etmedi ve ayrıldı.
TERFİ UMUDUNUN BİTTİĞİ AN
1996’da emekli olan Tuğgeneral Korkmaz Tağma’ya göre de Karabay’ın istifasında en önemli etkenlerden biri, Orgeneral Cömert’in yanına yardımcı verilmesi oldu. Tağma, “Cömert Paşa onun devre arkadaşı. Karabay, Akademide onun altında çalışmak istemedi.” diyor.
Aynı zamanda Korgeneral Karabay’ın devre arkadaşı olan Tuğgeneral Tağma, Silahlı Kuvvetler’de yaşanan hemen hemen tüm istifa olayları için geçerli kabul edilebilecek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Kişi niçin istifa eder? Ya yerinden memnun değildir, ya üstünden memnun değildir, ya da ailevi sebepler vardır. Askerlikte üç önemli makam ve unvan var. Bir subay onları aldıktan sonra gerisi önemli değil. Birincisi Akademi’yi bitirip kurmay olmak, ikinci hedefi yurtdışı görevine gidip bu tecrübeyi edinmek, üçüncüsü de general olmak. Bu hedefleri ele geçiren kişi ha tüm’de (tümgenerallikte), ha kor’da (korgenerallikte) emekli olmuş çok önemli değil. Çünkü zor olan general olmak. Yüzlerce albayın içinden general oluyorsunuz. Tümgenerallik ve korgenerallikte ise orgeneraller tarafından bilinmek; mesela bir orgeneralin sizi iyi tanıması önemli.”
Kara Kuvvetleri’nde istifa eden bir diğer komutan Tümgeneral Alaettin Parmaksız. 2003’te tümgeneral olan Parmaksız, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Daire Başkanı görevine getirildi. 2004 Yüksek Askeri Şûrası’ndan sonra, Konya Personel Okul Komutanlığı’na atanınca Konya’ya gidip bu görevine başlamadı ve istifa etti. Akademi’de Parmaksız’ın hocalarından biri olan Korkmaz Tağma, “Konya Personel Okulu’na tayin olan genelde tümgenerallikte dört senesini doldurduktan sonra emekli olmuştur. Oradan terfi eden olmamıştır.” Bu sözler, Tümgeneral Parmaksız’ın, üç yıl sonra korgeneral olma umudunu göremeyince istifa ettiğini gösteriyor.
Ankara’da Silahlı Kuvvetler’i yakından izleyen gazetecilerden biri olan Lale Sarıibrahimoğlu, yaşanan bütün bu istifa olaylarında dikkate alınması gereken şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bazen tenzil-i rütbe açık bir mesajdır. Kişi bir şey için mücadele ettiyse onun için emekliliği zorlanabilir.” Tümgeneral Erol Özkasnak gibi isimleri belirli dönemlerle özdeşleşen komutanların terfi edemeyişleri, Sarıibrahimoğlu’nun bu değerlendirmesini doğruluyor.
Şüphesiz Silahlı Kuvvetler tarihinde başka istifa olayları da var. Örneğin; 1990’da Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay, Körfez savaşında Türkiye’nin takınacağı tavır konusunda Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile anlaşamayınca istifa etti. 1987’de, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Üruğ’un Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Necdet Öztorun’a Genelkurmay Başkanlığı yolunu açmak için erken emekliliğini istemesi de aslında bir istifaydı.
Aksiyon/Faruk Mercan