22:50 - İşte Gazze'nin kan dolu ateşi...  -  19:01 - Haydi siz de Gazze'ye elinizi uzatın!  -  18:56 - Şok!!! Veli Küçük'ün üzeri çizildi!  -  17:45 - Ey İsrail, bu ne biçim bir zalimlik?  -  17:18 - Üniversite öğrencilerine burs müjdesi  -  17:17 - Barack Obama Gazze sessizliğini bozdu!  -  17:14 - Yazıcıoğlu'ndan Erdoğan'a Filistin sorusu  -  17:12 - CHP Grubu İsrail katliamını kınadı  -  17:08 - Ergün Poyraz'dan bomba itiraf!  -  17:07 - Erdoğan Gökçek haberlerine kızdı  -  17:04 - İsrail'den yine vahşet: 40 ölü  -  16:50 - Garih cinayetinde yeniden yargılama  -  16:50 - Bu ne yüzsüzlük ey gafil Bakan!  -  16:45 - ABD'li komutanlar Mısır-Gazze sınırında  -  16:38 - Osman Baydemir ne demek istedi  -  16:30 - İsrail şimdi de okul vurdu: 10 ölü  -  16:29 - Taraf Gazetesi'ne şok dava  -  16:26 - Başörtülü kadınlar bizim şerefimiz  -  16:24 - AKŞAM'ın haberine tokat gibi cevap  -  16:16 - İGDAŞ'tan doğalgaz açıklaması  -  





En Çok Okunanlar
'Hamas kışkırttı' diyene tek soru
İşte Ankara'daki son anket!
Kılıçdaroğlu'nun 'belgeleri'
Şok... 1 numara Kılınç Paşa mı?
Yüzde 47 artı 1 felaketi
Erdoğan'ın tarihe geçecek sözleri
Ve Kılıçdaroğlu son noktayı koydu
Ankara'da hedef şaştı
Akif Beki'nin yerine kim geliyor?
Fena çuvalladı: Yalanı ortaya çıktı
Bahçeli bu hatayı nasıl yaptı?
Erdoğan'ın korkusunun sebebi ne
Erdoğan'ın 'Saadet' korkusu!
Şok!!! Veli Küçük'ün üzeri çizildi!
Sniper, İsrail askerini böyle vurdu
Rasgele Videolar
Laikçi Prof.tan müthiş(!) öneri
Nuray Mert Oktay Vural
Beni kediler bile tanır
Erdoğan'ın korktuğu an
Turgut Özal Belgeseli 3/6
Türk telekom'da Cem Yılmaz fırtınası
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Van'da
Benazir Butto
Erdoğan NYT'yi açtı
Erman'dır ne yapsa yeridir
Bahçeli gürledi
Eski MİT'çinin 'dinleme' yorumu
Arzuhan Yalçındağ'ın TÜSİAD YİK konuşması
Altaylı, Özkök'ü nasıl kızarttı?
Hocalı Katliamı 2/2
Foto Galeri
Ey İsrail, bu ne biçim bir zalimlik?
Gazze'den öyle bir kare geldi ki...
İşte olay yaratan 'o' karikatürler
Erdoğan'ın hesabında kaç lira var
İşte Gökçek'in fark attığı anket!
Devletin zirvesi çok sıcak çok!
Yüreğiniz yetiyorsa fotolara bakın!
İşte herşeyi anlatan o karikatür
İşte günün en şaşırtan fotoğrafı
Topbaş ve Gökçek'in oy oranı ne
'Sizi polislere vurdururum' VİDEO
TBMM'de yumruklar konuştu..
Kenan Evren Paşa kime dua etti?
34 yıl sonra şehide karanfil
Genelkurmay afişlerindeki 'gizem'
Ergenekon: Susurluk Öncesi ve Sonrası
Peki iki Ergenekon arasında hiç mi bağ yok? 3 Kasım 1996'da kaza yerine gelip Abdullah Çatlı'nın cesedini almak isteyen ilk isim o dönemin komutanı Veli Küçük'tü... Bugün de karşımızda Em. Tuğ. Veli Küçük var.
  28 / 01 / 2008 14:34

