Serdar Turgut'un taleplerine katılıyorum, ama eksik..
Tamam, Valeli bir otoparkı bulunsun. “Cami etrafında mutlaka iyi bir şarküteri bulunması... Cenazeye katılanların evlerine dönerken alışverişlerini yapabilmeleri için, tercihen yabancı şarapların da bulunduğu bir şarapçı dükkanının etrafta olması. Şarküterinin yanında daha sonra iyi şarap içsinler diye, yakında bir adet Starbucks dükkanı da olsun, CD satan bir dükkan. Bu illa olması gereken bir şart değil, ama olursa da iyi olur da yeterli değil..”
Hani madem böyle, o zaman şöyle olmalı:
Artık bir kremataryumu da düşünmenin zamanı geldi.. Görkemli bir törenin ardından cesedi yakılıp külü göğe savrulabilir. Bir ağacın dibine dökülebilir, Akdeniz'e dökülebilir, caminin haziresinde saklanabilir..
Zaten beyaz Türklerin çoğu abdest almasını da bilmez, namaz kılmasını da... O zaman cami avlusunda oturup beklemeleri için banklar konulmalı..
Mutlaka bir galeri olmalı. Mesela; orada “merhum”un(?!) kullandığı özel eşyaları, fotoğrafları sergilenmeli.. Hatta mesela sanatçı ise CD'leri satılabilir. Yazarsa kitapları.. Hatta özel eşyaları müzayedeye çıkartılabilir..
Şimdi nasıl özel cenaze hizmetleri şirketleri, özel mezarlık işletmeleri varsa, bu dini hizmetler de aslında özelleştirilebilir..
Mesela; mevta, atlı bir araba ile getirilebilir. Mozart'tan bir marş çalınmasını da isteyebilir adam sağlığında.. Madem bir orkestra sözkonusu, ona göre ses düzeni olması gerek. Böyle bir canlı performans düşünün, beyaz Türk'ün muhteşem bir cenaze töreni için bir plato gerekebilir. Belki bir anfitiyatro işe yarayabilir.
Düşünebiliyor musunuz, bir ses sanatçısının cenazesinde namaz öncesi o şen şakrak sesi ile dev ekranda şarkıları ile ardından ağlayanlara sesleniyor..
Madem ünlülere hizmet veriyoruz mesela, zenginler için bir de mum heykel müzesi olabilir. Malum, bakımı gerekiyor. Isı kontrolü şart. Ünlüler müzesine isteyenin birebir mum heykeli konabilir..
Yatırımcılar için söylüyorum; nasıl olsa cami içinde kılınan namaz yok, dev bir panoda birebir büyüklükte muhteşem bir mabed resmi yeterli.. Bu Tac Mahal gibi bir şey de olabilir.. Meydanda bir fıskiye, dev bir ekranda şöhretli kişinin klibi yayınlanabilir.
Aileye taziye için bir şeref tribünü konmalı mesela.. Anı defteri için özel bir şeref kürsüsü konabilir..
Bir de, helva-limonata gibi servis yapılacak bir salon ne iyi olur.. Catering ihtiyacı yani.. Yan tarafta hazır bekleyen bir ilkyardım servisi. Bayılana limon, ayılana gazoz hesabı yani..
Camilerin hiçbirinde canlı yayın için altyapı yok. Bu camilerin çatısına up-link koymak gerek. Jimyjiplerin rahat bir şekilde çalışabilmesi gerek..
Görsel efektler de unutulmamalı; mesela uçan melekler, dini semboller..
Bir de, özellikle Ankara için resmi protokol ve VİP, askeri ve mülki erkân için ayrı kapılar, dinlenme salonları, CIP locaları oluşturulmalı..
Bir de şimdi moda.. Bir dinden birinin cenazesine, başka dinden insanlar da katılıyor. Dinsizler de katılıyor, onlar için de ayrı bir Yabancı Locası oluşturulabilir..
Aslında gözü açık bir yatırımcı, aynı mekânda hem Müslümanlar, hem Hıristiyanlar için dini tören alanı düzenleyebilirler.. Mabed dediğin zaten görsel bir efekt/dekor olunca alır değiştirirsin..
Serdar Turgut'a katkı sağlayalım derken, dev bir proje çıktı ortaya. “Çılgın beyaz Türkler” için çılgın bir senaryo!
Hani sözkonusu olan beyaz Türkler olunca dini tören, bir ritüel, bir seremoniden ibaret bir fanteziye dönüşünce işin varacağı yer bu..
Hangi adam Sabataysa, zaten onlar için arkada gerekli bir dini merasim odası ayarlanır. Ne olacak, o bir şey değil..
Gerekirse, tv programına izleyici temin eden şirketlerden, istenilen tip cemaat siparişi de verilebilir. Ağlayan, tekbir getiren, televizyonlara çıkıp reklam ajanslarınca hazırlanan replikleri uygun bir şekilde okuyan, her tip insan.. Hatta uygun bir kostümü ile sarıklı sakallı biri çıkıp, korsan bir dua bile yapabilir.. Mesela; garip kılıklı, saçı sakalına karışmış biri çıkıp, ölen kişinin kerametleri ile ilgili sırlar âlemine benzer olaylar anlatabilir.. Taze okunmuş yasinler mi dersiniz, okunmuş hurma mı dersiniz!..
Ne isterseniz o, demokratik ve laik bir şekilde. İsterseniz cenazenizi pudralayıp katafalka da koydurursunuz.. Tek din yetmez derseniz, 3 dine göre cenaze töreni de düzenletebilirsiniz.
Sonuçta parayı veren düdüğü çalar. Beyaz Türkler, “beyaz” bir hoca bulup gerekli feyvayı da alırlar, gerisi de kolay.. Kim kime karışabilir? Özgürlük var, hoşgörü var!..
Böyle yerlerde hırsızı, yankesicisi bol olur. Mutlaka alan gizli kamera ile izlenmeli, gerekirse, sipariş verilirse, cenaze töreni birkaç açıdan internetten canlı olarak da yayınlanabilir... Yine unutmadan, dışarıdan gelen misafirler için orada araba kiralama, taksi ve otel rezervasyonu ile, çiçek siparişi, gazete ilan servisi, siyah başörtüsü filan gibi aksesuar satışı yapan servisler de mutlaka olmalı..
Şimdi camilerde bunların hiçbiri yok. “Beyaz Türkler” için yeni cami hizmeti üzerinde laiklerin düşünmesi gerek..
Selâm ve dua ile..