Bundan sonra neler olacak?  -  AKP davası ne zaman sonuçlanır?  -  Madımak'ta Ergenekon parmağı!  -  Abi senin için Barzanici, Barzani'nin adamı diyorlar!  -  Çiçek: Bu dava hiç açılmamalıydı  -  Eruygur paşa da susma modunda  -  Özkök'ten zehir zemberek bir yazı  -  Ferhat Göçer taburcu oldu  -  Meclis'te 'darbeci' tartışması...  -  Zekeriya Hoca rezil-i rüsva oldu  -  Erdoğan, Çankaya Köşkü'ne çıktı  -  Emekli Paşa iddiaları yalanladı  -  Sayın Baykal başka kapıya, hadi!  -  Gözaltındaki paşayla ilgili herşey  -  Bu Zekeriya Beyaz alem hoca ha!  -  Uras'a bir destek de Yazıcıoğlu'ndan  -  Gül, Büyükanıt'ı kabul etti  -  Bazı zanlılar adliyeye sevk edildi  -  Tuncay Özkan'dan sert açıklama  -  İşte Arınç'ın Ergenekon yorumu  -  



En Çok Okunanlar
Tayyip Erdoğan babayiğit midir?
Bu ne "hiddet", Sayın Hisarcıklıoğlu!..
Seni de mi kandırdılar?
Olay ciddi, yorumlar saçma
Bu Başsavcı'nın başka işi yok mu?
Bizim zamanımızda yoktu evladım
5 soruda Ergenekon Operasyonu
Baykal, kovulmaktan beter oldu!
İşte Eruygur'la ilgili vahim iddia!
Darbecilere 'Darbe'
Ergenekon'da kim kimdir?
Onlar "gözaltı" lüksünü bile yaşayamadılar!
Vatandaş Abdullah Gül'e not verdi
Asacaksın beni, memleket kurtulacak
'Askerin kurtarıcılığı'ndan kurtulmadan demokrasi kurtulmaz!
Rasgele Videolar
Erdoğan'ın GAP açılımı
Sarkozy'i böyle tebrik etti
PKK'lılar nasıl aç kaldı?
İmralı Belgeseli 4/6
Memati Kurtulacak mı?
Şehitler böyle uğurlandı
12 Eylül Darbesi 1
Erdoğan'dan kadınlara müjde
Diyarbakır'da yumruklar konuştu
Bu programı kapatırlar
Şehit Annesinin feryadı
Dengir Mir Mehmet Fırat'tan eleştirilere cevap
Aysun Kayacı'dan çobanlara hakaret
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'a bomba şoku
Büyükanıt ağladı ağlattı
Foto Galeri
Hangi takımı tutuyorsunuz?
Ağar'ın en son görüldüğü mekan
Bakan Yazıcı'dan gümrük baskını
Görev başındayız, asayiş berkemal
Cem Yılmaz'lı AROG'dan ilk kareler
A.Nejad'ın eşi ilk kez görüntülendi
Öp bakıyim Baba'nın elini!..
Çankaya'yı ayaklandıran katliam
Firs Lady Gül'ün topuk sesleri...
Başbakan Erdoğan'a torun jesti
Taraf'tan bomba gibi manşet
Deniz Baykal'ı fena terlettiler...
Meclis'te şimdi de kayısı savaşları
Darıca'da örnek olacak bir şölen!
Havalimanı'nda Yahudi zikir töreni
O Fotoğraf
Osmanlı'dan kopuş ne milletin iradesi olan Meclis'te vardı ne de Mustafa Kemal'de. Bunu ilk, 9 yaşındaki çocuk, "Dolmabahçe Sarayı Atatürk'ün evi mi? Neden orada öldü?" diye sorduğu zaman fark ettim...
  18 / 05 / 2008 13:16
Günün Haberleri

