Seçim nedeni ile liderleri Türk halkına tanıtan NTV ekibi, kibar ve kontrollü olmak zorunda olan kişilerden oluşmuştu. Konukları bir zamanlar medya patronu olan Cem Uzan idi. Biraz da bu yüzden çekiniyorlardı.
Uzan'ın üzerine hiç gitmediler, gidemediler. Arada bir 'sert çıkışlı sorular' vardı. Eski haberci Tayfun Talipoğlu'ndan gelen sorular... Ki Tayfun'un da eli ayağı bağlı gibi... 'Halk sizi Amerika'ya posta koyduğunuz için seviyor' diyordu. Ama gerçek farklı idi. 'Amerika'nın Motorola firmasına maddi kazık attığınız yani parasının üzerine yattığınız için halk sizi seviyor. Amerikalılar'ı bile tokatlayan adam olarak' diyemiyordu. Hele Güneydoğu ve Kürt konusunda her zaman şahin olan NTV'ciler...
Sanki dilleri tutulmuş gibi... Gerçeklerin sağında solunda dolaşıp durdular ama gereken soruları soramadılar. Güneydoğu'da terör 20 yıl önce başlamış da halk işsiz ve fakir olduğu için terör çıkmış da... O kadar basit ve yanlış yorumlar ki. Herhangi bir mahalle muhtarı bile daha derin ve gerçekçi konuşabilir. Belli ki Cem Uzan'ın Türkiye tarihinden hiç haberi yok. 100 yıl önce neler olduğunu hiç okumamış. Eee... Cem Uzan karşısında bu kadar kibar ve çekingen gazetecileri bulunca tek kale maç yaptı. 'Ezilenler için' dedi ama potansiyel seçmenini tarif edemedi. Kim Genç Parti'ye oy verecek sorusu ilkokul seviyesinde kaldı. Hatta boş bulunup iş adamlarının yanında olduğunu söyledi. İthalatı kısacağız dedi ham maddeden haberi olmadığını istemeden itiraf etti.
Faizler, mazot, ÖTV, KDV konularında hep boş ve havadan konuştu. 150 milyar dolarlık Türkiye bütçesini Star TV, İstanbulspor, çimento fabrikaları gibi dağıttı. Hani bir gün davul zurna bayram, ertesi gün ara ki bulasın. Herkes bir yere kaçıp gitmiş.
Daha fazla örnek vermiyorum. Üzerine gelen olmadığı halde Cem Uzan bomboş çıktı. Ne politikayı biliyor, ne Türk halkını iyi tanıyan bir sosyolog, ne de ülke geçmişini sosyal-ekonomik ve askeri açıdan biliyor. Dış politika konusunda ise Allah göstermesin. Her fırsatta Silahlı Kuvvetler'e sempati göndererek, tribünlere oynadı. Üniversiteler konusundaki görüşleri ise deli saçması oldu. Dış politika konusunda ise ciddi endişeler anımsattı. Sanki Türkiye'nin kapılarını kapatacakmış gibi. Kendi yurtdışına çıkmıyor, biz de çıkmayalım der gibi...
Belki para kazanmasını çok iyi bilen bir patron olabilir. Genç Parti reklamlarındaki sloganları, konserli mitingleri çok akıllı ve bilinçli yöntemler buluyordum. Meğerse göstermelik değilmiş. Cem Uzan ülke yönetecek bir yönetici asla olamaz. Politika için treni kaçırmış. Çok geç kalmış. Öğrenci dermekleri, gençlik kolları, parti üyeliği, delege olmadan tepeden genel başkan olursan işte böyle sadece geyik muhabbeti yaparsın. Ve hemen sırıtırsın.
İbrahim Tatlıses'in Genç Parti'ye neden girdiğini şimdi çok iyi anlıyorum. Partinin kurucusu ve ilk Genel Sekreteri Cem Şaşmaz'ı rahmetle anıyorum. Neden ve nasıl öldüğünü bir başka gün yazacağım...