CELAL KAZDAĞLI'nın yazısı

Ergenekon: Susurluk Öncesi ve Sonrası

3 Kasım 1996 Pazar akşamı saat 19.15’in aslında Türkiye için bir dönüm noktası olduğu şimdi daha iyi anlaşıyor.
 O Pazar akşamı 06 AC 600 plakalı 1996 model Mercedes 600 otomobil, 20 RC 721 plakalı 1982 model Ford kamyona çarptı.
 Otomobilde bulunan İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ ile İnterpool’ün her yerde aradığı Abdullah Çatlı olay yerinde öldü. DYP Şanlı Urfa Milletvekili Sedat Bucak ağır yaralandı.
 Kazadan bir de Ergenekon örgütlenmesi çıktı.
 Devlet İçinde Devlet olarak tanımlanan, ya da artık sadece Derin Devlet olarak adlandırılan Ergenekon örgütlenmesi, soğuk savaş sonrası tüm Nato ülkelerinde CIA’nin oluşturduğu bir yapılanma. Komünizme karşı bir ABD icadı.
 İç yasalarla kurulmamış bu örgüt pek çok Nato ülkesinde Gladio adıyla ortaya çıkarılmış, geriye bir Türkiye kalmıştı.
 Türkiye’de örgüt 3 Kasım 1996 günü ilk kez o kaza ile açığa çıktı.
 Aslında Ergenekon’un varlığı çok öncelerden biliniyordu. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit bunun Özel Harp Dairesi içinde kurulduğunu, sivil uzantıları olduğunu açıklayan ilk lider oldu.
 12 Mart Muhtırası sonrası İstanbul Ziverbey Köşkü, 12 Mart yerine 9 Mart darbesini örgütlemeye çalışanlar ve onlara destek veren aydınların işkence gördüğü bir yerdi. Tümgeneral Memduh Ünlütürk de bu Köşkün Komutanıydı. Orada işkence görenler arasında Cumhuriyet’in her şeyi olan İlhan Selçuk da vardı.
 Memduh Ünlütürk örgütün adını Ergenekon olarak ilk söyleyen ve yapısı hakkında kısa da olsa bilgi veren ilk askerdi.
 Bütün bunlar 3 Kasım 1996 susurluk kazasından sonra ortaya çıktı.
 O yüzden 3 Kasım 1996’yı Ergenekon’un tasfiye hareketinin başlangıcı diyebiliriz.
 O günden sonra Ergenekon artık başka tür “Artakalanlar”ın örgütlenmeye, kullanmaya çalıştığı beceriksiz yapılardır. 
 3 Kasım 1996’dan sonra Türkiye’de gerçekleşen ilk ciddi sukikast girişimi Akın Birdal’a yapıldı. Akın Birdal saldırıya uğradığı 12 Mayıs 1998’de İnsan Hakları Derneği Başkanı’ydı.
 Saldırıyı gerçekleştiren Bahri Eken ve Kerem Deretarla hemen yakalandı.
 Sonra gerçekleşen saldırı, kundaklama ve öldürme olaylarının bir ikisi hariç hemen hepsinin failleri yakalandı. Birdal’dan, Danıştay’a, Hrant’tan Malatya katliamına kadar hepsi ortaya çıktı.
 Oysa 1996 öncesi bu tür cinayetler, saldırılar faili meçhul kalıyordu. Prof. Dr. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Adapazarı üçgeninde gerçekleşen cinayetler gibi olayları sayabiliriz.
 Bu bile bize iki Ergenekon arasındaki farkı gösteriyor.
 Peki iki Ergenekon arasında hiç mi bağ yok?
 3 Kasım 1996’da kaza yerine gelip Abdullah Çatlı’nın cesedini almak isteyen ilk isim o dönemin komutanı Veli Küçük’tü.
 Bugün de karşımızda Em. Tuğ. Veli Küçük var.
 Ama artık polisin bile gözaltına alabildiği bir Veli Küçük. Bu da iki Ergenekon arasındaki farkı bize gösteriyor.
 Ya da iki Ergenekon’a yaklaşım farkını.
 Tabi bağ bu kadar ile sınırlı değil. İlk Ergenekon’un hedefi olan ve işkencehanelerinden geçen İlhan Selçuk, o zaman şanlı bir mücadele yürütmüştü. Kitaplar yazmış, yayınlar yapmıştı. Şimdi susuyor. İkincisini görmezden geliyor.
 1998’de silahlı saldırıya uğrayan DTP Milletvekili Akın Birdal partisinin kongresi için bulunduğu Diyarbakır’da “Kürt sorunu çözülmeden çeteler sorunu çözülemez” dedi ve bir uyarıda bulundu: “Umuyoruz ki bu Ergenekon çetesi yeni çetelerin ikamesi için açığa çıkarılmış olmasın.”
 Akın Birdal’ın tespit ve uyarısına aynı gün Yeni Şafak’ta çıkan yazısında Fehmi Koru açıklık getirdi:
“Bütün 'millî' veya 'ulusalcı' görüntüsüne rağmen, karşımıza çıkan örgüt tablosunda yer alanlar, daha 1950'lerde NATO bünyesinde oluşturulan bir özel birimin günümüzdeki kalıntılarıdır. Örgütü NATO adına ABD -daha doğrusu CIA- kurmuştu. Bütün kayıtlarının bir nüshası CIA'de vardır. 5 Kasım'da Beyaz Saray'da gerçekleşen Bush-Erdoğan görüşmesinde varılan mutabakat sadece PKK'nın tasfiyesini mi içermektedir, yoksa Türkiye'de demokratik düzeni tehdit eden bütün 'militer' unsurları mı? PKK yanında uzaktan kumandalı gizli örgütün tasfiyesini de göze almış olabilir mi ABD?”
Fehmi Koru, Ergenekon’a karşı bu tutum değişikliğini sadece ABD’nin örgütün arkasından çekilmesine ve MHP’nin artık bu işlerden uzak durmasına bağlamıyor. Türkiye’de iş başında bulunan iktidarın kararlı tavrının da değişimde etkili olduğunu söylüyor.
 3 Kasım 1996 Susurluk kazası, ABD’nin yol veren tutumu, MHP’nin oyun dışı hali ve AK Parti’nin kararlı tavrı. Ve sonuç:
Artık polisin bile alıp götürdüğü bir Veli Küçük.

Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorum Yaz
Yorumlar - 0/0

Henüz yorum yapılmamış.

İsrail Ankara'yı Devre Dışı Bırakabilir mi?
Celal Kazdağlı
Cafesiyaset
Ermenice radyo
Ersoy Dede
Cafesiyaset
"Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir." Atatürk

634. Hafta
10 | 30 | 34 | 35 | 39 | 44
3 OCAK 2009


394. Hafta
01 | 02 | 11 | 12 | 31 + 12
31 ARALıK 2008


63. Hafta
05 | 16 | 20 | 23 | 31 | 48
1 OCAK 2009


Kaynak: MİLLİ PİYANGO


RSS