Bunda insanı rehavete sürükleyen yaz sıcağının etkisi var. Bir de miting programlarının azlığı dikkat çekici. Sadece iktidar partisi günde iki-üç miting yapıyor. Oysa meydanları boş bırakmaması gereken muhalefet partileri olmalıydı. Her biri, bugünleri, yani seçim atmosferini bekliyor değiller miydi? Şüphesiz söyleyecek çok sözleri var, hem kendilerini anlatacaklar, hem de hükümetin yapamadıklarını... CHP bu hafta sadece Keşan'da miting yapacak. MHP lideri Devlet Bahçeli ise hafta sonu meydanlarda. Demokrat Parti'nin miting sayısı ise üç. Buna karşılık AK Parti'nin pazartesi ve çarşambayı uluslararası toplantı nedeniyle pas geçmesine rağmen tam 11 ilde miting programı var.
Muhalefetin, seçmenin tercihini etkilemek için meydandan meydana koşmaları gerekmez mi? Mazeret olarak havanın aşırı sıcaklığı ileri sürülebilir. Aynı bahane iktidar partisi için de geçerli. Neredeyse AK Parti'nin boş günü yok. Günün tam ortasında da halkın karşısına çıkıyor, akşama doğru da. Muhalefet partileri acaba mitinglerin önemine ve faydasına mı inanmıyor? Ekranlardan verilen mesajları yeterli mi görüyor? Öyle düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Türk toplumunun siyaset kültüründe mitingler anlamını hiç yitirmedi. Seçmen oy vereceği partinin liderini karşısında görmek, yerel sorunlarına ilişkin mesajları bizzat duymak istiyor. Doğrusu ben muhalefet partilerinin çok az miting yapmasını anlamakta zorluk çekiyorum. Hiç tartışmasız Anadolu'da seçimin yegane göstergesi mitingler...
Daha önce de dikkat çekmiş olabilirim, yeri gelmişken tekrar vurgulamayı gerekli görüyorum. Miting ve seçim çalışmalarıyla Güneydoğu'ya bütün partiler ağırlık vermeli. Bölgeden ne kadar çok parti milletvekili çıkarırsa yeni dönemde ülkenin normalleşmesine o denli katkı yapar. Güneydoğu'da meydan, bölgenin hassasiyetleri üzerine siyaset yapan bağımsız adaylara bırakılmamalı. Ancak bu noktada zayıf davrandıkları gözlerden kaçmıyor. Diyarbakır'dan, Siirt'ten, Van'dan milletvekili çıkaramayan partiler Türkiye'yi kucaklayamaz, ayrıca ülke yönetiminde etkin olmaları pek olası değil. Bölge insanının duygu ve düşüncelerini yansıtan doğru temsilcileri mutlaka Meclis'e taşınmalı.
Miting meydanlarındaki kalabalık ve coşku, seçimin sonuçlarına dönük fikir veriyor. Ancak bu sürecin olmazsa olmazı anketlerdir. İsabet oranları çok tartışılsa da toplum, siyasetin nabzını ve genel havayı kamuoyu araştırmalarının sonuçlarından öğrenebiliyor. Bugünlerde yine anketler havada uçuşuyor, gazete sayfaları, televizyon ekranları anket tablolarından geçilmiyor. Dün Zaman'ın manşetiydi, anketler arasında uçurum var. Aradaki farklar yüzde 50'leri buluyor. Barajı geçen parti sayısını iki gösteren de var, beşe çıkaran da. Pek hesapta olmayan geçen seçimin sürprizi Genç Parti'yi yüzde 10'un üzerine çıkaran anketlere rastlanıyor.
Hemen hepsinde kararsızların oranı hayli yüksek... Kanaatim halkın kararını çok önceden verdiği yönünde, bu seçimlere has özellik bu. Öyle pek değiştirmeye de niyetli değil. 'Seçmen kararını iki ay öncesinden verir, bir daha değiştirmez.' diyen Tarhan Erdem haklı galiba. Genel olarak Türk seçmeninin son dakikacı olduğuna inanır, son gün veya bir iki gün kala tercihini belirler diye düşünürdüm. 22 Temmuz seçiminde, sokağın nabzına baktığımda kararın çoktan verilmiş olduğunu görüyorum, sabırsızlıkla sandığı bekleyenlerin oranı çok yüksek.
Artık meydanlar mitinglerle demokrasi şölenine dönüşmeli ve seçim havası ülke sathına egemen olmalı. Sayılı günler kaldı zira.