CELAL KAZDAĞLI'nın yazısı

O Fotoğraf

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında, Osmanlı Devleti’nin, işgal edilmemiş topraklarında görevli en kıdemli Paşa’sıydı. “Olağanüstü yetkilerle donatılmış Ordu Müfettişi” sıfatıyla gönderildi, Mustafa Kemal Anadolu’ya.
 Anadolu’ya geçişteki asıl amacın yeni bir mücadele başlatmak ve işgale son vermek olduğunu işin içindeki herkes biliyordu.
 Mustafa Kemal hiçbir zaman İstanbul ile bağını kopartmadı. Saray’ın onayı ve Osmanlı Devleti’nin bir temsilcisi olarak Anadolu’ya geldi. Anadolu’da Osmanlı Devleti’nin tüm kurumları ve memurları ile çalıştı.
 Görevinden istifa ettiği zaman bile İstanbul’da çalışan Meclisi Mebusan ile bağını hiç kopartmadı. Padişah’ın iradesinden uzak durduğu her yerde Meclis’in iradesine yakın oldu.
 Osmanlı Devleti, uzun süren mücadele sonunda 1908’de ilan ettiği II. Meşrutiyet ile zaten yeni bir dönemi başlatmıştı. Bu Padişah’ın yetkisinin kısıtlandığı, asıl iradenin millette olduğu anlayışıydı. O dönem geliştirilen “Hakimiyet-i Milliye” kavramı tam da bunu anlatıyordu. Yönetme yetkisi Padişah’tan çıkıp milletin eline geçiyordu. Meclis ve Anayasa bunun araçlarıydı.
 Mustafa Kemal Anadolu’da Erzurum ve Sivas Kongreleri ile milletin iradesini harekete geçirip milletten onay almaya çalışıyordu. Aslında kendisi de bu dönem milletin temsilcisi olmadığının farkındaydı. O yüzden “Heyet-i Temsiliye” kavramını öne çıkartıyor, Erzurum ve Sıvas’ta oluşan heyetler adına konuşabiliyordu.
 Kendi başkanlığında toplanan bu heyetlerde alınan Misak-ı Milli kararlarını bir başka organa onaylatma ihtiyacı duydu. Milli Mücadelenin temel taşını oluşturan 6 maddelik bu milli sözleşme, İstanbul’daki Meclisi Mebusan tarafından onaylandı.
 Mustafa Kemal sürekli irtibat halinde olduğu Osmanlı Devleti’nin en büyük karar organı olan Meclisi Mebusan’a bu kararları sundu. Osmanlı Mebusan Meclisi 28 Ocak 1920’de Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan Misak-ı Milli kararlarını onayladı. Bununla yetinmeyip bu kararların milletçe son haddine kadar tatbik edilmesini istedi.
 Mustafa Kemal Osmanlı Meclisi’nin bu kararından sonra milli mücade için kendini yetkili gördü. O yetkiyi de milletten, Onun meclisi üzerinden aldığına inandı.

Ankara’da Toplanan Osmanlı Meclisi’ydi

Meclisi Mebusan bu karardan sonra İstanbul’da bir daha toplanamadı. İstanbul İşgal Kuvvetleri Komutan’ı Meclis’in çalışmasına izin vermedi. Bunun üzerine Mustafa Kemal Meclisi Mebusan üyelerini Ankara’ya çağırdı.
 Osmanlı Devleti’nin Meclisi bu çağrıya uydu, İstanbul’u ve başka işgal toprakları kurtarmak üzere Ankara’da toplandı. İşgal bölgelerinden gelemeyen, tutuklanan milletvekillerinin yerine yenileri seçildi. Eksik bu yolla tamamlandı.
 Ankara’da 23 Nisan 1920’de toplanan Büyük Millet Meclisi, aslında Osmanlı Devleti’nin Meclisi Mebusan’ından başka bir şey değildi. Mustafa Kemal o Meclis’in Reisi seçildi. Bakanlar o Meclis’e bağlı olarak çalıştılar.
 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla başlayan “Hakimiyet-i Milliye” kavramı, Meclis’in Ankara’ya taşınmasıyla devam etti.
 Millet kendi iradesi ile mücadelesini verdi. Önce işgali sona erdirdi. Sonra da yeni bir Devlet kurma kararını verdi.
 Aslında Cumhuriyet, bir kopuştan ziyade, sürekli kaybeden, küçülen Osmanlı’nın yeniden var olabilmek adına, 100 yılın sonunda bulduğu bir çözümdü.
 Osmanlı’dan kopuş ne milletin iradesi olan Meclis’te vardı ne de Mustafa Kemal’de. Bunu ilk, 9 yaşındaki çocuk, “Dolmabahçe Sarayı Atatürk’ün evi mi? Neden orada öldü?” diye sorduğu zaman fark ettim.
 Sonra Atatürk’ün, Ankara’dan İstanbul’a yeni Devletin Cumhur Reisi olarak ilk gelişinde, Dolmabahçe Sarayı’nda kardeşi Makbule Hanım’ın elini öperek karşıladığı fotoğrafı görünce inandım.

Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorum Yaz
Yorumlar - 0/0

Henüz yorum yapılmamış.

Son araştırmanın gösterdiği gerçek
Adnan Öksüz
Cafesiyaset
300 erkekle yatmış, başını örtmemiş ya!
Ünal Tanık
Cafesiyaset
Çete Davasından Darbe Soruşturmasına
Celal Kazdağlı
Cafesiyaset
Yılmaz Özdil'in orijinal yazısı
Ersoy Dede
Cafesiyaset
"Hiçbir Başarı Kazanamayanlar İçin En Tatlı Şey, Başarıdır." Emily Dickinson





RSS
Habergrup.com | Tümspor.com | Rotahaber.com | Newstime7.com | Ekoyol.com